23 Ocak 2026, Cuma
8.8 C
Lefkoşa
iktibasKıvanç EliaçıkEkmek yoksa çiçek de yok! - Kıvanç Eliaçık

Ekmek yoksa çiçek de yok! – Kıvanç Eliaçık

Orjinal yazının kaynağıilketv.com.tr

En Son Ne Zaman Çiçek Aldınız? Bir hasta ziyareti için mi, Sevgililer Günü’nde ya da bir doğum günü vesilesiyle mi?

Peki, o çiçeğin bir bahçeden koparıldığını, şarkı söyleyen bir bahçıvan tarafından özenle yetiştirildiğini mi hayal ediyorsunuz?

Yanılıyorsunuz.

Çiçek, artık bir meta; uluslararası ticaretin kârlı bir nesnesi… Çiçekler, küresel markalar ve tekelci şirketlerin elinde…

Artık çiçeklerin de kahve ya da hamburger gibi zincirleri var. Bunlardan biri de Queen Flower. Bir bukete ya da saksıya dikkatle baktığınızda onun logosunu göreceksiniz.

Merkezi Danimarka’da bulunan şirket, Hollanda’daki çiçek mezatları üzerinden dünyaya satış yapıyor. Küresel üretim ağındaki en büyük tesisi nerede, tahmin etmek ister misiniz?

Türkiye’de. İzmir’in Dikili ilçesinde.

Güller Kimin İçin Açıyor?

Küresel çiçek ticareti, her yıl milyarlarca dolarlık bir hacme ulaşıyor. Ama bu renkli endüstrinin arkasında çoğu kadın milyonlarca işçinin alınteri var. Kenya’dan Kolombiya’ya, Mısır’dan Hindistan’a uzanan üretim zincirinde çiçekler, kötü çalışma koşullarının, güvencesizliğin, kimyasal zehirlerin, çocuk işçiliğinin, sendika düşmanlığının hatta cinsel taciz ve şiddetin gölgesinde yetiştiriliyor.

Kenya, Avrupa’nın çiçek deposu sayılıyor. Yarım milyon insan ekmeğini çiçekten çıkartıyor. Çiçekler Avrupa’ya ulaşana kadar soğuk zincirle taşınıyor. Zincir bozulursa çiçek değer kaybediyor; bu da üretim baskısını artırıyor. Günde 12–14 saat çalışmak artık olağan sayılıyor. Yine de kazanılan para geçinmeye yetmiyor. Kadın işçiler, işlerini kaybetmemek için tacize sessiz kalmaya zorlanıyor. Fazla mesaiye ödeme yapılmıyor. Sendikaya üye olanlar işten atılıyor.

Kolombiya, çiçek ihracatında Hollanda’dan sonra ikinci sırada. İşçiler yoğun sezonlarda haftada 85 veya 100 saat çalışıyor. Kadın işçiler hamile olmadıklarını kanıtlamak zorunda kalıyor ve sıklıkla cinsel tacize uğruyor.

Sevgililer Günü, Kolombiyalı işçiler için bir mücadele günü. 14 Şubat, “Çiçek İşçileri Günü” olarak anılıyor. İşyerinde baskıların arttığı o gün sendikalar, eylemler, grevler ve dayanışma etkinlikleri düzenliyor.

Kuzeye Gül, Güneye Sömürü

1970’lerdeki petrol krizinden sonra Avrupa’daki seraları ısıtmak pahalılaştı. Üretim Afrika ve Latin Amerika’ya taşındı. Ekvator güneşi, yüksek rakım ve ucuz iş gücü sayesinde artık yılın 365 günü üretim yapılıyor.

Şirketler, vergiden kaçmak için Hollanda’ya veya vergi cennetlerine taşınıyor. Böylece üretim yapılan ülkelerde neredeyse hiç vergi ödemiyorlar. Kâr Avrupa’da, yoksulluk Güney’de kalıyor.

Bu meslekte gülden çok diken var. Mevsimlik işçilik, çocuk işçiliği, iş kazaları, hastalıklar, ücret gaspı ve insan kaçakçılığı…

İzmir’de iyimser bir gül

Türkiye’de de şartlar farklı değil. Ama yakın zamanda bir ilk yaşandı. Çiçek sektöründe ilk kez sendikalaşma süreci başarıyla tamamlandı.

İzmir Dikili’deki Queen Flower serasında çalışan işçiler, Birleşik Tarım Orman İşçileri Sendikası’na (DİSK/BTO-SEN) üye oldu. İşçiler, Sendikalar Kanunu’nun karmaşık labirentlerinden geçerek gerekli yasal zorunlulukları tamamladı. Ama şirket diyalog çağrılarını yanıtsız bıraktı ve sendikaya karşı dava açtı. Hayat pahalılığının ortasında %0 zam teklif edildi.

Queen, sendikaya ayrık otu muamelesi yapmaya çalıştı. Sendika üyelerine zor ve tehlikeli görevler verildi. Seçilmiş sendika temsilcisi işten atıldı. Kadın işçiler ve aileleri tehdit edildi. Hatta iş silahlı tehdide kadar vardı.

Şirketin internet sitesinde ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ ve ‘Kadın İstihdamına Destek’ gibi bölümler yer alıyor. Kadınlar Günü kampanyalarıyla çiçek satışlarını artırmaya çalışıyorlar. Ama o çiçekleri üreten kadınlar, yoksulluk içinde yaşıyor; haklarını talep ettiklerinde silahla tehdit ediliyorlar.

Queen işçileri şimdi protestolar ve grevlerle haklarını arıyor. İzmir’in köylerinden başlayan bu mücadele uluslararası çiçek mezatlarına yayılacak ve belki de tüm dünyadaki çiçek işçilerine ilham olacak.

Şimdi vazodaki çiçeklere yeniden bakın. Orada sadece renkli yapraklar değil, 12 saat süren mesaileri, okula değil seraya giden çocukları ve üzerine silah doğrultulan kadın işçileri göreceksiniz.

Diğer yazıları

Karakas’tan Kudüs’e bakmak – Kıvanç Eliaçık

Orta Doğu’da, daha doğrusu Batı Asya’da, süren soykırım ve...

Venezuela’nın kesik damarları – Kıvanç Eliaçık

Caracas semalarındaki patlamalar ve ardından gelen “Maduro yakalandı” haberleri,...

Savulun! Sizin parti geliyor! – Kıvanç Eliaçık

İngiltere’de yeni bir parti kuruldu: “Your Party”, yani “Sizin...

Barcelona acı vatan – Kıvanç Eliaçık

Barcelona Stadyumu’nun önünde toplanan kalabalık “İşte bir sabah… Uyandığımda”...

Karayipler’de fırtına, Venezuela’da savaş – Kıvanç Eliaçık

Jamaika’daki fırtına haberlerine kısaca göz attık. Belki, Bob Marley’in...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et
762AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dibimizdeki Suriye – Özkan Yıkıcı

Ne de kolay söyleniyor: Doğu komşunuz Suriye. Türkiye’den biraz...

Suriye’de korkulan senaryo sahnede! – Hediye Levent

Suriye’de Halep’in Şeyh Maksut, Eşrefiye ve Beni Zeyd Mahallerinde...

Ukrayna Kıskacına Takılan Rusya Gerçeği – Özkan Yıkıcı

Dünyamız altüstler dönemini yaşıyor. Tabii ki propaganda aygıtları da...

Bir İhtimal Kabare – Filiz Uzun

Sevgili Aliye Ummanel’in yazıp yönettiği “Bir İhtimal Kabare” oyununu,...

Soğuyan kapitalizm, kızışan rekabet: Arktik ve Grönland – Koray R. Yılmaz

İki kutuplu dünya, tek kutuplu dünya, çok kutuplu dünya...

Lenin’in 102. ölüm yıl dönümü: Bir mozolenin ‘eskiye’ kafa tutuşu – Kavel Alpaslan

Kızıl Meydan zihinlerimizde hep ‘Sovyet deneyimiyle’ özdeşleşti: Askeri geçit...

Suriyeli Kürtler – Özkan Yıkıcı

Son dönemde Suriye sık sık konu edilmektedir. Öyle bir...

Yaşatılanlarla İsias Davası – Özkan Yıkıcı

Bazı konular vardır ki hem gerçekleriyle yakar hem de...

Canlı yayın