Kıbrıs iktibasNidai MesutoğluDikkat! kırmızı alarm – Nidai Mesutoğlu

Dikkat! kırmızı alarm – Nidai Mesutoğlu

Alarm sözcüğü genellikle savaş durumunda düşman saldırısını önceden haber vermek için kullanılır. Bu sayede erken uyarı anlamına gelir. Böylece alınan tedbirlerle savaşın acılarının en az seviyede olması hedeflenir.

Meteoroloji tahminleri sonunda kötü hava koşullarını da haber vermek için kullanılır. Sarı veya kırmızı alarm diye insanlar uyarılarak tedbirler alınmasını ve hasarın en az seviyede olması hedeflenir.

Yazımın başlığındaki alarm sözcüğünün gerekçesi ne düşman saldırısıdır ne de meteorolojinin önceden ikazıdır.  Kendi öngörülerime göre Kıbrıslı Türklerin gelecekte karşılaşacağı bir felaketi anlatmak içindir.

Bu öngörümü kuvvetlendiren göstergeler açıkça ortaya çıkmaya başladı. Ada’nın bölünmesinden sonraki aşama Türkiye Devleti’nin “Milli Dava dediği ve amacın Kıbrıs Adasının tümünü veya en azından taksim edilerek bir bölümünün kendi topraklarına bağlama fikridir. Bu proje yeni bir proje değildir. Adına İstirdat Projesi” denilen bu proje Türkiye Cumhuriyeti derin devletinin hazırladığı projedir.

Türkiye’deki Erdoğan rejimi de “Milli Dava” dedikleri Kıbrıs’ın Kuzeyinin Türkiye’ye bağlanması için toplum mühendisliği çalışmalarına daha doğrusu alt yapı çalışmalarına başladı.

Öncelikle buraya taşınan nüfusun TC elçiliğinin kontrolünde olduğu son yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde görüldü. Bu anlamda Erdoğan rejimi başarılı bir sınav verdi. Amaçlarına ulaştılar. Muhalif seslerin susturulması için Afrika gazetesi hedef gösterildi. Altyapı yatırımları, Türkiye’den su getirme, karayollarının yapılması , Pandemi Hastanesi gibi yatırımlar aslında Türkiye’deki Erdoğan rejimine karşı olumlu algı oluşturma anacı gütmektedir. Bu algı yönetimi tamamen Erdoğan rejimi tarafından yapılmaktadır.

Türkiye’deki seçimler öncesi buradaki seçmenlere ” müjde” diye verdikleri vaatler de hem seçmeni etkilemek hem de Kıbrıs’a yapılan yatırımlarla Kıbrıslı Türklerin minnet duymalarını yani biat etmelerini sağlamak içindir.

Türkiye’de oluşturulan havuz medyasının bir benzeri burada da oluşturuldu. Böylece propaganda için medyanın iletişim araçları istenildiği gibi kullanılmaya başlandı. Bu gazetelerle Türkiye ve Erdoğan yüceltilerek adeta kutsanır hale getirilmektedir.

Kıbrıs Gazetesi bu amaçla Türkiye sermayesi olan AKSA’ya satıldı. Elektrik enerji üretimi ile ilgilenen bu şirket niçin kendi alanı olamayan medya işine girdi? Bu soruya verilecek en güzel yanıt Türkiye’de Demirören Grubu’nun medyaya giriş sebebinde yatıyor. Erdoğan rejiminin borazanlığını burada da yapmak için AKSA’nın patronuna da emir verildiğini düşünüyorum.

Dahası var. Cumhurbaşkanı makamında oturan Ersin Tatar “Halk Konseyi” adıyla oluşturdu. Kendisi gibi düşünen ve Türkiye’deki Erdoğan rejimine biat eden bu komitenin amacı Türkiye’nin “yardımlarını” anlatarak kamuoyunda algı oluşturmak ve Türkiye’ye karşı aidiyet duygularını canlı tutmaktır. Bu sayede toplum Ankara’nın isteklerine göre şekillendirilecektir.

TC elçisi atanan Metin Feyzioğlu Erdoğan rejimi ile buradaki yandaşlarının koordinasyonunu sağlamakla görevlendirildi. O da örgüt ziyaretlerinde Türkiye’nin yaptıklarını ve yapacaklarını anlatarak adeta Erdoğan’a “şükran” duymalarını istiyor.

Bu süreç ne kadar devam edecek kestirmek zor. Buna rağmen sürecin amacı bellidir. Uygun koşullar yaratıldığında bölünmüş adanın kuzeyini ilhak etme böylece İstirdat Projesini tamamlamak hedefindedirler.

Kırmızı alarm bu topraklara aidiyet duygusu ile bağlı olan tüm Kıbrıslılar içindir. İlhak durumunda Kıbrıslı Türkler artık tarih sahnesinden silinirken Kıbrıslı Rumlar da 85 milyonluk bir devletle sınır komşusu olacaklar.

Ne yazık ki hem savaş durumunda hem de meteorolojik alınımlarda insanlar ne yapacaklarını bilirler. Biz Kıbrıslılar ise Kuzeyin ilhakı durumunda ne yapacağımız bilemiyoruz.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Osmanlı’nın son yıllarında Düyûn-ı Umûmiye ve Erdoğan’ın tutumu – Nidai Mesutoğlu

Sürekli duyduğumuz bir söz var: “Tarih tekerrürden ibarettir” Anlamı...

Erdoğan’ın Sisi ziyareti ve bir fıkra – Nidai Nesutoğlu

Sosyal medyada kullanıcıları büyük olasılıkla bu fıkrayı biliyorlar. Haber...

Din bezirganlığından din tüccarlığına – Nidai Mesutoğlu

Bezirgan sözcüğünü şimdiki nesil bilmez. Yaşı 60’ı aşmış olanlar...

Kıbrıs Sorunu, Erdoğan ve Can Atalay – Nidai Mesutoğlu

Sol dünya görüşünü savunmak ulusal değil sınıfsal bir düşünceyi...

Nikos Hristodulidis’in paketi bireysel haklar verirken toplumsal haklardan söz etmiyor, en can alıcı nokta budur

Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis aylar önce duyurusunu yaptığı...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
965AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Aksa Tufanı’ndan Mekke ittifakına gelirken

Önemli siyasal tarihçi, Aksa Tufanı ile Ortadoğu'da yeni bir...

Metin Yeğin yazdı: Borçlular hâlâ birleşiyor

On yıl önce Barcelona’da birileri bana şöyle demişti: “Banka...

Hediye Levent yazdı: Mekke Antlaşması’nın zor imtihanı

Türkiye ve Pakistan Mekke Antlaşması gereği Suudi Arabistan’a askeri...

Özkan Yıkıcı yazdı: Teknoloji ağına takılan makalenin yeniden yazılma zorunluluğu

Brezilya ve İspanya'daki seçim rüzgârları üzerine Bu yıl önemli seçim...

Ecehan Balta yazdı: Adil dönüşüm neyi dönüştürecek?

Ekolojik kriz üzerine konuşmaya başladığımız anda tartışma çok hızlı...

Taner Akçam yazdı: “Sallandıracaksın birkaç tanesini, bak bakalım yolsuzluk oluyor mu?”

Bu sözü eskiden kahvehanelerde çok duyardım. Şimdi eskinin kahvehaneleri...

Özkan Yıkıcı yazdı: Güncemize düşen Mekke anlaşması

Kıbrıs'ta yaşamanın önemi ve dezavantajları mutlaka vardır. Bazı konularda...

Volkan Yaraşır yazdı: Adorno, Minima Moralia ve faşist salgın

Frankfurt Okulu’nun ya da Eleştirel Teori’nin kurucusu ve en...

Canlı yayın