yazılariktibas1 Mayıs’ın marjinali Vali ve polistir - Aziz Çelik

1 Mayıs’ın marjinali Vali ve polistir – Aziz Çelik

bir_mayis_istanbul_2(t24.com.tr ) 1 Mayıs 2013 günü İstanbul’da yaşanan devlet terörünün önemli bir bölümüne tanıklık etmiş ve maruz kaldığı biber gazı ve tazyikli su nedeniyle fenalık geçirmiş, yerlerde sürüklenmiş binlerce insandan biri olarak, sizi gerçekleri çarpıtmakla itham ediyorum Vali bey! Gerçekleri çarpıyorsunuz. 1 Mayıs’ın marjinali siz ve İstanbul polisidir.

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, 1 Mayıs’ta İstanbul’da yaşanan devlet şiddetinden sonra düzenlediği basın toplantısında “marjinal” grupları suçladı. Valiye göre marjinal gruplar kendini göstermiş, hatta bir marjinal grup üyesi kendi attığı taş ile kendini yaralamış ve marjinal gruplar polise karşı direnmiş.  Vali Mutlu’ya göre bugün İstanbul’da yaşanan kaosun ve devlet şiddetinin sorumlusu marjinaller imiş.

Öncelikle Valinin marjinal söyleminin kendisi marjinaldir. “Marjinal” ithamı muhalifleri yaftalamak, ötekileştirmek ve kriminalize etmek için kullanılmakta. Siz valisiniz, valisi olduğunu kendin bütün yurttaşlarının haklarını gözetmekle yükümlüsünüz. Ne hakla sizden farklı düşünenleri, hükümete itiraz edenleri “marjinal” olarak suçluyorsunuz. Bu demokratik değil, çoğunlukçu bir anlayışın, otoriter bir zihniyetin sonucudur. Demokratik protesto hakkı en temel haklardan biridir ve bugün on binlerce insan bu hakkı kullanmak istedi.

Kimler mi vardı bu hakkı kullanmak isteyenler arasında? Dünyanın en büyük işçi örgütü Uluslararası Sendikaları Konfederasyonu Genel Sekreteri SharanBurrow vardı. 1 Mayıs’ta Taksim’de olmak için Türkiye’ye gelmişti. Marjinalliğinize tanık oldu. Twitter ile bütün dünyaya izlenimlerini yazdı. Bu marjinal izlenimleri okumak isterseniz sayın Burrow’un“marjinal twitlerine bakın. Siz de yaygın bir twitter kullanıcısınız ya…(twitter.com/SharanBurrow).

Marjinallerle devam edelim Sayın vali. Taksim’de miting yapılmasında ısrar edenler arasında Türk-İş, DİSK, KESK ve Hak-İş vardı marjinal onlar mıydı? (Bu arada neden sadece Hak-İş’e Taksim’e çıkma izni verdiniz ve ayrımcılık yaptınız?) Yıldız yokuşunda binlerce işçi, çalışan ve sendika üyesi vardı. Deri işçileri, hava işçileri, belediye işçileri, öğretmenler, sendikacılar oradaydı. Türk-İş’e bağlı sendikaların yöneticileri vardı, KESK yöneticileri vardı. Marjinal onlar mıydı?  Şişli’de DİSK yöneticileri, milletvekilleri ve ITUC genel sekreteri vardı, Taksim’de kutlama yapmakta ısrar ediyorlardı. Marjinal onlar mıydı? CHP’liler vardı marjinal onlar mıydı? ÖDP, Emek Partisi gibi yasal partiler, Halkevleri gibi yasal dernekler vardı marjinal onlar mıydı? Siz ne hakla temel haklarını kullanmak isteyen insanları marjinal olarak niteliyorsunuz.

1 Mayıs’ta bu saydıklarımı gaza boğdunuz, hem de şimdiye kadar kullanılanın en şiddetlisinden ve en etkilisinden. Ellerinde bayrakları ve flamaları vardı. Barışçı bir şekilde Taksim’e yürümek istediler sadece. Üzerlerine öldüresiye gaz sıktınız.  O kadar ki Beşiktaş meydanda  emniyet güçleri ile konuşarak kısa bir konuşma yapıp dağılma konusunda anlaşanların üzerine, dağıldıkları halde acımasızca gaz sıktınız. Sonra da marjinal gruplar bilye atmış taş atmış klişelerine sarılıyorsunuz. Önce İstanbul sokaklarındaki binlerce boş gaz mermisi kovanına bakın. Can havliyle sallanmış üç beş bilye ve taşı gerekçe göstererek bugün İstanbul’da yaşanan polis terörünü aklayamazsınız. Basiretsiz davrandınız Vali bey.

Marjinallik ise bunun bütün örneklerini verdiniz 15 milyonluk bir kentin temel kamu hizmetlerinden birini felç ettiniz. Bir hukuk devletin hiç bir kamu idarecisi keyfi olarak bir kentin kamu hizmetini durduramaz. Hukuksuz bir işlemle kamu hizmetini engellediniz. Seyahat özgürlüğünü engellediniz. Şehri berbat yönettiniz.

Türk-İş, DİSK, KESK ve Hak-İş dahil bütün işçi örgütlerinin ortak talebi olan Taksim kutlaması konusunda hiçbir esneklik göstermeyerek marjinal davrandınız. Türkiye’nin en büyük meslek örgütü olan TMMOB alanın güvenliği konusunda olumlu görüş ortaya koydu bunu dikkate almadınız. Güvenlik evhamlarınızla  barış içinde geçebilecek bir gösteriyi şiddete buladınız. Restleşme söylemleri koftur. Sendikalar doğal olanı, temel bir hakkı kullanmayı istediler. Resti siz çektiniz, devletin gücünü gösterdiniz. Sendikaların alandan yürüyerek geçme önerisini dahi dikkate almadınız. En marjinal tutumu aldınız: Yasakçılık. İstanbul 1 Mayıs’ta sizin marjinal yasakçı tutumuz nedeniyle bir kaos yaşadı, otoriter rejimlerde rastlanabilecek manzaralara tanıklık etti. Orantısız gücün daniskasını kullandınız.

Vali bey 1 Mayıs’ta en marjinal, en kabul edilemez yöntemleri kullandınız: Yasakçılık, rest çekme ve devlet terörü. Oysa 2011 ve 2012 1 Mayısları göstermişti ki, devlet marjinal yöntemler kullanmazsa 1 Mayıs barış içinde kutlanabiliyor.

Siz en iyisi, özür dileyip istifa edin Vali bey!

Diğer yazıları

40. yılında Çernobil ve nükleer meselesi – Bayazıt İlhan

Yaşanan en büyük nükleer felaket olan Çernobil Nükleer Güç Santrali kazasının üzerinden tam...

Palantir’in ‘teknolojik cumhuriyet’ manifestosu üzerine – Mahir Ulutaş

2003 yılında Peter Thiel tarafından kurulan, merkezi Silikon Vadisi’nde...

Çernobil’in 40. yılı – Mehmet Horuş

Çernobil nükleer felaketinin üzerinden 40 yıl geçti. Her yıldönümünde...

Macaristan ve Biz: Orbán’ın Yenilgisi üzerine Düşünceler – Fabrizio Burattini

Sonuçlar artık kesinleşti. Katolik muhafazakâr Peter Magyar, Viktor Orbán’ın...

Emperyalizmin krizi – Ümit Akçay

ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026’da İran’a karşı başlattıkları...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,970TakipçilerTakip Et
820AboneAbone Ol

Son eklenenler

Kapitalist ‘yaratıcı yıkım’ ve İran savaşı – Volkan Yaraşır

Savaşlarla kapitalist krizler arasında diyalektik bir ilişki vardır. Bu...

Hafta sonu “şekerleme gibi” haberlerden seçkiler! – Özkan Yıkıcı

Son günlerde Türkiye, K. Kıbrıs dolmuşları iyi iş gördü....

Hrant Dink ve Urfalı Hacı Halil’in anısına – Taner Akçam

23 Nisan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş günü, çocuk bayramı olarak...

40. yılında Çernobil ve nükleer meselesi – Bayazıt İlhan

Yaşanan en büyük nükleer felaket olan Çernobil Nükleer Güç Santrali kazasının üzerinden tam...

Annan Planı üzerine birkaç kelime – Özkan Yıkıcı

Yeniden bir yıldönümü makalesi yazmaya başlıyorum. Dünkü yazımda da...

Yıldönümleri havuzundan seçkiler – Özkan Yıkıcı

Bugün Yirmi Üç Nisan... Önemli tarihî günlerin de yaşandığı...

Çernobil’in 40. yılında: Nükleer belaya karşı hafıza ve mücadele – Ecehan Balta

25 Nisan 2026 Cumartesi günü Sinop’ta, Nükleer Karşıtı Platformun...

Diplomaside distopya dönemi ve Türkiye! – Hediye Levent

İran-Amerika-İsrail savaşı zaman zaman sakinleşse de asla durmayan depremlerden...

Canlı yayın