yaklaşımlarAlpay DurduranÖyle bir düzen olabilir mi ki kendi kendini temizlesin – Alpay Durduran

Öyle bir düzen olabilir mi ki kendi kendini temizlesin – Alpay Durduran

Halimizin perişan olduğu herkesçe görülüyor. Seçim olsa gene UBP’ye oy verecek olanlar bile kabul ediyorlar ki iyi idare edilmiyoruz. Ancak bazıları bunun doğal olduğunu çünkü aç ruhluların bol olduğu ülkemizde daha iyisini yapacak biri yoktur.

Bu tür lafları “ne yani sizin alternatifiniz daha mı iyi” diye bir iddiaya bağlayanlarla hep karşılaştık. Kimi alternatif diye sunsanız size ben inanmıyorum derler ve seçimi siyasi bir maç gibi görürler. Sizin bir görüşünüz var da dikkate alınmadı mı diye sorarlar ve kendi menfaatlerini korumak için oy kullanır ve oy taşırlar.

Aslında düzen kendi kendini temizleyecek şeklide kurulabilir ve şahsi çıkarları denetlemek olan insanların yetkili olmasına izin veren bu sistem ıskartaları ayıklar. Zaman içinde ayıklamalarla başarılı olanlar üstte kalır, yolsuzluk yapmak gizli iş haline gelir ve sürekli izlemelerle yakalananlar caydırıcılığı sağlar. İyilerin ödüllendirildiği göz önünde durur.

Tarihe bakarsak, örneğin yükselen ve düşen büyük güçler tarihinde Kennedy yükselme devrinde o güçlerin temiz bir kamu yönetimi sahibi olduklarını ve yükselmelerini izah edecek başka bir kural görülmediğini söyler. Makyavel meşhurdur. Onun kitaplarında da yükselme devri Osmanlısının özelliği olarak devlet görevlilerinin namusluluğunu vurgulanır. Ona göre o çağ Avrupa’sında babası asil olanların devlet yetkilisi olmasına karşın Osmanlıda başarılı olanların yetki elde ettikleri görülür ve bu başarılarının sırrıdır, dürüstlükleri de yükselmeleri için ön koşuldur. Menfaatten uzak olmayana yükselme devrinde yer yoktur. En çok idareye katkı yapan Yeniçerilerin para taşımaları bile ayıptır, pazarlık bile yapmadan alış veriş yaparken kendileri para konuşmasın diye vekilharç ödemeleri yapar. Çünkü çarşı, fiyat ve kalite denetimi de yeniçeriye emanettir.

Bunların arkasından birkaç yüzyıl sonra idarede bozulma ve gerileme başlar. İdari ilimler gelişince asillerin gittiği yerine liyakat sisteminin geldiği, hat personeli ile kurmay personelinin ayrıldığı ve başarı göstergeleri ile her kişinin kendinin değil işinin değerlendirildiği görülür.

Öyle bir sistem kurulur ki sistem kendi kendini denetler.

Bizde bu tür bir sistemin bazı kurumları vardır. Örneğin belediye meclisi içinde muhalefet olması sağlanmıştır. Onun için halk denetim olduğunu sanır. Amma muhalefet üyeleri yasanın kendilerine verdiği yetkileri kullanmaması için engeller olduğunu gördüğü halde çare aramamışlar, uzun yıllar belediye meclisinin görev yetkilerinin tüzükle düzenleneceğini amir olan yasanın uygulanmasına çalışmamışlardır. Seçimlerde bunu anlatıp da tüzükle yetki kazanmalarını istememişlerdir. Yıllar sonra çıkan tüzüğü de okuyup gereğini uygulatmaya çalışmamışlar, eksikliklerini de eleştiri konusu yapmamışlardır. Lefkoşa belediyesi batarken ellerinde batışın tablosunun olmamasını yadırgamamışlar ve bilgilerini halkla paylaşmamışlardır.

Muhalefetin bulunması katılımcılık ilkesinin uygulanmasıdır ama eksik olunca sonuç vermiyor.

Muhalefetin iktidar olduğu belediyelerde de meclisleri işlerine karıştırmak istemeyen başkanlar kendi arkadaşlarına bile bilgi akışını düzenleyen bir tüzük çıkarma için çalışmamışlardır. Artık muhalefetin iktidar olduğu devirlerin de yıkımı getirdiği konuşuluyor.

Mebuslar meclisi de ayni durumdadır. Mebusların elinde devletin borç ve yükümlerini tam olarak gösteren bir rapor yoktur. Türkiye yardım verirken artık borç ve yükümleri bilmek istiyor ve önlemler alıyor. Ancak yasadışı olarak borçlanmayı önleyici bir sistemi o da kurduramıyor. Kurdurabilse Türkiye’de kurdururdu.

Nedeni bellidir. Usulsüzlükleri izleyecek ve menfaati usulsüzlükleri saptamak olan kurumlar tamam değildir. Kurmay sınıflar yoktur. Hat personeli olan şef ve müdürlere denetleme görevini daha ayrıntılı bildirmek yetmemiştir. Kurmay organlar tamam değildir. Sayıştay kurmay hizmeti verir. Bu hizmetin sonucu elektrik kurumundaki durumu ortaya sermiştir ama raporlarının gereğini yapacak görevli yoktur. Polis kendini görevli saymıyor. Belediyede yolsuzluk olduğu ve bizi borç içine attığı Sayıştay tarafından ortaya serilmiştir. Bundan sonra yağmurlu mevsim sonu harap olan yollara bakacak para bulunamayacak ama borçtan da kurtulamayacağız. Belediye sineği yağını çıkarmaya çalışacak ve yeni yeni vergi dışı para toplamaya çalışacaktır. Zaten çok yüksek olan vergi dışı gelirlerin ve yeni borçlanmaların ufukta olduğu bellidir.

Gene de inanmamız gereken öyle bir sistem kurulabilir ki kendi kendini temizler ve başkanlara hapishane yolları görülür.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Yönetimin tek cinsi kabul edilir: DEMOKRASİ – Alpay Durduran

Yönetimin tek cinsi olması kabul edilir. Diğer cinsler tarih...

Gerçekte devletimiz varmış! – Alpay Durduran

Gerçekte devletimiz var. Onun uğruna ölünecek kutsal bir halka...

Demokrasi ve sorunları halkın karşısında – Alpay Durduran

Seçimler oldu ve sınav devam ediyor. Oylar dağıtıldı ve...

Devlet suçluyu koruyamaz her an suçu soruşturmaya hazır olmalıdır – Alpay Durduran

Halkı kandırıp yasal boşluklardan bahsedilirse biliniz ki sorumluluktan kaçanlar...

Demokrasiye ters gelişmeler – Alpay Durduran

Demokratik yolla seçilmiş gibi yapılan ve hükümet kurma çalışmaları...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
969AboneAbone Ol

Son eklenenler

Fehim Taştekin yazdı: Yemen savaşının gizlenemeyen ortakları

Yemen’e karşı Suudi koalisyonunun utangaç bir tarafı var. Mekke...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kaptan faciadan önce itiraf etmiş: “Bu gemi gemi değil!”

Girne açıklarında 30 Ağustos’ta batan Filo Jet yolcu gemisiyle...

Özkan Yıkıcı yazdı: Alpay’ın anısına

Geceleyin yatmak üzere idim. Hâlâ uykum tam gelmediği için...

Özkan Yıkıcı yazdı: Zeynep Gayrinova’yı dinlerken Azerbaycan gelişmelerinden bir kesit

Nereden buldum bilemem. Herhâlde yetmişler sonunda tanıdık bir İran...

Özkan Yıkıcı yazdı: Ayrancı yurdunun doktorcuğunu kaybettik

Türkiye'de Ankara Kıbrıs Erkek Yurdu'nun, yetmişler döneminde Doktorcuk lakaplı,...

Ecehan Balta yazdı: Halkların İklim Zirvesi

COP31’e bir ay kaldı. Antalya, hükümetlerin, diplomatların, uluslararası kuruluşların...

Özkan Yıkıcı yazdı: Halk TV üzerindeki kayyım ataması

Her zamanki gibi Çarşamba sabahı da gözlerimi açtım. Klasik...

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Canlı yayın