yaklaşımlarAlpay DurduranSiyaset laf ebeliği değildir – Alpay Durduran

Siyaset laf ebeliği değildir – Alpay Durduran

durduran2Yaşadığımız ortamdan etkilenmemek olanaksızdır. Konu ele aldığımızda konunun tüm unsurlarını ele almayı becermeye kalksak zaman yetmez. Onun için birçok unsuru dışarda bırakır ve sonuca varmak zorunda olduğumuz için ele almadan keseriz. Bıraktığımız boşluğu doldurmak için hazırda olan laf ebeleri devreye girer ve üstüne atlarlar. Meclisin yetkilerinin demokratik parlamento standardına uymadığı anlatmak için konuşurken bugünkü yetki ve olanaklarıyla milletvekilliği bir anlam ifade etmez dedim diye hemen üstüne atlayan bir milletvekilinin lafımı ağzıma sokmak için döktüğü dilleri unutmam.

Ancak o anda mecliste başkanın ve sağlık bakanın da katıldığı bir süreçte geçici bir komite kurulması ve sağlıkla ilgili reform yasalarının görüşülmesi girişiminin tepkileri haberlerde ön sırada idi. Hükümet yanlısı partilerin üyeleri ve meclis başkanı işi ilerletmişlerdi. Doğal olarak konu özel bir komite kurulması olduğu için tüm partilerin olduğu divanda konuşulmalıydı.

Koro hemen harekete geçti. Hükümetten izin alınmadan böyle bir girişim yapılamazmış. Başbakanın haberi yokmuş, parti başkanlarının haberi yokmuş falan filan… Hükümetin haberi olsun tabii ki ama mecliste bir iş yapmak için hükümetten veya bir partinin başkanından izin istenmesi o meclisin hükümetin emrinde olduğunu gösterir. Nitekim içtüzükte de hükümette bir sorun varsa meclis hükümetten izin almadan karar vermez kuralı vardır. Ayıbın büyüğü şu ki bunu onaylayan da meclistir.

Halkın ve uyanık olsa muhalefetin hemen sesini çıkarıp protesto etmesi gerekirken tam tersine iktidarın zaafının bir göstergesi olarak başbakanın olan bitenden haberi olmamasını işlemesi, esas karar organı olan meclisin kimseden izin almaya ihtiyacı olmadığını söylemesi gerektiğini anlamadığını gösterir. İcraat için yasa ile yetki verilmediyse icraat olamaz ilkesini savunması gerekirdi. Halkın ne dediği belli değil görülse de medyada o girişimi bu açıdan ele alanın olmaması halkın da umursamadığını kanıtlar.

Böyle bir mecliste demokratik meclis nitelikleri aramak boşuna olur. Ta ki içtüzüğü değiştirip yetkilerini alsın ve gerçekten yasalarına sahip çıkarak akıbetlerini sürekli izlesin. Özel hastaneler yasasını yapan bir meclis yıllar sonra yasanın emri olan tüzüklerinin yapılmadığını onun yasadışı kürtajları haberlerde görünce mi öğrenmeliydi?

Demokratik parlamentolarda yasaları izleme sürekli iş olarak görüldüğü için sürekli komite vardır. Yasa var da tüzük yok diye bir haber çıkarsa o komitenin üyesi vekiller de hesaba çekilenler arasına girerdi. Anayasada yasasını yapın dediği yasaların hala çıkarılmamasını da içine sindirmek nasıl olur? Onun da hesabını sormak halka ve medyaya düşer. Siyasi partilerden meclise giremeyenlere de sivil topluma da düşer.

Ben bunları yazdım diye sağlık yasa taslaklarını gördüm de desteliyorum sanılmasın. Tam tersine bir taslak hazırlanırsa provasının da yapılmasını ve tüzük taslaklarıyla beraber meclise gönderilmesini, yanlarında da ilgililerin görüşlerinin ve değerlendirilmelerini isterim.

Meclis dediğin demokrasinin en önemli organıdır. Halkın temsilcileri ve onu izleyen medya ve sivil toplum görüşleriyle bir çiçek açtırır ve bin düşünce çatıştırır. Yoksa karar organlarına ulaşmayan düşünceler istiareye yatmaktan farksız olur.

Meclis üyesine kimse emir vermek veya telkinde bulunmak yasaktır olmalıdır diyen Avrupa Konseyi kararını düşünün. Örgütlü çalışmayı emir kumanda zinciri olarak kabul etme kültürümüzün parçası olduğu için içimize sindiremiyoruz ve meclisin hükümetin emrine sonra da partilerin güdümüne girmesine normal diye bakıyoruz. Temelden yanlıştır.

Bu demek değildir ki milletvekili sıfır yetkilidir. Tam terine onların yetkili olduklarını biliyorum ve daha çok yetki ve olanaklarla donatılmalarını yani kendi kendilerini donatmalarını istiyorum. Onun için yetkilerini sıfır gibi göstererek uyarıcı olmak istiyorum.

Trafikteki durum konusunu ilgili komitenin çoktan içtüzüğün benim önerdiğim maddesini işleterek incelemesi gerektiğine inanıyorum. Nasıl olur da geniş yollara para bulurken izlenmesine değer verilmez anlayamam. Yeni yeni yollar yapılıyor ama eskilerine göre çok daha düzenli donatmak için para harcanmıyor diye hayıflanıyorum.

Koca bir site yapılmasına izin veren sistem ona ulaşımı düzenlemek için harekete nasıl geçmez. Nasıl olur da geniş yolun kavşaklarına çağdaş işaret ve aydınlatma gibi gereklilikler yerleşime izin vermeden trafiğe açılır?

Şunun şurasında elli yılda bu ülkenin yol ve binaları yapıldı. Arabalar çoğaldı ve trafik ileri bir istatistik konusu oldu. Dünyanın bizden önce bu yollardan geçenlerin deneyimlerinden yararlanmak çok kolay… Bilgi birikimi çok fazla… Alt yapı tamamlanmadan inşaat yapılamaz ve yapılan iskâna açılamaz! Yoksa felaket kapıdadır. Ülke ağır bir masrafla karşılaşır ve yerleşim yerleri tehlikeli hale gelir. Bunu gelişmiş ülkeler yaşadı ve büyük paralar harcayarak düzenleme yapıp kurallarını koydu. İsteyen bu bilgilere hemen ulaşır ve düzenlemelerle ilgili uzman yardımı alabilir. Aramızda da uzman insanlar gelişmiş ülkelerden aramıza geldiler ve konuşuyorlar.

Suçlu ayağa kalk desek ve kalksalar orman gibi ayakta çok kişi bulunacaktır. Canımız gene yandı. Bir yavrumuzu yitirdik. Hesabını verin diyeceğim ama kim soracak? Reform deyip trafiği bir merkezde toplamayı çare diye yutturmak için yasa önerdiler. Trafik ile ilgili olmayan bakanlık da yok, olanların sayısı da yüzleri bulur. Bunların ilişkilerini kim nasıl düzenleyecek ki reform olacak!

Düzen işlese durmadan artan trafik cezalarının ve hız kameralarının ne işe yaradığını değerlendiren raporlar elimizin altında olurdu. Trafikte hız kameralarına atılan para yerine, kavşakları ışıklandırmayı tamamlamak, trafik ışıklarını senkronize, kavşakları ve yolun eğimlerini ıslah etmek için para harcamış olaydık daha iyi olmaz mı idi diye hesap yapabilirdik.

Suçluların suçlu olduğunu bile anlayamadığı bir düzene hapsolduk.

Laf yapma sanatı tamam da gerisi bir çıkmaz.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Yönetimin tek cinsi kabul edilir: DEMOKRASİ – Alpay Durduran

Yönetimin tek cinsi olması kabul edilir. Diğer cinsler tarih...

Gerçekte devletimiz varmış! – Alpay Durduran

Gerçekte devletimiz var. Onun uğruna ölünecek kutsal bir halka...

Demokrasi ve sorunları halkın karşısında – Alpay Durduran

Seçimler oldu ve sınav devam ediyor. Oylar dağıtıldı ve...

Devlet suçluyu koruyamaz her an suçu soruşturmaya hazır olmalıdır – Alpay Durduran

Halkı kandırıp yasal boşluklardan bahsedilirse biliniz ki sorumluluktan kaçanlar...

Demokrasiye ters gelişmeler – Alpay Durduran

Demokratik yolla seçilmiş gibi yapılan ve hükümet kurma çalışmaları...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,917TakipçilerTakip Et
913AboneAbone Ol

Son eklenenler

Yücel Özdemir yazdı: Ukrayna ve İran’da son sözü kim söylüyor?

Ukrayna ve İran savaşlarının kısa sürede bitme olasılığı her...

Ecehan Balta yazdı: İklim finansmanı mı borçlandırma rejimi mi?

İklim krizi artık geleceğe ilişkin bir ihtimal değil. Kuraklık,...

Taner Akçam yazdı: İki büyük dalga depremleri ve yeni cumhuriyetin ayak sesleri

Cumhuriyet tarihi, Osmanlı’nın geç döneminde başlayan ve cumhuriyette de...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tetiklenen savaş alanı ve Mısır oyuna doğru

Belli ki genel Amerikan Ortadoğu projesi sıkıştı. Üstelik Trump...

Mustafa Çıraklı yazdı: Guterres’in Ardından: Çözüm diplomasisi de değişmeli mi?

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyareti, büyük ölçüde...

Hediye Levent yazdı: Boğaz savaşları ve uçurumun eşiğinde bir kıta!

Hürmüz Boğazı’ndaki öngörülemez gidişata ek olarak yenilerde Bab El...

Kavel Alpaslan yazdı: ABD’liler emekli olmak için Vietnam’a gidiyor: Gerekçe ucuz sağlık

Vietnam, ABD’liler için uzun yıllar ‘savaş hezimetiyle’ anıldı. Şimdiyse...

Metin Yeğin yazdı: Bir komün belediye

İspanya’nın komün belediyesi Marinaleda’daydım. Zeytin ağaçlarının arasından zeytinyağı fabrikasına...

Canlı yayın