Kıbrıs iktibasNiyazi KızılyürekDistopik ülkede satranç oyunu ve “yol” sorunu - Niyazi Kızılyürek

Distopik ülkede satranç oyunu ve “yol” sorunu – Niyazi Kızılyürek

Orjinal yazının kaynağıyeniduzen.com

Stefan Zweig satranç oyununa dair şöyle der: “Satrancın çekiciliği, stratejisinin iki farklı beyinde iki farklı şekilde gelişmesinde yatar; bu düşünsel mücadelede beyaz, siyahın gizli amaçlarının önüne geçmeye, engellemeye çalışırken, beyazın o anda hangi hamleyi yapacağını bilmeyen siyah da sürekli o hamleleri tahmin etmeye ve engellemeye çalışır.”

Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumlar böyle bir düşünsel mücadele içindedirler.

Biri, sürekli olarak ötekinin hamlelerini tahmin edip engellemeye çalışıyor.

Tabii bu oyunu satranç taşlarıyla oynamıyorlar.

Yerine göre tüfeklerle, toplarla veya diplomatik sopalarla oynuyorlar.

İlle de biri ötekini yenecek, çünkü oyun tek taraflı kazanma üzerine kurulmuştur.

On yıllardan beri devam eden bu egzersizin korkunç sonuçlarına karşın, oyuncular aynı hırsla oynamaya devam ediyorlar.

Onca mağduriyet ve çanak gibi ikiye bölünmüş distopik bir ülke yaratmış olmaları omurlarında bile değildir.

Nefretin ve düşmanlığın kılavuzluğunda yola devam ediyorlar.

Ve onlar “yol” kat ettikçe, Kıbrıslı Rumlarla Kıbrıslı Türklerin “yolları” kesiliyor, ülkeleri bölünüyor.

Empati yok!

Kendini ötekinin yerine koymak yok!

Duygudaşlık yok!

Kendin için ve kendine göre yaşamak var!

Hırsla ve hınçla ötekini yenme tutkusu var!

Son günlerde Pile’de yaşanan “yol sorunu” yıllardan beri devam eden bu oyunun bir sonucudur. Kaba kuvvetle kendine yol açmak! Yapılmak istenen budur.

Oysa bu ülkede herkesin “yol” sorunu var.

İnsanlar Kiraciköy’de, Luricina’da, Erenköy, Lefkoşa/Haspolat civarlarında “yola” kavuşmak için bekliyorlar.

Fakat satranç tahtasının başında oturan oyuncular zihinlerini Beyaz’ın Siyah’ı, Türk’ün Rum’u ya da Rum’un Türk’ü yenmesine kilitlemişlerdir.

Üstelik de güçleri buna yetmezken…

Halbuki satranç tahtasından uzaklaşıp müzakere masasına otursalar ve ötekini yenme hırsından arınsalar, birlikte yapacakları çok şey vardır.

Yukarıda da belirttiğim gibi, bu ülkenin pek çok noktası ulaşıma kapalı. Açık olanlar da tıkalı…

Bunları birlikte ele alıp çözüm üretmek, “yol” açmak çok mu zordur?

Elbette değil!

Fakat iptidai bir milliyetçilik anlayışıyla bu antagonist oyunu sürdürmek isteyenler bu ülkenin üzerine zehirli bir gaz gibi nefret saçmayı şiar edinmişlerdir.

Çare, yurttaşların, nefret ve düşmanlık saçanların hastalıklı duyarlılıkları karşısında boyun eğmemeleridir. Onlara acımayla bakıp Goethe’nin tarif ettiği o muhteşem yoldan yürümektir: “Bütün ulusların yazgısını kendi yazgın gibi duyumsa!”

Evet, Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumlar ancak kendileri kadar ötekini de hesaba katacak duyarlılığa ulaştıklarında bu ülke huzura erişecek!

Böyle bir amaç için mücadele etmek belki yarın sonuç getirmeyecektir ama bizi iç özgürlüğümüze kavuşturacaktır.

Bu mücadele, “satranç zehirlenmesi” yaşayan, ille de tek taraflı kazanmak isteyen ve ülkeyi etnik despotizm ve antagonizmin kıskacında tutmak isteyen milliyetçilerin tarihin çöplüğüne atılmasına kadar devam etmelidir.

“Yol” budur…

Diğer yazıları

Statüko İçinde Yozlaşma ve Erhürman’ın Gözlemleri – Niyazi Kızılyürek

Ünlü Fransız düşünür Alain Badiou “yozlaşmaya” dair şöyle der:...

Hangi Umut? Zeus’un Umuduyla Avunmak mı, İradenin Umuduna Sadakatle Bağlanmak mı? – Niyazi Kızılyürek

Genellikle Prometheus’un hikayesi daha çok bilinir. Tanrılardan ateşi çalıp...

Yalçın Küçük: Bir Gazinin Kıbrıs Tanıklığı – Niyazi Kızılyürek

Geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren Yalçın Küçük Türkiye’nin en renkli...

EOKA: Mitos ve Gerçek – Niyazi Kızılyürek

31 Mart 1955 tarihinde gece yarısından hemen sonra Kıbrıs...

Modern Yunan Devletinin Kuruluşu, Kıbrıs’a Yansımaları ve Geleceğe Dair Düşünceler – Niyazi Kızılyürek

25 Mart Yunanistan’ın bağımsızlık günü olarak kutlanıyor. Her yıl...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,969TakipçilerTakip Et
824AboneAbone Ol

Son eklenenler

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

1 Mayıs kitapları: Meydanlardan romanlara – Kıvanç Eliaçık

1 Mayıs, toplumların hafızasında yaşayan bir gün. Edebiyatta ve...

Ermeniler, Aleviler, “Kılıç Artıkları” ve devlet – Yetvart Danzikyan

Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat kendi sosyal medya hesabından...

Antikomünizmin kazara komünist propagandaya dönüşümü – Kavel Alpaslan

Ahşap döşemeli geniş bir salondan içeri girdiğinizi düşünün: Karşınıza...

OPEC’te deprem ve Türkiye! – Hediye Levent

Petrol İhraç Eden Ülkeler Organizasyonu (OPEC) Birleşik Arap Emirlikleri’nin...

Kıbrıs’ta Bölünmüşlük ve Dayanışma Arasında 1 Mayıs – Çağla Elektrikçi

1 Mayıs, yalnızca takvimde bir gün değil; işçi sınıfının...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Dünya Siyasetinin Deneme Alanı – Şener Elcil

Dünya siyaseti ekonomi üzerine kurulmuş olup, tüm siyasi sistemler,...

Canlı yayın