Kıbrıs iktibasNidai MesutoğluOrtaçağ artığı düşüncelerle depremi yorumlamak tam bir cehalettir - Nidai Mesutoğlu

Ortaçağ artığı düşüncelerle depremi yorumlamak tam bir cehalettir – Nidai Mesutoğlu

Türkiye’de yaşanan deprem felaketinde saatler geçtikçe umutlar tükeniyor. Endişeler artıyor.

Ülkenin tek adamı Erdoğan her felakette olduğu gibi yine aynı cümleyi kurdu: “Bunlar kader planının içerisinde olan şeyler”

Hatırlanacağı gibi ölen madenciler için de” fıtrat ve kader” demişti.

Ortaçağ artığı bu düşünce sistemi eğitim yoluyla, dini söylemlerle insanların beyinlerine yerleştirildi.

İşte, yaratılan bu düzenin akademisyeni, Prof. Dr. Ali İhsan Göker de depremi Allaha bağlamayı tercih etmiş. Paylaşımında şöyle yazmış:” Deprem veya binalar öldürmez, Allah öldürür. O da eceli geleni.. Depremde ölenler aynı anda Mars’ta bile olsalar yine öleceklerdi. Ölüm mekana değil zamana bağlıdır”

Bunun gibi düşünen binlerce yobaz var şimdi Türkiye’de. Toplumun tepkisinden korktukları için duygularını dışa vurmaktan çekiniyorlar. Ancak emin olunuz ki kendi aralarında konuşurlarken bu depremin ve yaşanan felaketin Allah tarafından verilen bir ceza olduğunu anlatırlar.

Dini inancı olanlara saygım var. Onlar bu inançları ile huzur buluyor olabilirler. Kötülüklerden korunmak için Allah’a yalvarır, yakarırlar. İyiliğin de Allah’tan gelebileceğine inanırlar.

Bilim insanları doğa olaylarını anlamak ve yarattıkları tehlikelerden korunmak için evreni ve doğa yasalarını tanımak için uğraşır. Her yeni buluş insanlığın daha iyi şartlarda yaşayabilmesine olanak vermelidir.

Depremlerden de korunma, sağlam yaşam alanları ve depreme dayanıklı konutlarla sağlanır. Bu konuda Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Özellikle Japonlar birçok depremden aldıkları derslerle böyle felaketleri en az zararla atlatmanın yolunu bulmuşlardır. Bu bilgiyi de tüm insanlık için kullanmaya paylaşmaya hazırdırlar.

Olay bu kadar açık iken bunu zamanında tedbir almayan ve yaşanan felaketleri kadere bağlamak bilimsel bir açıklama değildir. Tam bir yobaz anlayışıdır.

Eğer Allah ölenleri cezalandırmak için bu depremleri yapmışsa hepsini niye aynı anda cezalandırdı. Hepsinin günahı aynı mıydı? Yoldan çıkmış ve iman etmemişlerse onları yoldan çıkarmamak için ne yapmış?

Felaketten sonra Allah’a yalvararak bu işten kayıpsız kurtulmak olabilir mi hiç? Bunca insanın ölümünü Allah’a bağlamak sonra da ondan merhamet beklemek büyük bir çelişki değil mi?

Bilim karanlıkları aydınlatırken 21. Yüzyılın ilk çeyreğinde Türkiye’yi ortaçağ karanlığına sürüklediler. İnsanlara her felaketin Allah’tan geldiğini söylemek bir yana, buna milyonlarca insanın inanması da büyük bir acı veriyor insana.

Diğer yazıları

Osmanlı’nın son yıllarında Düyûn-ı Umûmiye ve Erdoğan’ın tutumu – Nidai Mesutoğlu

Sürekli duyduğumuz bir söz var: “Tarih tekerrürden ibarettir” Anlamı...

Erdoğan’ın Sisi ziyareti ve bir fıkra – Nidai Nesutoğlu

Sosyal medyada kullanıcıları büyük olasılıkla bu fıkrayı biliyorlar. Haber...

Din bezirganlığından din tüccarlığına – Nidai Mesutoğlu

Bezirgan sözcüğünü şimdiki nesil bilmez. Yaşı 60’ı aşmış olanlar...

Kıbrıs Sorunu, Erdoğan ve Can Atalay – Nidai Mesutoğlu

Sol dünya görüşünü savunmak ulusal değil sınıfsal bir düşünceyi...

Nikos Hristodulidis’in paketi bireysel haklar verirken toplumsal haklardan söz etmiyor, en can alıcı nokta budur

Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis aylar önce duyurusunu yaptığı...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,968TakipçilerTakip Et
825AboneAbone Ol

Son eklenenler

Kıbrıslı muhaliflere sınırda ‘Kod-82’ engeli! – Gözde Bedeloğlu

AKP iktidarının, Kıbrıs’ın kuzeyindeki muhalif seslere yönelik başlattığı “istenmeyen...

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

1 Mayıs kitapları: Meydanlardan romanlara – Kıvanç Eliaçık

1 Mayıs, toplumların hafızasında yaşayan bir gün. Edebiyatta ve...

Ermeniler, Aleviler, “Kılıç Artıkları” ve devlet – Yetvart Danzikyan

Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat kendi sosyal medya hesabından...

Antikomünizmin kazara komünist propagandaya dönüşümü – Kavel Alpaslan

Ahşap döşemeli geniş bir salondan içeri girdiğinizi düşünün: Karşınıza...

OPEC’te deprem ve Türkiye! – Hediye Levent

Petrol İhraç Eden Ülkeler Organizasyonu (OPEC) Birleşik Arap Emirlikleri’nin...

Kıbrıs’ta Bölünmüşlük ve Dayanışma Arasında 1 Mayıs – Çağla Elektrikçi

1 Mayıs, yalnızca takvimde bir gün değil; işçi sınıfının...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Canlı yayın