12 Ocak 2026, Pazartesi
12.8 C
Lefkoşa
yaklaşımlarÖzkan YıkıcıTarihi gün ile çakışan sonuçlar üzerine - Özkan Yıkıcı

Tarihi gün ile çakışan sonuçlar üzerine – Özkan Yıkıcı

Genelikle özellikle yakın tarihte yaşanan bazı konuları, ilgili günde hatırlatmaya önem veririm. Tabi ki doğal olarak bazen de tarihi başlangıç ile güncel karşılaştığım tamamlayıcı birliktelikler de olası haldedir. Nitekim, tam da aklıma gelip de önemli konu olmadığı taktirde yazacağım yine ilgili gün rakamı karşıma geldi. Artık Yirmidört Ocak makalem nerede ise her yıl olduğu gibi yaşanan önemli gelişmeler tarihi gün olarak kafamda önceden biçimlendi.

******

Kararım kesimdi. Yirmidört ocak kararlarını yazacam. Zaten daha başlangıçtan, konuyla ilgili hem yazdım hem tartışmalara katıldım hem de sonuçlalrıyla da yüzleştiğim bir rakamsal yakın tarih önemli gündü. Aklımda gelip gidiyordu. Bir baktım ki damacana suyum bitti. Hemen telefona sarıldım. Bir su damacana istedim. Karşımdaki kişi ekledi “Özkan bey, su seksen lira oldu” dedi. Önce ince bir öfkelenme duydum. Daha kısa zaman önce zam yapıldı. Şimdi yine daha ayını doldurmadan Y.20 oranında zam geliyordu. Suyun insani önemi tartışılmaz. Suyun insan hak kuramına sokulduğu da uluslararası kararlarda dahi vardır. Ama suya zam geldi. Hem de peşpeşe zamlar zinciri gibi. Ne döviz uçuyor nede öteki alanlarda anormal durum vardı. Oysa yüce şahane istatistik kurumumuz toplamda üç ayda Y.11 hayat pahalılığı diyordu.

Aklıma hemen Seksen yılı geldi. Biliyorsunuz, Yirmidört Ocak kararları Seksen yılında ilan edildi. Öyle bir İMF paketiydi ki herkes bu kararlar sonrasında askeri darbenin kaçınılmaz olduğu gerçeği idi. Ne yazık başta Emre Kongar Hocam bizi hayalcilikle suçladı. Ama tarih bizi kanıtlıyordu.

Gelelim aklıma gelen devamlılıktaki gelişme: biz Kıbrısa gelince Öğretmen sendikasında tartışıyorduk. Sendikadaki öğretmenler ısrarla bize neden Yirmidört ocak kararlarına karşı çıktığımızı soruyorlardı. Onlara dilimizin yetiği kadar anlatıyorduk. Şu örnek hep verilirdi: gün gelecek ve şimdi çeşmelerden içtiğimiz suyu hem de pahalı şekilde içeceğiz. Çünkü su metalaşıp sektörleşip parayla satılacak örneğini veriyorduk. Başta Arif Hoca olmak üzlkere, yöneticiler bunun imkansız olduğunu savunuyordu. Ama gelin görün tam da Yirmidört Ocak öncesi gün ben bana su getirmek için aradığım istasyon hem de kısa zaman önce zam yapılmasına rağmen yeniden yaklaşık Y.20 zam haberini duyma çakışmasına uğratı..

Yirmidört ocak Türkiye tarihinde önemli ekonomik siyasal karar günüdür. Neoliberalizme geçiş prokramıdır. Bu paket kaçınılmaz olarak mutlaka uygulanacağı için de hazırlanan darbenin de adeta ateşleyici kararıydı. Artık Seksen yılında başlarken gelen İMF paketi beraberinde askeri darbeyi de getirdi.

Tüm istenilenler yapıldı. Baskılar ve yasaklarla gerçekleştirildi. Siyasal açılımla döşenen yolda da AKP iktidarı da oldu. Günümüz TC ekonomisinin yapılanması Yirmidört ocakta başlatıldı. Sonuçları malum. Ne öngörüldüyse gerçekleşti. Özelleştirmeden yeniden dış sermaye bağımlılığına dek hepsi oldu. Ama olmayan tek gerçek, refahın artmasıdır. Kendi kültürüyle d Neoliberalizm geldi. Kitlesel sistem rızası da oluştu. Ama eşitsizlikler artı, yolsuzluklar ayuka çıktı ve mafyalar da cirit atmaya başladı. Bir anlamda Neoliberalizim ne öngördüyse yapıldı. Fakat, sonuçta erken sıkışarak adeta kendi miyadını da doldurdu.

Seksen yılında Türkiye ve ordan da kıbrısta Neoliberalizim nasıl geliyor tartışmaları oldu. Şimdi ise ikibinsekizden beri Neoliberal yapılanışın Kapitalizmin sürecinde artık miyadının doldurduğu noktadayız. Tüm gerçekler yaşandı. Sovyetler dağılmasa daha önceden de tıkanacaktı. Ancak Neoliberalizim kurumsallaşması kapitalizim için şu kısa dönemli garantiyi de sağladı: seçenek olmama sonucu, onca krize karşın değişim siyasal örgütlenmeler yok gibidir. Buda yeniden Faşizmin yükselip rızayla sandıkta hükümetlere ordannda tüm devleti ele geçirme sürecinde bulunmaktayız.

****

Yirmidört Ocağın Türkiye yakın tarih bakımından başka bir tarihi olayı daha var. Uğur Mumcunun katli. Bu olay bir anlamda DOksanüç yılındaki Türkiye devlet içi kırılmaların, yeniden şekillenmesinin bir sonucuydu. Konu öyle saptırıuldı ki devlet gerçeğinden irana kaydırıldı. Yeni devlet islam idolojik ile emperyalizmin ayağı gizletilmeğe çalışıldı.

Mumcunun katliyamının en iyi ifadesini de zamanın değil günümüz karanlık işlerin simgesi olan Mehmet Ağırın sözleriyle tarihe kazıldı: “bir tuğla çekersek, duvar yıkılır” diyordu. Bu, katliyamın çözülmeme nedeni olarak hep akılda kaldı. Hala katliyamın sonucu net bilinmiyor. Ağır ise hala tüm karanlık mafyasından devlet uygulamasına varan geniş alanda adı geçen kişidir.

Kısaca, Yirmidört Ocak yakın tarihinin yaşatıkları, her an yaşamın bir adımıyla sonuç olarak karşımıza gelmektedir. Bilen biri için de heme uyarı şoku oluşur. Son Su zamından tutun en kirli olaydaki Ağır imgesi hep Yirmidört Ocaklı tarihle çakışması da muhtemeldir.

Diğer yazıları

Yüzeysel, şöylesine Kuzey Kıbrıs’ta takılırken – Özkan Yıkıcı

Dünya yeni yıla epey ısınarak başladı. İklimsel sert geliş...

Suriye’de Takılmaya Devam Ederken – Özkan Yıkıcı

Doğu komşumuz Suriye, epey karışık bir şekilde kaynamaya devam...

Halep dikeninden sıcak çatışmaya sıçrayış – Özkan Yıkıcı

Son dönemki makalelerimi dikkatle okuyan, gelişmelerle de bütünleşenler, özellikle...

Gelişmelerle Kaçırılan Bazı Notlar – Özkan Yıkıcı

Son dönemde epey sıcak gelişmeler yaşanmaktadır. Çoğunu önceden tahmin...

Venezuela müdahalesinden genele, bazı kaçırılan gerçekler – Özkan Yıkıcı

Son yıllarda aslında Venezuela konusu sık sık gündeme geliyordu....
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,997TakipçilerTakip Et
756AboneAbone Ol

Son eklenenler

Yüzeysel, şöylesine Kuzey Kıbrıs’ta takılırken – Özkan Yıkıcı

Dünya yeni yıla epey ısınarak başladı. İklimsel sert geliş...

Venezuela ve petrol – Michael Roberts

ABD’nin Venezuela’ya yönelik askerî saldırıları ve devlet başkanı Nicolas Maduro’nun yakalanmasından...

Halep oradaysa arşın burada – Kemal Can

Bazı atasözleri, meseller veya nükteli imalar, hiç beklenmedik zamanda...

Ceza Yasası; İnsan Gonuşur! – Halil Karapaşaoğlu

Türkiya’dan Gıprız’ın kuzeyine; Yasalar Türkiya'da 18 Ekim 2022 tarihinde çog...

Latin Amerika’da direnişin sloganı bir kez daha: “Yankee, go home!” – Esra Akgemci

Bugüne kadar Latin Amerika solunu birleştirmeye yönelik çabaların önündeki...

ABD’nin batı yarım kürede tartışmasız hakimiyet hesapları – Aras Coşkuntuncel

Amerikan ordusuna bağlı, maskeli ve tam teçhizatlı özel birliklerin...

Halep’i kuşatan güç denklemi: Kürtler için güvence nerede? – Fehim Taştekin

Halep’te Kürt güçlerinin kontrolündeki Şeyh Maksud ve Eşrefiye Mahallelerine...

Suçları barış, mahkemeleri özel – Serdar M. Değirmencioğlu

Bugün 11 Ocak. Barış isteyen akademisyenlerin bir ağızdan, “Bu...

Canlı yayın