yaklaşımlarMehveş BeyidoğluYerden göğe - Mehveş Beyidoğlu

Yerden göğe – Mehveş Beyidoğlu

Orjinal yazının kaynağıozgurgazetekibris.com

Yere ve göğe bakmayı severim.

Söylemesi ayıp, trafikte giderken bile yürüyen bulutları seyredebilirim.
Ağaçların tomurcuklarına, yeşil uçlarına bakarım.

Sadece arabalar arasında isem önümdeki arabanın üstündeki izlere bakarım mesela.

Ve dünya daha güzel görünür bana.

Derin bir nefes alırım çoğu zaman…
İçim ferahlar..

Bir de içerikle ilgili kaçış noktalarım var.
Ve bu da yaratımın bir parçası…

Bir ortamdaki konuşmalar beni açmazsa o an kafamdaki konu ne ise onu düşünmeye başlarım.

Hatta bir projenin içinde isem onu düşünüp dururum.

Ve bazen ilginç fikirler de gelebilir aklıma o kalabalığın içinde.

Sonra gecenin bir vakti uyanıp o fikri kafamda döndürüp durabilirim bazen.

Bazen yürürken yaparım bunu.
Tek başıma iken.

Yani bazen kalabalıklarda ortaya çıkar o yaratım süreci bazen yapayalnızken.

Ama her şekilde, az konuşmak isterim.
Daha çok dinlemek.

Ve eğer konular açmazsa da hiç dinlememek.
Özellikle de dedikodu hiç ilgimi çekmez.

Bir kulağımdan girer ötekinden çıkar.
Harari der ki “Homosapiens’i dedikodu kurtardı

Dedikodu mekanizması ile kendimizi korumaya becerdik ve diğer insansılar bir şekilde yok olup gitti.

Ben bu yaşımda kendimi korumayı beceremeyebilirim çünkü her ne kadar yaş ile bir olgunluğa ulaşsam da arka planda olup bitenleri iyi okuyamayabilirim.

İkili üçlü konuşmaları takip etmediğimden/edemediğimden başım belaya girer bazen.
İmalı yorumları da çözemem hiç.

Bir gün şöyle yazmıştım:

Bırakın beni
Bulutların yürüyüşüne karışıp mutlu olayım ben…
İnsanların niyetini göremeyecek kadar doludur kafam.
Kimin ne dediği bir kulağımdan girer ötekinden çıkar.
Kim kiminle ne yapmış, kim kiminle dans etmiş umurumda değil.
Bir derdim varsa kendimledir.
Başkaları değil.
Ne üstüme alırım
Ne de üstlerine bir şeyler atarım insanların.
Benim küçük bir koca dünyam var.
Orada mutluyum ben…

Sanırım o yüzden hep kendimi biraz farklı hissetmişimdir çoğunluğa göre.
Biraz tuhaf.

Hep başka taraftan düşünme hallerim olmuştur.

Ergen dönemlerimde keşke ben de herkes gibi olabilsem derdim ama sonradan bunun kötü bir şey olmadığını anladım.

O yüzden yola devam…
Kervan dönüyor.

Diğer yazıları

Aybaşı – Mehveş Beyidoğlu

Aybaşımı ortaokul bittiğinde yaz tatilinde görmüştüm.Ne kadar geç regl olursan o kadar...

Anber Onar – Mehveş Beyidoğlu

Dostlar merhaba,Son birkaç haftadır enerjim oldukça düşüktü.Gerek kişisel sebeplerden...

Ara – Mehveş Beyidoğlu

Sevgili dostlar,Size de olur mu?Bazen yaşadıklarımızı, öğrendiklerimizi, düşündüklerimizi paylaşmak...

Tembellik Hakkı – Mehveş Beyidoğlu

Annan Planı sonrasıydı.Benim gibi uykuyu çok seven bir insan günde...

Stok – Mehveş Beyidoğlu

Savaşı en acısıyla yaşamış, darbe almış biri olarak kıtlığı iyi...
4,423BeğenenlerBeğen
1,500TakipçilerTakip Et
3,964TakipçilerTakip Et
830AboneAbone Ol

Son eklenenler

8 Mayıs 1945’ten bugüne düşen – Yücel Özdemir

81 yıl önce bugün Berlin’de, İkinci Emperyalist Paylaşım Savaşı’nın...

‘Özgürlüğü seven herkesin Kızıl Ordu’ya ödeyemeyeceği bir borcu var’ – Kavel Alpaslan

Heykeller neredeyse her zaman ‘bilindik’ insanları işler. En fazla...

Yolsuzluk dosyalarına “yasa” zırhı – Gözde Bedeloğlu

Kuzey Kıbrıs Cumhuriyet Meclisi’nde oy çokluğuyla kabul edilen “Ceza...

Mayıs havalarında Kıbrıs semaları – Özkan Yıkıcı

Kıbrıs da tüm dünya gibi Mayıs ayına girdi. Günler...

Hürmüz krizi Türkiye ve Suriye için fırsat mı? – Hediye Levent

Hürmüz Boğazı’nın merkezde olduğu ABD-İran krizi hâlâ devam ediyor...

Yeni nesil kapitülasyonlar – Mahir Ulutaş

Türkiye’nin son yıllarda enerji ve doğal kaynaklar alanında ardı ardına imzaladığı...

Paşinyan’ın kıvrak siyasal dansları – Özkan Yıkıcı

Ermenistan’da önemli bir zirve yapıldı. Avrupa ülkeleri ve Kanada...

Canlı yayın