YKPYKP'nin açıklamalarıYKP, son külliye tartışmasını değerlendirdi: TARİKATLAR HER YERDE

YKP, son külliye tartışmasını değerlendirdi: TARİKATLAR HER YERDE

YKP Yürütme Kurulu’nun son Külliye konusundaki değerlendiresi şöyle:

Haspolat yakınlarında külliye yapımına başlandığı haberleri geçen hafta gazetelerde yayınlandı.

Türkiye’de son dönemde yayınlanan kitaplar, mahkeme tutanaklarına giren istihbarat raporlarını yayınlamakta. Bu raporlarda dikkat çeken unsurlar…

Bazı cemaatlerin özellikle bir takım Külliye’leri ‘ana karargah’ olarak kullandıkları yazılmaktadır. Bunlar yalnız Türkiye’de değil, dünyanın çeşitli yerlerinde geçerlidir. Örneğin Süleymancılar’ın New York’taki Fatih Camisi ve Külliye’sini ana karargah olarak kullandığı Ergenekon iddianamesi eklerinde bulunan Genelkurmay Başkanlığının Mayıs 2002 tarihli raporunda yazılmaktadır…

Külliye ve Camilerin hızla tarikatların kontrolüne geçmesi üzerine Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanlığı, 1998 yılında “camilerin ibadete açılışı ve yönetiminin devralınmasıyla” ilgili hazırlanan bir tüzük çıkarmıştı ama AKP hükümetleri döneminde Türkiye’deki birçok Cami’nin ve Külliye’nin yeniden tarikatların kontrolüne geçişine göz yumulmaktadır.

Böylesi gerçekler dururken Lefkoşa’dan, yerleşim yerlerinden uzak bir yere Külliye yapılması ve bunun mali kaynağının şeffaf olmaması bunun da arkasında bir tarikatın olduğunu düşüncemizi güçlendirmektedir.

Yapacak olan Kıbrıs İlim Ahlak ve Sosyal Yardımlaşma Vakfıymış! Örneğin yukarda anılan rapora göre Kadir Tarikatı faaliyetlerini İlmi Araştırmalar Vakfı, Nakşibendi tarikatlarından biri ise faaliyetlerini İlim, Kültür, Sanat Vakıfları çerçevesinde sürdürmekteymiş!

Bu nedenle bu Külliye’nin de bir tarikatın ana karargahı olacağını düşünmemizi gerektirecek bir çok emare söz konusudur.

Zaten herkesin bildiği, birçok kitaba, rapora ve yazıya da konu olan Gülen Cemaati, eğitim kurumları üzerinden yaygınlaşmaktadır. Onun izlediği Nurculuk tarikatı da benzer şeyleri yapıyor.

Gene TC Genelkurmayının hazırladığı 2001 yılındaki raporda Gülen Cemaatinin Kıbrıs’ın kuzeyinde 2 eğitim ve dil merkezi yazılmaktaydı… O günden bugüne Gülen Cemaatinin Kıbrıs’ın kuzeyindeki faaliyetleri arttı. Doğa Koleji’nin Gülen Cemaatine ait olduğunu defalarca yazıldı, ışık evleri denen öğrenci yurtları da Gülen Cemaatine ait. Bunun yanında birçok dershanenin de Cemaatlerle bağlantısı var, cemaatlerin eğitim kurumları ile ilişkileri de gene Türkiye’deki davaların iddianamelerine giren istihbarat raporlarında geçmektedir.

Zaten Küçük Kaymaklı hali hazırda bir ‘dershanenin’ inşaatı bu çerçevede sürmektedir.

Birçok konuda tarikatlar Türkiye’de bu metotları sürdürmektedir. Geçen hafta Kuğulu Park içine kermes açıldı ve adı da talebelere yardım… Yukarıdaki raporlara girdiği hali ile Süleymancılar “Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Dernekleri Federasyonu”nu da kullanarak örgütlenmektedir.

Yani Kıbrıs’ın kuzeyinde birden fazla tarikat cirit atmaktadır. Her yanımızı tarikat sarmış durumdadır.

Külliye tartışmasını bu çerçevede değerlendirmek gerek. Sorun yalnız Fettullah Gülen veya bir iki tane daha tarikat değil, tarikatların resmi kurumlar üzerindeki etkileridir de…

Gene Türkiye’deki mahkeme tutanaklarına da girdiği hali ile Gülen Cemaati 25 milyar dolarlık bir sermayeyi kontrol etmektedir. Bu mali yapı ile ilgili ise hiçbir şeffaflık yoktur.

Kıbrıs’ta da benzer durum sürmektedir. Bir anda Kıbrıs’ın kuzeyinde iki tane doğa koleji açılması üzerindeki tartışmalar henüz kapanmadı. Bu sermaye nerden gelmektedir?

Ülkede ciddi bir ekonomik kriz olmasına rağmen Külliye inşaatı başlatıldı, bunun sermayesi nerden gelecek? Küçük Kaymaklı’da okullara yakın bölgede inşaatı devam eden kendi deyimleri ile, ki dil sürçmesi olarak ‘düzeltseler’ de gene de asıl niyetlerine ortaya koyması açısından anlamlı idi, medrese inşaatı ya da dershane inşaatı hangi mali kaynakla sürmektedir?

Aslında bunların cevapları yoktur, bunların açıklaması ‘hayır’ işleridir… Ancak teknik olarak özgürlüklere engel olunsun demek istemiyoruz. Bir ülkenin başka bir ülkeden veya kişi/kurumdan kaynağı belirsiz büyük paralarla siyasi etkileri olacak işlere kalkması ve gizli tutulan nüfuz sonucu kimliği bile sorulmadan yani yasal olarak kurulup ortaya çıkmadan inşa ve çalışma izni alabilmesi kabul edilemez. Nitekim külliye yani okul açmaya yetki alması ve bunun yasaya ters olması korkutucudur. Türkiye’de İslamcı ve kindar gençlik yetiştirme tartışmaları da buna ayrı boyut katmaktadır. Tehlike bol paralarla beyin yıkamadır, devletin taze beyinleri koruyucu önlemler alması uyuşturucuya karşı önlem almak gibi bir görevdir.

YKP, Kıbrıs’ın kuzeyini tarikatların örümcek ağları ile sardığına dikkat çeker, buna karşı tüm kesimleri mücadeleye çağırır…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Diğer yazıları

4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
966AboneAbone Ol

Son eklenenler

Şener Elcil yazdı: Büyüklere Ninniler

Yüzyıllar boyu devam eden emek-sermaye çelişkisine dayalı iktidar kavgası,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıbrıs gerçeklerinden Gröland anlaşması

Yeniden belirtmekte fayda vardır: Her araştırmacı mutlaka bulunduğu coğrafyanın...

Özkan Yıkıcı yazdı: Almanya eyalet seçimleri yapıldı

Bizde hariç, epey dünya kesiminin konuştuğu Almanya eyalet seçimleri...

Kıvanç Eliaçık yazdı: Devlet, sınıflar ve Poulantzas

Hayır, Karl Polanyi değil. Nikos Kazancakis hiç değil. Bahsettiğimiz...

Gıbrızlıca Konuşan Gıbrızlılar Birbirlerini Sever?

“Gıprızlıca gonuşan Gıprızlılar biribirlerni sever?” gibi saşma bir soru...

Fehim Taştekin yazdı: Suudileri kurtarmak!

İran’dan sonra Yemen savaşı, çağın savaş baronlarına ders vermeye...

Ümit Akçay yazdı: COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Riskler Raporu, çarpıcı bir çelişkiye...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD demokrasisi ve İran savaşı

Kant “Mutlak monark nedir? ‘Savaş olmalı’ diye emrettiğinde, savaşın...

Canlı yayın