9 Aralık 2025, Salı
14.8 C
Lefkoşa
yazılariktibasUtanç Abidesi: MARAŞ - Okan Dağlı

Utanç Abidesi: MARAŞ – Okan Dağlı

Orjinal yazının kaynağıkibrisinsesi.com

Üzerinden tam 50 yıl geçti. Yarım asır yani…

Bir kenti dikenli tellerle ikiye bölüp, büyük çoğunluğunun yaşadığı bölgeyi kapatıp insansız bıraktık.

Son sahiplerini doğup büyüdüğü kentten silah zoruyla kovduk ve bunu övünç kaynağı yaptık.

Maraş’ı askeri bölge ilan edip 50 yılda içinde ne var ne yok soyduk, çaldık, harabeye çevirdik.

Sadece asker ailelerinin kalacağı bir oteli “Ordu Evi” yapıp yüksek rütbeli subaylara kullandırdık. Yanındaki apartmanlardan birkaçını da çocuklarına yurt yaptık.

Bu soyulmuş, virane hale getirdiğimiz kenti 2020 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimlerine müdahale etmek ve Tatar’a seçim kazandırmak için sadece bazı kamusal alanlarını yani bazı yolları ve kumsalları halka açtık.

Açtık derken Türkiye’deki iradeden bahsediyorum. Oradan karar verilip, bazı kamusal alanları açın talimatıyla beklenen etki gerçekleşmiş ve Tatar seçilmiştir.

Seçimden sonra yapılan ilk 15 Kasım törenlerinde (2020) adaya gelen TC Cumhurbaşkanı Erdoğan bakın o gün ne demiştir:

“Kapalı Maraş bölgesini gördükten sonra, niçin acaba güney ve kuzey olarak bu Kapalı Maraş bölgesi, bütün bu güzelliğiyle buraların halkından uzak tutulmuş, kapalı tutulmuş, bu da düşündürücüdür. Şimdi Taşınmaz Mal Komisyonu’nun da devreye girmesiyle Güney’de kimler varsa Taşınmaz Mal Komisyonu’na müracaat etmek suretiyle buradaki malları neredeyse, nasılsa, bunların hepsinin bedeli ödenmek suretiyle, bir defa buralar sahiplerini bulur ve sahiplerini bulduktan sonra da bu iş çözüme kavuşur.”

Bunu duyan çiçeği burnunda KKTC Cumhurbaşkanı Tatar da benzer şeyleri ayni gün tekrarlamış:

“Bir kez daha buradan güney komşularımıza sesleniyorum, buradaki mal ve mülk sahipleri gelebilirler, Taşınmaz Mal Komisyonu üzerinden mallarını kendilerine iade edebiliriz”

O günden beridir de beraberce “iki devletli çözümü” gündeme taşıyan bu ikili beraberce bunları söylemiştir. Aradan geçen 4 yılda bir utanç abidesi olarak gelen turistlere gezdirilip adeta “buraları biz soyduk, biz harabe hale getirdik” dercesine övünerek, açılışının her yıl dönümünde de neredeyse davullu zurnalı kutlamalar yapıldı. Fakat 15 Kasım 2020 söylemenin hiçbirini gerçekleştiremediler. Ne mal sahiplerine çağrı yapabilmişler, ne de Taşınmaz Mal Komisyonunu devreye koyabilmişler. Kamusal alanları bayraklarla süsleyip açılan bazı yollar ve sahil kenarlarının ötesine geçememişler o günden beri.

Niye? Çünkü Uluslararası toplumun, BM Güvenlik Konseyi’nin ve AİHM’in bu konuda alınmış kararları yanında ciddi bir hassasiyeti de vardır. Bu konuda kamusal alanların dışına taşıp özel mülklere dokunduğunuz anda elinizin yanma ihtimali büyüktür. Tabii buradaki “Alt Yönetimin” değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin…

Hal böyle iken Tatar heyecana gelip geçtiğimiz gün her şeyi unutmuş, ya da hiçbir şey bilmezmiş gibi (ki bu daha büyük ihtimal) yeni bir açıklama daha patlatmış:

“Uzun vadede hedefimiz, Maraş’ta bazı binaların yıkılarak yeniden yapılması bazılarının da tadil edilerek milli ekonomiye kazandırılmasıdır.”

Tatar, müdahale ile oturtulduğu koltuğu belli ki dolduramamıştır. Son yılına girdiğimiz Cumhurbaşkanlığı seçimleri için kendince Maraş üzerinden “eşit egemenlik”, “iki devletlilik” gibi söylemlerine zemin yaratmaya çalışacak. Koltukda oturduğu 4 yıl boyunca hiçbir şey yapamadan makamı terk edecek “İlk Kıbrıslı Türk Lider” ünvanı ile gelecek Ekim’de evine dönecek olmanın bilinci içinde bu tür konuşmaları önümüzdeki bir yıl boyunca sık sık duyacağız.

Diğer yazıları

Devrimin Bugünkü Anlamı Nedir? – David McNally

David McNally’nin Spectre Dergisi’nin çevrimiçi etkinliği öncesi etkinliğe çağrıyı...

Stockholm… sendrom mu? balon mu? – Arif Mostarlı

Devlete sevdalı ‘normal’ – ve elbette işbirlikçi – bir...

Emperyalizmin modern silahı: Borçlandırma – Uğur Zengin

Zihnimizde dış borca dair iki çarpıcı bilgi var. Birincisi,...

Britanya’nın yeni sosyalist alternatifi: Sizin Partiniz – Özge Güneş

Birleşik Krallık’ın yeni sol partisi ‘Sizin Partiniz’, kuruluş konferansını...

Trump’a çaput bağlamak – Ertan Erol

Honduras başkanlık seçimleri için sandık başına gitmeye hazırlanırken, seçimlere...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
4,001TakipçilerTakip Et
745AboneAbone Ol

Son eklenenler

İlahiyat topu, Erhürman’dan Anayasa Mahkemesi’ne cillenirken… – Hasan Kahvecioğlu

AKP’nin “Kıbrıslı Türkleri Müslümanlaştırma” projesi olan “Hala Sultan İlahiyat...

Devrimin Bugünkü Anlamı Nedir? – David McNally

David McNally’nin Spectre Dergisi’nin çevrimiçi etkinliği öncesi etkinliğe çağrıyı...

Afrika gerçeklerinde, Benin darbe hamlesi – Özkan Yıkıcı

Çok önemli bir algısal tutsaklıkla başlayacam: genelde sistemleştirme düşüncesi...

Esad sonrası birinci yılındaki Suriye – Özkan Yıkıcı

Bir yıl öncesine gidelim: suriyenin rejimi resmen çöktü. Esat...

Fışkılık 2 – Şener Elcil

Geçtiğimiz haftaki yazımda Türkiye’den arayan gazeteci arkadaşımın “düşmanı dışarda arama...

Stratejik illüzyon! – Fehim Taştekin

ABD Başkanı Donald Trump, küresel hegemonya savaşını kendi narsist...

Anımsayarak kelam gevezeliği – Özkan Yıkıcı

Her döneminde tekrarlardım: seçim sürecine girince, önceki tüm yaşananlar,...

Canlı yayın