yaklaşımlarAlpay DurduranBatak yönetim hizmeti en aza indirdi ama kelle başı vergileri en çoğa...

Batak yönetim hizmeti en aza indirdi ama kelle başı vergileri en çoğa çıkardı – Alpay Durduran

Durum içler acısıdır. Trafik lambalarının bozulanını yenileyemeyen, su sisteminin bakımını yapamayan ve elektrik için yakıtı alabilmesi için borçlarını ödeyemeyecek halde düşen bir yönetimin devamına izin veren siyasi partilere halk katlanıyor. İnsanlar onların siyasi şovlarına katılarak güçleniyoruz demelerine olanak veriyor.

Borçlarını ödeyemeyen ve sözlerini ve mevzuatını yayımladığı ödemeleri yerine getiremeyen ve gösteriler sonrasında cebinden veriyormuş gibi tavırlar gösteren bir yönetim var ve işi gücü daha fazla halktan para toplamak haline gelmiş bulunuyor.

İki milyar sekiz yüz yirmi bir (2 821 000 000) milyon olan yerel gelirinin 810 milyonu fon gelirleridir. Yani %30’u genel bütçe ile birleştirilen belli amaçlar için konulmuş fonlardır. Bütçe ahlakına ve yurttaş gelirine orantılı vergi yükümlüsüdür diye anayasaya göre değil belli amaçlara ve ilgili kişilere kamu yararına diye yükletilmiş ödemelere dayandırılmış olan şeylerdir. Onun için amacın kamu yararına olması ve amacı doğrultusunda kullanılması şartı vardır. Bütçe disiplini açısından da harcamaların devletin yaptığı harcamalarla denetlenmesi zorunluluğu vardır.

Ancak meclisin hiçbir yasasının nasıl uygulandığını izlemediği ve bütçe ahlakı ve anayasanın bu gerekliliklerinin yerine getirildiğini denetlediği görülmemiştir. Öyle bir veya daha çok daimî komite de kurulmuş değildir. Basında da fonların kuruluş amaçları doğrultusunda kullanıldığını olsun dert eden bir yorum kayda geçmiş değildir. Fiyat istikrar fonunun fiyat istikrarını sağlamadığı haber olur ama fonlar nerelere harcanır diye soruşturulmaz.

Toplam yerel gelirlerin %30’u tamamen adaletsiz ve denetimden uzak olarak genel harcamalara gider.

Buna devletin yaptığı masraflarının çok üstünde hazırlanan bir belge için aldığı harçlar da eklenirse vergilerin yarısının (59 milyon diğer fon gelirleri ve sürücü belgesi, ölüm doğum belgesi, çoğu baş ağrısı belgesi gibi) kişinin gelirine orantılı olmayan kamu gelirleri olmaktadır.

Kazanç vergisine gelince vergi geliri deyip sanki geliri vergilendirmiş gibi yapılır ama olan kazancı saptamaktır. Buna bakılınca da durum komiktir. Kişinin kazancına göre kamuya katkıda bulunma şartı umursanmamaktadır. Kişiler kazanç vergisi ile yükümlüdürler, sermaye ise kurumlar vergisi öder. Kurum olmayan yok gibidir. Canı isteyene şirket kurma izni verilir ve çok yaygındır. Kasap da bakkal da kurum olur. Kurumlar vergisi 280 milyondur ama kişilerin ödediği kazanç vergisi 955 milyondur. Yani emekçilerin olduğu kesim sermayenin olduğu kesimden üç buçuk kattan fazla vergi verir. Demek ki kurumlar denetlenmez ve ücret ve kaynağı belli diğer kazançlar üzerinden alınan vergiler yanında kurumların ödediği vergi devede kulaktır. Karı izlenmesin diye hile yapanları da dikkate alsak durum sermaye diye anılan kesim değil dar ve sabit gelirliler kamunun yükünü taşırlar. Ama yıllar içinde özel kesim yatırım ve harcamaları devleti TC yardımlarına rağmen katlamıştır; yani ekonomik çıkmazın baş sorumlusu da sermayedir. Zaten yakında esas sermaye seçimleri kazanacak ve siyaset cambazları değişecektir.

Dünyada en yüksek sürüş ehliyeti bizde ise bu tablo gösteriyor ki durum fecidir ve hastanede oksijen cihazı yoksa, trafik ışıkları aylaca en sıkışık yerlerde bile yenilenemiyorsa, elektrik kurumu devletin elektriğini kesmeye başlamışsa ve yollar görülmemiş oranda bakıma muhtaç durumda ise yandık! Harçlar ve ücretler daha da artacaktır.

Trafik kazalarına bakın ve sürüş ehliyeti harcının ne işe yaradığını düşünün?

Tarihimizde hiç bu kadar ücretlilerle serbest kazançlılar (sözde özel ama sektör denemeyecek şey) arasındaki vergi farkı açılmamıştı, ücretler arasındaki oran da bu kadar açılmamıştı.

Halkımız hesaba çekilebilir, etkin ve verimli bir yönetimin mücadelesini vermezse etrafta görülen ve çevreyi mahvetmekte ve sürdürülmesi çok pahalılaşmakta olan refah belirtilerine bakarak aldanmamalıdır. Bu iş böyle gitmez.

Diğer yazıları

Yönetimin tek cinsi kabul edilir: DEMOKRASİ – Alpay Durduran

Yönetimin tek cinsi olması kabul edilir. Diğer cinsler tarih...

Gerçekte devletimiz varmış! – Alpay Durduran

Gerçekte devletimiz var. Onun uğruna ölünecek kutsal bir halka...

Demokrasi ve sorunları halkın karşısında – Alpay Durduran

Seçimler oldu ve sınav devam ediyor. Oylar dağıtıldı ve...

Devlet suçluyu koruyamaz her an suçu soruşturmaya hazır olmalıdır – Alpay Durduran

Halkı kandırıp yasal boşluklardan bahsedilirse biliniz ki sorumluluktan kaçanlar...

Demokrasiye ters gelişmeler – Alpay Durduran

Demokratik yolla seçilmiş gibi yapılan ve hükümet kurma çalışmaları...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,968TakipçilerTakip Et
815AboneAbone Ol

Son eklenenler

İkinci pembe sosyalist dalgada Peru önseçimleri – Özkan Yıkıcı

Genelde son dönemde dünyada solun tıkanışı, seçenek olmaması tartışılmaktadır....

Bir Gemi Kadar Bile Olamayan Turizm Politikası – Mertkan Hamit

Geçtiğimiz günlerde Cyprus Mail’, Royal Caribbean’ın 140 bin tonluk...

Hava nasıl sorusuna ufak yanıtlar – Özkan Yıkıcı

Zaman zaman biri ötekine sormak için sorduğu soruyu yöneltir:...

YKP’nin de katılacağı, Avrupa Sol Partisi 8. Kongresi gerçekleşiyor

YKP’nin de gözlemci üyesi olduğu Avrupa Sol Partisi’nin 17-19...

50 Senedir Ara Bölge Olan Yer “kktc” Toprağı Olmuş – Mertkan Hamit

Her ne kadar gözler sosyal medya hesaplarına yönelik saldırılara...

Lübnan-İsrail görüşmeleri barış getirir mi? – Hediye Levent

Amerika’nın araya girmesi ile Lübnan-İsrail doğrudan müzakereleri başlayacak gibi...

Trump’ın Hürmüz ablukası ve bumerang etkisi – Yusuf Karadaş

ABD ve İran heyetleri arasında Pakistan’da yapılan görüşmelerden bir...

Hindistan’dan Kıbrıs’a dijital sansür operasyonu! – Gözde Bedeloğlu

Kuzey Kıbrıs’ta yaklaşık bir haftadır devam eden siber saldırıların...

Canlı yayın