arşivhaberKıbrıs’a ilginin nedeni anlaşıldı - Ferai Tınç - Hürriye

Kıbrıs’a ilginin nedeni anlaşıldı – Ferai Tınç – Hürriye

BUGÜNE kadar, dünyanın çeşitli yerlerindeki toplantılarda Türkiye’nin Kıbrıs’a ilgisinin nedeni hep gündeme gelir.

Türkiye’yi Ada’da işgalci güç olarak niteleyenlerin aksine Türk tarafı, Ada’daki varlığını izah ederken, “Kıbrıs Türklerinin özgürlük ve güvenliklerini korumak” olarak gösterir.

Türklerin Ada’da azınlık konumuna düşürülmesine karşı çıkılır, “Çünkü geçmişte azınlık olmanın ne anlama geldiği görüldü, Türkler gettolara hapsedilmeye çalışıldı, yok edilmek istendi” diye söze başlayarak, iki tarafın da kabul edeceği bir çözümden sonra Türk askerinin zaten Ada’da kalmayacağı güvencesi verilirdi.

Ama artık bunlar anlatılmayacak herhalde.

Başka şeyler söylenecek.

Çünkü Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Ocak sonunda sendikaların KKTC’de düzenledikleri genel grev sırasında taşınan bazı pankartlara kızdı.

O pankartlar Türkiye’ye karşıydı.

Ama böyle gösteriler KKTC’de hep oldu.

Annan Planı süreci öncesinde ve o dönemde (AKP sürece destek vermişti) bazı sivil toplum kuruluşları Türkiye’ye karşı mitingler düzenlediler. Pankartlar taşındı, karşıt sloganlar atıldı.

Ama Türkiye’nin hiçbir başbakanı ya da üst düzey bir yetkilisi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın söylediği o sözleri sarf etmedi.

Eleştiriler oldu, o kişiler hainlikle suçlandı ama bütün Kıbrıs Türk halkının üzerine bir hamlede “besleme” damgası vurulup, aşağılanmadı.

BUNDAN sonra Kıbrıs’ta çözüm süreci ile ilgili tartışmalarda Kıbrıs Türk halkının haklarından, güvenliğinden filan söz edilmeyecek.

Çünkü esas mesele Türkiye için o değilmiş.

Başbakan Erdoğan, Kıbrıs’ın Türkiye açısından öneminin “stratejik” olduğunu söylüyor.

Türkiye’nin çekilmesini isteyenlere, “Türkiye buradan çek git diyor. Sen kimsin be adam. Şehidim var, gazim var, stratejik olarak ilgiliyim. Kıbrıs’ta Yunanistan’ın ne işi varsa, Türkiye’nin Kıbrıs’ta stratejik olarak o işi var. Ülkemizden beslenenlerin bu yola girmesi manidardır. Biz destekliyoruz, bunun karşılığı olması gerekmez mi” diye haykırıyor.

Tarihte bu kadar samimi bir itiraf var mıdır, bilemiyorum. İngiltere Hong Kong’tan çekilirken bile bu kadar “içten”, bu kadar “şeffaf” olamamıştı.

KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile ilgili sözler de yenilir yutulur gibi değil.

Yönetimi duyarsız bulan başbakan “benden randevu istiyor, çağırıp kendisiyle konuşacağım, soracağız” diyor. Ne diyecek merak ediyorum. Nasıl bunlara izin verdiniz mi? Neden yasaklamadınız mı? Hepinizin dosyası var ayağınızı denk alın mı?

Hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti diyeceksiniz. Orada bağımsız bir varlığın bulunduğunu uluslararası platformlarda savunacak ve haklarının gözetilmesini isteyeceksiniz;

Avrupa Birliği’nden, Kıbrıs ile “doğrudan ticaret” yapmasında ısrarcı olacaksınız;

Sonra da “çağırıp sorarım, beslemeler, adama bak çık git diyor, benim ilgim stratejik” diye aynı konuşmanın içinde içinizi döküvereceksiniz. Bitmedi, bu stratejik ilgi için iyi de para verdiğinizi açıklayacaksınız.

Üstelik de bu konuşmayı, Birleşmiş Milletler çözüm için devredeyken ve çözüm istemeyen taraf kimdir, kim değildir içerikli bir raporu da kaleme alacakken yapacaksınız.

Rumlarla anlaşmakla suçlanan halkı böyle aşağılayıcı biçimde hedefe oturtarak, Rumların yüzünde güller açtırabilirsiniz. Beni ilgilendirmez.

Ama vergilerimizle gerçekleşen bu “besleme” işinin stratejik gerekçesini mutlaka daha açık, net biçimde öğrenmek isterim. Değer mi değmez mi?

Diğer yazıları

Umud’un yeri – Halil Paşa

Halil Paşa'nın Havadis Gazetesi eki Poli Dergisinde yayınlanan yazısıDükkanın...

DAÜ BİR-SEN’den DAÜ çalışanlarına açık mektup

DAÜ BİR-SEN Eş Başkanları Buğu Sümen Cohar ve Kazım...

Yasa gücünde kararname çıkarma yetkisi ve sınırları – Mehmet Öner Ekinci

Hukukçu-ve Emekli Meclis Genel Sekreteri olan Mehmet Öner Ekinci’nin...

Seçici hafızalar – Omar Robert Hamilton (Mada Masr)

Ne Muhammed Mursi ne de Mısır ordusu taraftarıyım. Kendimi...

Siyasi Partiler Ledra Palace’ta görüştü

Bazı Kıbrıs Türk ve Rum siyasi partiler rutin toplantıları...
4,442BeğenenlerBeğen
1,526TakipçilerTakip Et
3,959TakipçilerTakip Et
833AboneAbone Ol

Son eklenenler

Çin konusu sessizce ama yükselen yel gibi – Özkan Yıkıcı

Dünyada hissedilirken Orta Doğu kaynıyor. Bazen sıcak savaşlar, bazen...

Siyaseti senaryolarla düşünmek – Kemal Can

Kimin bedduası tuttu bilinmez ama “acayip zamanlarda” yaşadığımız kesin....

Erdoğan’ın ‘iç cephe’ füzesi: Yıldırımhan! – Yusuf Karadaş

Erdoğan ve Saray rejiminin ekonomide ve iç politikada hedeflerine...

Tam bir “Truva Atı” operasyonu… – Hasan Kahvecioğlu

3 Mayıs; 1991 yılından beridir dünyada “Basın Özgürlüğü Günü”...

Meyhanede Devrim – Şener Elcil

Çok değer verdiğim bir arkadaşım, beni arayarak bir grup...

Çöp (atık) veya kendi pisliğinde boğulmak – Fikret Başkaya

‘Gerçeği söylemek devrimci bir eylemdir’Antonio GramsciYüzleşmek zorunda olduğumuz sosyal...

Çernobil’in 40. Yılında: Gezegen Nükleer Sevdasını Hâlâ Taşıyabilir mi? – Fatoş Negiş

İnsanlık âleminin nükleerle ilişkisi adeta ölümcül bir sevda. Çernobil...

Lübnan saldırıları ve sessiz dünya ikilemi – Özkan Yıkıcı

Herkes daha çok İran’la olan savaşa odaklandı. Şimdi de...

Canlı yayın