yaklaşımlarAlpay DurduranYetkilerini bilincinde veya yetkisizliklerinin bilicinde büyüklerimiz – Alpay Durduran

Yetkilerini bilincinde veya yetkisizliklerinin bilicinde büyüklerimiz – Alpay Durduran

durduran2Dünya kimseye kalmadı. Dünya bile sonlu. Gelen giden çok ama kalıcı olsunlar diye izleri kazınanlar olur. Gerçekten önemli olanların izi bazen işe de yarar. Kayıtlara geçer ve izleri devam eder. Galileo’yu, İbn-i Sina’yı falan filan anmak olağan bir şey ama acaba bizdekilerin hangisini nesi ile anacağız.

Cunta döneminde anayasamızı çiğneyip seçim sonuçlarını geçersiz kılmak için döndürülen dolapların içinde aforoz bile edilip partisi parçalanan birisinin ikinci dönem entrikalarda araç olması önemli değil mi? O entrikalarda meclis başkanlığından inip başbakan olan kişinin, o entrikanın kurbanı parti tarafından övgü ile anılması ve devlet adamı (yani siyaset adamın değil ciddi adam) olarak nitelenmesi ne anlama gelir?

Kendisi rejimin en güçlü makamında, başbakanlıkta otururken milletvekiline bombalı saldırı yapılmasını ciddiye almayıp soruşturma yapma emrini verdiğini bile açıklama zahmetine katılmayanlara ne demeli? İkinci kez bombalı saldırı olunca “bu da ne” deyip habersiz görünmekle yetinen büyük liderin anıtı önünde eğilenler ne anlatırlar?

Bir siyasi parti kurşunlanır ve kundaklanırken yüksek makamlarda atıp tutan yetkililer için gık bile çıkarmayan yazarlar çizerler bize neyi gösterir?

Başbakan konutunun önüne konan bombayı bile konu etmezse halk ne düşünür?

Haberleri, atılan bombanın ne tür bomba olduğunu, sıkılan kurşunların kimler tarafından kullanıldığını bile Türkiye basınından öğrenirken yerli yetkililerin yetkileri nereye ulaşır diye endişe etmemek olası mı?

Türkiye eski başbakanı Tansu Çiller dönemi başbakanlık örtülü ödeneğini araştırın Kıbrıs’taki faili meçhulleri de bulursunuz iddialarını sahiplenmeyen bir idare Kıbrıs’ta federal devlette eşit siyasi katılımla katılacağım dediğinde ne demek ister? Bunu kime kabul ettirebilirsin?

Birileri gelip gider ve en yüksek makamları işgal eder. Hangisi ilgilenip de bir araştırma açtırmayı ve sorumluları bir daha böyle suçları işleyemeyecek şekilde cezalandırmak istedi?

Mağdurların seçtikleri de o makamlara seçilmedi mi? Mağdur bile kendini sorumlu sayıp girişim yapmadı. CTP de TKP veya devamları da girişimi düşünmedi.

Kapısının önünde kurşunlanan Kutlu Adalı için bile gazetesinden gelen isteklere rağmen partisi girişim yapınca hükümeti zora sokmamak için uzlaşma tutumuna girmedi mi?

Türkiye’den milyonlar getirip seçmen simsarlarını beslediler ve seçimleri etkilediler. Seçimleri etkilediklerini meclis de kabul etti. Türkiye’de mahkemeye sunulan belgelerde olaylara ışık tutuldu ve delillerin burada olduğu açıklandı. Polisin kaza yapan araçta delilleri gördüğü de açıklandı ama polise soru soracak biri çıkmadı.

Bunlar olurken o yüksek makamlarda kimler yoktu ki! Mağdur da vardı, düzenden geçinen de…

Şimdi bunlardan kim devlet adamı, kim siyaset adamı?

Diğer yazıları

Yönetimin tek cinsi kabul edilir: DEMOKRASİ – Alpay Durduran

Yönetimin tek cinsi olması kabul edilir. Diğer cinsler tarih...

Gerçekte devletimiz varmış! – Alpay Durduran

Gerçekte devletimiz var. Onun uğruna ölünecek kutsal bir halka...

Demokrasi ve sorunları halkın karşısında – Alpay Durduran

Seçimler oldu ve sınav devam ediyor. Oylar dağıtıldı ve...

Devlet suçluyu koruyamaz her an suçu soruşturmaya hazır olmalıdır – Alpay Durduran

Halkı kandırıp yasal boşluklardan bahsedilirse biliniz ki sorumluluktan kaçanlar...

Demokrasiye ters gelişmeler – Alpay Durduran

Demokratik yolla seçilmiş gibi yapılan ve hükümet kurma çalışmaları...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,970TakipçilerTakip Et
819AboneAbone Ol

Son eklenenler

Yıldönümleri havuzundan seçkiler – Özkan Yıkıcı

Bugün Yirmi Üç Nisan... Önemli tarihî günlerin de yaşandığı...

Çernobil’in 40. yılında: Nükleer belaya karşı hafıza ve mücadele – Ecehan Balta

25 Nisan 2026 Cumartesi günü Sinop’ta, Nükleer Karşıtı Platformun...

Diplomaside distopya dönemi ve Türkiye! – Hediye Levent

İran-Amerika-İsrail savaşı zaman zaman sakinleşse de asla durmayan depremlerden...

Palantir’in ‘teknolojik cumhuriyet’ manifestosu üzerine – Mahir Ulutaş

2003 yılında Peter Thiel tarafından kurulan, merkezi Silikon Vadisi’nde...

Yapısal koşullardan sıyrılırsak – Özkan Yıkıcı

Genelde siyasal sistemler değişik yöntemlerle kendilerini hem ayakta tutarlar...

İşimiz Boru… Boru bizim İşimiz… – Mertkan Hamit

Alaköprü Barajı’ndan çıkıp denizin altından Geçitköy’e ulaşan su, yaklaşık...

Çernobil’in 40. yılı – Mehmet Horuş

Çernobil nükleer felaketinin üzerinden 40 yıl geçti. Her yıldönümünde...

Otokrat Orbán’n seçim hezimeti: Macaristan’dan alınacak dersler – Yonca Özdemir

Macaristan bizi niye ilgilendirsin, demeyin. Öncelikle, hiçbir ülkenin koşulları...

Canlı yayın