yazılariktibasKriz yandaş sermayeyi vurdu - Alp Altınörs

Kriz yandaş sermayeyi vurdu – Alp Altınörs

Orjinal yazının kaynağıartigercek.com
Kategori:

Erdoğan medyasının “amiral gemisi” Yeni Şafak’ın ekonomi yönetimine yönelik salvoları gündem oldu. 26 Mayıs günü, Yeni Şafak’ın manşeti şöyle diyordu; “Faiz arttı, döviz yükseldi, enflasyon azdı, üretim düştü, sanayi duruyor.” Ayrıca manşet kurgusunun yan unsurları olarak şu başlıklar seçilmişti: “Enflasyon zirve yaptı”, “Yatırımlar durdu”, “Şirket iflasları katlandı” ve “Ekonomide rasyonel çöküş” – ki bu sonuncusu Mehmet Şimşek’in “rasyonel politikalara dönüş” sözüne doğrudan bir yanıt oluşturuyordu.

Kuşkusuz, Yeni Şafak, bu ekonomik durgunluktan Erdoğan’ı sorumlu tutmuyordu. Önerisi de faizlerin indirilmesiydi. Manşet kurgusu da zaten her derdin kaynağı olarak yüksek faize işaret ediyordu.

Yeni Şafak’ın bu manşeti ekonomik durgunluğun, Erdoğan’ın dolaysız dayanağı olan sermaye kesimini de ağır biçimde vurmaya başladığını sergiliyor. Zira MÜSİAD’da odaklaşan bu grup, daha ziyade orta burjuvazi ölçeğindedir. Finansmana erişimde onlar, büyük tekeller (TÜSİAD) kadar avantajlı değiller. Yüksek faiz, TÜSİAD’dan ziyade MÜSİAD’ı vuruyor. Yüksek ve belirsiz döviz kuru ise çoğunlukla devletle iş yapan bu grubu TÜSİAD kadar vurmuyor. Uluslararası kapitalizme daha entegre olan TÜSİAD ise döviz kurundaki dalgalanmalardan, MÜSİAD’a göre daha fazla zarar görüyor. Yeni Şafak yandaş sermayenin itirazını dile getiriyor. Onlar 2021-’23 dönemindeki bedava faiz politikasına, dönüş istiyorlar. O sebeple de Mehmet Şimşek’i koltuğundan indirmeye çalışıyorlar.

Peki, Mehmet Şimşek başkanlıktan alınsa, yerine, diyelim Damat Berat getirilse döviz fırlamayacak mı? Enflasyon sıçramayacak mı? Uluslararası sermayenin Türkiye ekonomisinden çıkışı hızlanmayacak mı?

Bütün bu sorulara da Yeni Şafak’ın cin iktisatçıları 30 Mayıs günlü manşetle yanıt veriyor. Çin’e gümrük tarifesi uygulayarak cari açığı kapatabilir, yerli üretimi ve istihdamı artırabilirmişiz! Anlaşılan Trump’ın ABD’de uyguladığı tarife politikası bu aklı evvellere de ilham vermiş. Hakikaten de Çin’e 20 milyar dolar kadar bir dış ticaret açığı veriyoruz. Koy tarifeyi, kapat açığı, hoop 20 milyar dolar cepte! İşin komiği, aynı aklı evveller, daha bir yıl önce, Çin’den gelecek fabrika yatırımlarına bel bağlamışlardı. Çinli otomobil tekeli BYD’nin Manisa’ya fabrika kurma planını davul-zurnayla kutlamışlardı. Bu anlaşma karşılığında BYD’ye sağladıkları ÖTV istisnası sayesinde, BYD daha fabrikanın temelini bile atmadan, yatırım maliyetini çıkardı, hatta üste kâra geçti bile. Herhalde Yeni Şafak’ın hayalindeki tarifeler uygulansa ilk iş Manisa fabrikasını iptal ederler!

Bu Trump’çı salvolar için Yeni Şafak’a Damat Berat esin veriyor olmalı! Çin’e verdiğimiz 20 milyar dolarlık açık, esasen aramalı ithalatından kaynaklanıyor (plastik leğenden değil!) Türkiye sanayii, Çin’den ucuza, aldığı aramalları birleştirip işleyerek Avrupa’ya ihraç ediyor. Bu sayede ucuz ihracat yapabiliyor. Damat’ın fantastik formülü Türkiye’nin Avrupa’ya ihracatını düşüreceği için cari açığı azaltmaz, arttırır. Ayrıca, kuşkusuz Çin bu tarifeyi yanıtsız bırakmaz.

Yeni Şafak manşetleri, Türkiye kapitalizminin içinde debelendiği kriz ortamını resmediyor. 2025’in ilk üç ayına dair veriler sanayinin %1,8 tarımın ise %2 daraldığı gösteriyor. Gerçek işsizliğe işaret eden “atıl işgücü oranı” %32,2’ye çıktı. Makine ve teçhizat yatırmaları ilk 3 ayda %1,8 düştü. Bunlara rağmen inşaat ve hizmetlerdeki büyüme sayesinde yine de milli gelirde %2’lik bir artış görünüyor. Reel üretimin daralmaya devam etmesi halinde hizmetler, finans, tüketim harcamaları da ekonominin topluca daralmasını engelleyemez. (Veriler, TÜİK)

Son bir yılda ekonomide yaşanan kötüleşmeyi iki veri somut olarak gösteriyor. “Atıl işgücü oranı” (gerçek işsizlik) geçen Nisan’da %25’ti, bu Nisan’da %32 oldu. Büyüme oranı geçen yılın ilk 3 ayında %5,4’tü, bu sene aynı dönemde %2 oldu.

Gerçek işsizlik, toplamda 13 milyon kişiye ulaştı. Kadınlarda gerçek işsizlik %40 ile korkunç bir düzeye çıktı. Son bir yılda gerçek işsiz sayısında 2,2 milyon kişilik bir artış oldu. (TÜİK, DİSK-AR)

İşte Yeni Şafak’ın manşetleri, bu krizin sermayeler arası rekabette yarattığı sıkışmanın dışa vurumudur. Ancak Başkancı Rejim altında, bir ucunda yüksek faizin, ekonomik kesatın, yüksek işsizliğin; diğer ucunda ise yüksek döviz kurunun, yüksek enflasyonun, dayanılmaz hayat pahalılığının bulunduğu sarmaldan çıkış yoktur. Yeni Şafak, bu sarmalın diğer ucunu tercih ediyor, temsil ettiği sermaye kesiminin çıkarlarına uygun buluyor. Yeni Şafak, bedava faiz istiyor.

1960’lı yıllarda, Adalet Partisi’nin yükselişine güç veren sermaye kesimlerinin “Geldi İsmet, gitti kısmet” deyişi meşhurdu. Yeni Şafak’ın bir kaygısı da belli ki, bugüne kadar Erdoğan’ı desteklemiş sermaye kesimlerinin bundan vazgeçmesi. Ya bu sermaye kesimleri de “Geldi Tayyip, gitti nasip” demeye başlarsa?…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Ertan Erol yazdı: Brezilya’da ‘beklenmedik’ sonuç

Brezilya’da genel seçimler ve başkanlık seçimlerinin ilk turu tamamlandı....

Önder İşleyen yazdı: Sokakların çağrısı

Büyük kriz sonrası uzun bir çalkantı döneminden geçiyoruz. Eski...

Dr. Cengiz Başkaya yazdı: Çağımızın insanı; homo plasticus

İnsan soyu tarih boyunca birçok aşamadan geçti. İlk aşama...

Ümit Akçay yazdı: COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Riskler Raporu, çarpıcı bir çelişkiye...

Emre Demir yazdı: Farklılıklar içinde birlik arayışı: 18. BRICS Zirvesi

Yeni Delhi’de 18. BRICS Zirvesi, 12-13 Eylül 2026 tarihlerinde...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
969AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ecehan Balta yazdı: Halkların İklim Zirvesi

COP31’e bir ay kaldı. Antalya, hükümetlerin, diplomatların, uluslararası kuruluşların...

Özkan Yıkıcı yazdı: Halk TV üzerindeki kayyım ataması

Her zamanki gibi Çarşamba sabahı da gözlerimi açtım. Klasik...

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Fikret Başkaya yazdı: Teknik bilim kapitalizmi neden kurtaramaz?

Gezegenlerin birinden bir seyyahın yolu Dünya’ya çıksaydı, her halde...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamam Böcekleri sokaklarda dolaşıyor!

Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı...

Volkan Yaraşır yazdı: Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

Marx kapitalizmi “yaşayan metafizik” olarak tanımlar. Faşizm bu metafiziğin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gariplik vardır!

Son günlerde Suudi merkezli çelişkili algı yaratacak haberler dünyada...

Canlı yayın