yaklaşımlarHalil KarapaşaoğluAyın paçalarını ıslattığı, hep ayla yarışan bir şair - Halil Karapaşaoğlu

Ayın paçalarını ıslattığı, hep ayla yarışan bir şair – Halil Karapaşaoğlu

halil (2)Halil Karapaşaoğlu’nun Afrika Gazetesinde “Apartman boşluğu” başlıklı köşesinde yayınlanan yazısı

Sessizce yeni bir yayınevi daha girdi yayın hayatımıza…

Yeni bir kitapla…

İnkılâpçı Yayınevi ve ilk kitabı; Dikkat Tank Çıkabilir…

Şair Aydın Adamoğlu’nun bu üçüncü şiir kitabı…

Yayınevinin kurucusu Evrim Kamalı bu şiir kitabını yayına hazırladı…

İnkılapçı gazetesinin şiarı olan; “Halkın Malı” dır söylemini, Evrim Kamalı yayınevinin şiarı yaptı…

Özellikle yayınevinin isminin İnkılâpçı olmasının bir nedeni var aslında…

Benim kuşağımın bir çoğu Fazıl Önder’i tanımaz…

Fazıl Önder TMT terör örgütü tarafından katledilen aydınlarımızdan biridir…

50’lerin sonlarında İnkılâpçı gazetesini çıkarmış arkadaşlarıyla…

O kadar korkutmuş ki faşistleri, mezarının yerini bile gizleme ihtiyacı hissetmişler…

Ve solcular olarak bizler, TMT tarafından o kadar korkutulmuşuz ki, öldürülen sendikacılarımızı ilk kez 2000’li yılların başlarında anmaya cesaret edebilmişiz…

Bu kadar tehlikeli bir insanın unutulmaması için uğraşmak, çıkardığı gazeteyi kurduğunuz yayınevinin ismi olarak almak hem saygı duyulması hem de takdir edilmesi gereken bir şey…

Unutmaya unutturulmaya dayalı belleklerimize inat; onları hatırlamak ve alternatif bir tarih yazınına katkıda bulunmak…

Bir çoklarımızın unuttuğu bir şeyi yeniden hatırlamak…

Kendi köklerimizi; düşün ve mücadele tarihimizi sahiplenmek…

Küçük adanın büyük insanlarını gün yüzüne çıkartmak…

İnadına unutturmamak!

Zizek’i, Picasso’yu, Tarık Ali’yi…

Yaşar Kemal’ı, Aragon’u, Blake’i biliriz bilmesine de…

Her gün katledildikleri sokaktan yürüdüğümüz insanların isimlerini bile bilmeyiz…

Şair Adamoğlu yüreğinin bir köşesinde; Fazıl Önder Meydanı yaratmış…

Ne güzel olurdu sendikalarımızdan, siyasal örgütlerimizden biri çıksa ve sokaklarının ismini Fazıl Önder koymak için uğraşsa…

Ve öyle bir meydan yaratsak, kavganın simgesi haline dönüşse ve adını öldürülen devrimcilerimizin isimleriyle donatsak…

*                                  *                                  *

Dikkat Tank Çıkabilir; 294 sayfa…

Baskı kalitesi çok iyi…

İstanbul’da basmak yerine…

Kitabı bu ülkede basmayı tercih etmiş Evrim…

İstanbul’da basmak yeni trend…

Baskı kalitesi, İstanbul’da basılan kitapları kriter olarak kabul edersek, hiçbir farkı yok diyebiliriz…

Kitabın kapağını Solak, arka kapaktaki Adamoğlu’nun portresini oğlu Hun çizmiş…

Kitap Tasarım; Haluk Selam Tufan’lı…

Şiirler 2001 ve 2011 tarihleri arasında yazıldı…

Kitap 2013 yılının Kasım ayında basıldı…

Bana göre bir şiir kitabı için biraz fazla kalın bir kitap…

Kırk sayfaya yakın önsöz yazmış Şair Adamoğlu…

Sanata dair düşüncelerini, yorumlarını, eleştirilerini aktardı…

Keşke diyorum, bu önsözün üzerinde biraz daha çalışsaydı da bunu “sanat üstüne düşünceler” teması altında başka bir kitapta toplasaydı…

Edebiyatımızda, denemelerin eksikliği malumunuzdur…

Şiir kitabı için biraz fazla gelmiş diyorum demesine de, bu işin ne kuralı var ne de sınırı…

Adamoğlu’nun dili, okuyucuya yaklaşımı çok sert ve keskin…

Kitabın arka kapağında;

Sosyalist ideolojiye yakın duranlara hitap etmek istemiş…

Kendi okur kitlesini de belirlemiş bunu yaparak…

Sorulması gereken soru, hem apolitik hem de bir işçi olanın durumu ne olacak?

Bu işçi düzenin insanıysa ve işçiler, emekçiler bugün bu rejimi yeniden ve yeniden taşıyorsa…

Ustam daha iyi bilir bilmesine de sanırım insanları ideolojilerine göre bölüp, değerlendirmek çok da iyi bir şey değil…

Ne de olsa, bize, hayatımızdaki en büyük kazıkları etrafımızdaki solcular, en büyük sosyalistler atmadı mı Aydın abi?

*                                  *                                  *

Kitap çok fazla Kıbrıs kokuyor…

Aydın Abimiz yıllarca Londra’da yaşamış hala orada yaşamakta…

Çeşitli işlerde çalışmış, uzun yıllardır da otobüs şoförlüğü yapıyor…

Hani diyorum, biraz da bize Londra’yı anlatsa şiirlerinde…

Mozambikli, Angolalı işçi arkadaşlarından bahsetse…

Portekizli, Afganistanlı, Meksikalı, Kongo’lu emekçilerimizden bahsetse…

Londra’nın vahşi yaşam koşullarıyla birlikte çok kültürlü hayatını deneyimlerini aktarsa daha güzel olmaz mı?

Aydın Adamoğlu birçok şairimiz tarafından görmezden gelinse de, benim saygı duyduğum, şiirini okumaktan hoşlandığım bir şairimizdir. Baştan aşağıya kavga, mücadele ve umutla doludur…

Sözünü sakınmaz…

Ne işgale ne de egemenlere…

Beni etkileyen dizelerden bir kaç tanesini sizlerle paylaşırken, bu köşenin bu kitap için yeterli olmadığını da söylemeden geçmeyelim…

Cikla şiirinden; Bula bula o kadar yerden/Yağmur birikintisine düştü ay/Paçalarımı ıslattı.

İçimdeki Deli şiirinden;  Adil olsun diye küçükken,/sandallarımı çıkartıp elime verirdi./Dolunayı geçemezdim yalınayak/Hep berabere kalırdık koşuda/100 metrede, 200 engellide, maratonda/ “O potin mi giyer” derdi.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Bir Tatil Cenneti; Karpaz’daki Cinayedler

Gazeddacı Sevgül Uludağ abamızın bizlere cog ciddi gadgıları oldu....

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Gıbrız Cumhuriyeti Bayra’ı Asmag Yasagdır?

Koray Başdoğrultmacı ve Çinem Sonel’e… 2011 yılında Koray Başdoğrultmacı Birleşik...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Gramsci ve Cemaadımızdaki Aydın Krizi

Antonio Gramsci üretim ilişgilernin içündeki her toblumsal grubun gendi...

Gıbrızlıca Konuşan Gıbrızlılar Birbirlerini Sever?

“Gıprızlıca gonuşan Gıprızlılar biribirlerni sever?” gibi saşma bir soru...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: “Gipriz Cumhuriyeti’ndeki Haglarımız” Söylemi Üzerine

Gıprızlıca gonuşan Gıprızlıların genelde üş tip vatandaşlıgları vardır. Bunnardan...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
969AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ecehan Balta yazdı: Halkların İklim Zirvesi

COP31’e bir ay kaldı. Antalya, hükümetlerin, diplomatların, uluslararası kuruluşların...

Özkan Yıkıcı yazdı: Halk TV üzerindeki kayyım ataması

Her zamanki gibi Çarşamba sabahı da gözlerimi açtım. Klasik...

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Fikret Başkaya yazdı: Teknik bilim kapitalizmi neden kurtaramaz?

Gezegenlerin birinden bir seyyahın yolu Dünya’ya çıksaydı, her halde...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamam Böcekleri sokaklarda dolaşıyor!

Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı...

Volkan Yaraşır yazdı: Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

Marx kapitalizmi “yaşayan metafizik” olarak tanımlar. Faşizm bu metafiziğin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gariplik vardır!

Son günlerde Suudi merkezli çelişkili algı yaratacak haberler dünyada...

Canlı yayın