Kıbrıs iktibasNidai MesutoğluTürkiye’de seçimlere giderken Erdoğan’ın gücü - Nidai Mesutoğlu

Türkiye’de seçimlere giderken Erdoğan’ın gücü – Nidai Mesutoğlu

Türkiye’deki seçimlere sayılı günler kala siyaset kızıştı. İttifaklar kendilerini güçlü göstermeye ve seçimi kazanacaklarına seçmeni inandırmaya çalışıyorlar. Bu yazımda Cumhur ittifakının güçlü ve zayıf yönlerini isrelemeye çalışacağım.

Erdoğan öndeliğindeki Cumhur ittifakının en büyük gücü dini inançları 20 yıldır istismar etmesine dayanmaktadır.

Bilindiği gibi dine olan sadakat aynı zamanda din adamları ve politikacılara da sadakati doğurur. Bu anlamada dini sorgulamadan Kabul etmek, ve din adamlarının söylediklerini, dini kitapların yazdıklarını doğru kabul ederek biat etmek bağlılık sağlar. Bu bağlılık o kadar güçlüdür ki ölüm bile göze alınır.

Türkiye’de Erdoğan liderliğindeki Akp iktidarı bu şekilde sadakatli bir seçmen kitledi oluşturmuştur. Seçmenlerin %25-30 aralığında olan bu sayı hiç de azımsanmayacak bir sayıdır. Erdığan ve AKP iktidarının en büyük gücü budur.

ABD amperyalizminin bir projei olan Büyük Ortadoğu projesinde Erdoğan ve arkadaşlarına verilen görev ile AKP kurulmuştu. ABD’nin kol kanat gerdiği Fetullah Gülen cemaati ile birlilkte ABD emperyalizmine büyük hizmet etmişlerdir. Bu destek hem cemaatin hem de Erdığan’ın devlet içinde stratejik kadrolaşmayı sağlamaıştır. Bu işbirliği devlet yönetiminde yetki paylaşımı sırasında kavgaya dönüşmüş ve Cemaat tasfiye edilmiştir. 15 temmuz darbe girişimi konusunda karanlıkta kalan birçok unsur vardır. Meclis araçtırma tutanaklarının kaybolamsı da bu konuda şüpheleri artırmaktadır.

Erdoğan’ın biat eden bir toplum oluşturma çalışmaları yanında yakın çevresini verdiği ihalelerle ihya etmesi hem ailesinin hem de bu çevrelerin hızla zenginleşmesini sağlamıştır. Küçük bir azınlık ülke zenginliklerının kaymağını ihalelerle ve yosuzluklarla yemiştir. Bu maddi gücü elinde bulunduran oligarklar seçimlerde tüm güçleriyle Erdoğan’ın arkasında duracaklar ve hiçbir maddi ve manevi katkıdan kaçınmayacaklardır.

Rusya ve Ukrayna savaşı nedeniyle Rusya’nın Batılı ülkelerin ambargosunu delmek için Türkiye’yi kullanması Erdoğan’ın Putin tarafından desteklenebileceğini göstermektedir. Buna karşın Türkiye’nin Suriye topraklarında asker bulundurması ve buradaki Siyasal islamcı gruplara destek vermesi Rusya’yı Suriye’niş yanında Türkiye’nin karşısında brir tutuma zorlamakatdır.

Rusya’nın Türkiye ile olan zorunlu yalınlaşması seçimlerde Erdoğan’a destek gibi algılanabilir. Buna rağmen Suriye konusunda farklılıkları da gözden kaçırılmamalı.

Başta Arabistan ve Katar bu seçimlerde Erdoğan’ın destekleyeceği görülmektedir. Bunu da ekonomik dar boğazda döviz pompalayarak yapmakatdırlar.

‘21 yıllık Erdoğan iktidarında ekonominin geldiği nokta hiç de içler açıcı değildir. İşsizlik ve pahalılık insanların alım gücünü kırmış ve adeta açlıkla boğuşur hale getirmiştir. Böyle durumlarda millyetçilik ve dini söylemler pek karın doyurmaz. Bu nedenle inandırıcı olamazlar.

İktidarları sürecinde yapmadıklarını, seçim vaadi gibi şimdi meydanlarda açıklamaları hiç de inandırıcı gelmiyor. Bu vaatler karşısında insanlar soruyorlar:” Niçin bunca yıldır yapmadınız?”

Erdoağn’ın gelecek için bir vizyonu yoktur. “Aya sert iniş” gibi saçma sapan hayallerle insanları aldatacağına inanmaktadır. Bunlar denenmiş ve sonuçları olmayan vaatlerdir. İnsanlar önce yaşamak için beslenmek ve barınmak istemektedirler.

İktidaraları süresince insan hakları ihlalaleri, hukuk tanımazlık, kadınlara karşı uygulanan politikalar, gençlerin özgürlük istekeleri hep yanıtsız kalmıştır. Tek adam rejimiyle adalet ortadan kalkmış ve Erdoğan’ın iki dudağı arasından çıkacak hükümler kalmıştır.

Erdoğan’ın seçimelri kazanmak için her yolu mübah sayması iktifdardan düşmenin kendisi için ne kadar korkutucu olduğunu da göstermektedir. Bu haliyle seçimleri kazanması için tüm kozları olynaması hatta seçimleri kaybettiğinde sonuçları tanımayıp direnmesi Türkiye’yi bir kaosa sürükleyebilir. Erdoğan bundan da çekinmeyecek bir karaktere sahiptir.

Diğer yazıları

Osmanlı’nın son yıllarında Düyûn-ı Umûmiye ve Erdoğan’ın tutumu – Nidai Mesutoğlu

Sürekli duyduğumuz bir söz var: “Tarih tekerrürden ibarettir” Anlamı...

Erdoğan’ın Sisi ziyareti ve bir fıkra – Nidai Nesutoğlu

Sosyal medyada kullanıcıları büyük olasılıkla bu fıkrayı biliyorlar. Haber...

Din bezirganlığından din tüccarlığına – Nidai Mesutoğlu

Bezirgan sözcüğünü şimdiki nesil bilmez. Yaşı 60’ı aşmış olanlar...

Kıbrıs Sorunu, Erdoğan ve Can Atalay – Nidai Mesutoğlu

Sol dünya görüşünü savunmak ulusal değil sınıfsal bir düşünceyi...

Nikos Hristodulidis’in paketi bireysel haklar verirken toplumsal haklardan söz etmiyor, en can alıcı nokta budur

Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis aylar önce duyurusunu yaptığı...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,968TakipçilerTakip Et
825AboneAbone Ol

Son eklenenler

Kıbrıslı muhaliflere sınırda ‘Kod-82’ engeli! – Gözde Bedeloğlu

AKP iktidarının, Kıbrıs’ın kuzeyindeki muhalif seslere yönelik başlattığı “istenmeyen...

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

1 Mayıs kitapları: Meydanlardan romanlara – Kıvanç Eliaçık

1 Mayıs, toplumların hafızasında yaşayan bir gün. Edebiyatta ve...

Ermeniler, Aleviler, “Kılıç Artıkları” ve devlet – Yetvart Danzikyan

Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat kendi sosyal medya hesabından...

Antikomünizmin kazara komünist propagandaya dönüşümü – Kavel Alpaslan

Ahşap döşemeli geniş bir salondan içeri girdiğinizi düşünün: Karşınıza...

OPEC’te deprem ve Türkiye! – Hediye Levent

Petrol İhraç Eden Ülkeler Organizasyonu (OPEC) Birleşik Arap Emirlikleri’nin...

Kıbrıs’ta Bölünmüşlük ve Dayanışma Arasında 1 Mayıs – Çağla Elektrikçi

1 Mayıs, yalnızca takvimde bir gün değil; işçi sınıfının...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Canlı yayın