Kıbrıs iktibasLevent AtikoğluIsmarlama emanet sevinçler anestezisiz ampüte - Levent Atikoğlu

Ismarlama emanet sevinçler anestezisiz ampüte – Levent Atikoğlu

Büyük bir yalan ve yanılsama. Büyük ihanetler. Büyük işgüzarlıklar. Büyük haklar, haktan hakkın hakkını verip hakka susayanlar.

Hızını alamayıp her çorbada benim de zehirim olsun diyenler. Caniler, masumlar, huzursuz yürek.

Üşenmeyenler, üşenenler. İşine geleni mazi, işine gelmeyeni kaderin bir oyununa dönüştürenler. Alınyazıcılar. Yasa koyucular. Kısa hafıza, uzun hafıza ve ikisi ortasında bile kaybolamayanlar. Dilde uzlaşamayanlar. Karar kılanlar. Dile yanaşamayanlar.

De ve da’lar…

Herkesin huzur bütünlüğünü korumaya çalışırken huzuru kaçanlar. İtibarsızlaştırılanlar, iftira atanlar. Aklınızdan ve duygularınızdan şüphe etmeniz için tüm koşulları sağlayanlar.

Karşılaştırmaya gidiyorum kendimi anestezisiz ampüte edilen çocuklarla…

Senin nereden, ne zaman geldiğini ve gittiğini bilmiyorum ama Haziran’ın ilk günüydü belki ve Yaz’ın başlangıcı kendini çok belli etmişti istemeden.

Yaz biraz utangaç olmalıydı ilk başta ki yapacağı bütün kötülüklere saygı duruşunu hak etsin.

Yaşatacağı cehennem alevlerini özgür kılsın, bölüştürsün eşitçe. Tek bir bedene atmıştı ateşini yaz oysa isteyerek…

Haziran’ın ilk günü yazmak bile anlamsızdı, herkesin dil cambazı olduğu bir yerde şiir yazmak anlamsızlaşmıştı…

Uzaktan bakınca yazılmıştı hayatın felsefesi, Haziran gibi yüzü vardı ve yüzsüzlüğe hazırdı.

Nisan ve Mayıs’tan aldığı hazza güvenerek hizaya gelecekti… Hiçbir yerde ve her yerde olmaya değecek bir gündü. Ertesi gün, dün diye bahsedecektik senden, ne kadar güzel geçtiğinden ve uzun bir süre kurtulamayacaktık etkisinden.

Sabah kalktığımızda plan yapacaktık ve hatırlayacaktık ne kadar da çok istediğimizi: her günün Haziran gibi bakmasını ve deliksiz uykudan kalkmayı…

Yolda yürürken hiç beklemediğimiz bir anda burnumuza gelen o güzel karanfil kokusunu ya da o an adını bulamadığımız-aklıma gelince sana söyleyeceğim dediğimiz anları- yani Haziran’ın ilk gününü ve satıraralarını…

Sığdıramadığımız o ilginç duyguları, Ankara’da, babamın eline aldığı çakmak, hep yüzünde milyonlara iyi olduğu sözünü veren ifade, bakmak istemediğim, uyuştuğum, bayıldığım o an.

Uzun uzun bakınca ve yaklaşınca albenisini kaybeden yaz heyecanı ısmarlama emanet sevinçler sessiz bir çığlık, çalsın davullar zurnalar…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

“Uyuz Guduz Alameti Da Çok” – Levent Atikoğlu

Kıbrıs’ın işgal altındaki bölgesinde yıllardır kurulan siyasal düzeni anlatmak...

Denizaşırı Odalarda Aklanan Muhalefet: Bir Enkazın Anatomisi – Levent Atikoğlu

Türkiye’nin bütün dertlerinin, kirinin, pasının, her türlü rezilliğinin ve...

21 Aralık propaganda tarihi değildir – Levent Atikoğlu

21 Aralık 1963 ve bu hafta, milliyetçiliğin utanmaz diliyle...

3 Aralık Dünya Engelliler Günü: Hesaplaşma ve yüzleşme vakti – Levent Atikoğlu

Kıbrıs’ta, Türkiye’de, ihmal ve istismar üzerine kurulu işgüzar sistemlerde...

Derya’dan Erhürman’a kapsayıcı barış dili ayarı – Levent Atikoğlu

Canlı yayınların en çarpıcı yanı, samimiyete ve çoğu zaman...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,897TakipçilerTakip Et
969AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ecehan Balta yazdı: Halkların İklim Zirvesi

COP31’e bir ay kaldı. Antalya, hükümetlerin, diplomatların, uluslararası kuruluşların...

Özkan Yıkıcı yazdı: Halk TV üzerindeki kayyım ataması

Her zamanki gibi Çarşamba sabahı da gözlerimi açtım. Klasik...

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Fikret Başkaya yazdı: Teknik bilim kapitalizmi neden kurtaramaz?

Gezegenlerin birinden bir seyyahın yolu Dünya’ya çıksaydı, her halde...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamam Böcekleri sokaklarda dolaşıyor!

Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı...

Volkan Yaraşır yazdı: Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

Marx kapitalizmi “yaşayan metafizik” olarak tanımlar. Faşizm bu metafiziğin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gariplik vardır!

Son günlerde Suudi merkezli çelişkili algı yaratacak haberler dünyada...

Canlı yayın