yazılariktibasAşırı sağ yükselirken Akdeniz yanıyor - Işık Cemre Güngör

Aşırı sağ yükselirken Akdeniz yanıyor – Işık Cemre Güngör

Orjinal yazının kaynağımediternews.com
Kategori:

2015’te imzalanan Paris İklim Anlaşması ile küresel ısınmayı 1.5°C ile sınırlama hedefinde uzlaşıldı. Avrupa Birliği öncülüğünde şekillenen anlaşmaya Türkiye de imza attı. Ancak 2017’de ABD Başkanı Donald Trump, “Amerikan işçileri için kötü” diyerek anlaşmadan çekildi.

Aşırı sağın iklim politikasına yaklaşımı genellikle ‘Şimdi bunun zamanı mı?’ seviyesinde. Oysa iklim krizi ‘geliyor’ değil, çoktan geldi ve biz, bu gerçeğin tam ortasında yaşıyoruz. Kuraklık, aşırı sıcaklar, orman yangınları yaşamlarımızı her yıl daha da fazla tehdit ediyor. Peki ya sağ politikacılar bu gerçekliğe nasıl bakıyor? Fosil yakıtları “ulusal gurur” meselesi yapan mı dersin, “yeşil dönüşüm halkı fakirleştiriyor” diyen mi… İçi en boş yaygara koparanın en ciddiye alındığı saçma, garip bir döneme girdik.

İklim politikaları nasıl kutuplaştı?

Ekonomi ile iklim politikalarını birbiriyle çelişen şeyler gibi göstermek sağ popülist liderlerin sevdiği bir argüman. Trump’ın yolunu takip eden Brezilya’nın eski lideri Jair Bolsonaro, Amazonları “ekonomik büyüme için kullanılması gereken alanlar” olarak tanımlarken, Polonya’da aşırı sağcı PiS hükümeti kömüre bağımlılığı “ulusal bir mesele” olarak savundu. İtalya’da Giorgia Meloni ve Fransa’da Marine Le Pen ise yeşil politikaları “küresel elitlerin baskısı” olarak sundu. Özetle ortak stratejileri şuydu: Fosil yakıtlara bağımlı sistemleri korumak için iklim krizini küçümsemek hatta onun bir komplo olduğunu iddia edecek kadar ileri gitmek.

Akdeniz’de her yaz aynı kâbus

Yaz aylarında klimasız nefes alabiliyorsak şanslıyız. Türkiye’nin Ege ve Akdeniz kıyılarında çok değerli orman alanları her yıl yangınlarla kül oluyor. Kıbrıs’ta ise sıcaklıklar daha uzun süre daha yüksek seviyelerde kalıyor. Mesela geçen yaz 45 dereceyi gören gün sayısı rekor kırdı.

Aşırı sağ politikalar bu yangına körükle gidiyor. İklim politikaları bir “lüks” ya da “elitlerin oyunu” olarak lanse ediliyor, fosil yakıtlara bağımlılığı azaltacak adımlar bir türlü atılmıyor. Avrupa’da yükselen aşırı sağ, iklim krizine karşı atılacak her adımı “ekonomiyi bitiren bir komplo” gibi sunuyor. Peki gerçekten öyle mi?

Yenilenebilir enerji dost mu düşman mı?

Bu noktada inanılmaz bir manipülasyon var. Yeşil enerjiye karşı çıkan aşırı sağ partiler, bunu genellikle ‘faturalarınızı artıracak, işinizi elinizden alacak’ gibi söylemlerle pazarlıyor. Oysa veriler tam tersini söylüyor:

  • Yenilenebilir enerjiye yatırım yapan ülkelerde uzun vadede elektrik fiyatları daha istikrarlı hale geliyor. (Kaynak: International Energy Agency)
  • Fosil yakıtlara bağımlı kalmak, enerji krizlerinde fatura şoklarını daha da büyütüyor. Türkiye’de 2022’de yaşanan enerji fiyat artışı bunun en net örneği. (Kaynak: TÜİK)
  • Akdeniz ülkelerinde tarımsal üretim kayıplarının %20’si doğrudan iklim krizine bağlı. (Kaynak: Copernicus Climate Change Service)

Yani iklim krizi sadece “karbon emisyonu” değil; ödediğimiz faturalar, yediğimiz gıdanın kalitesi ve yaşadığımız yerlerin geleceği.

Aşırı sağın yükselişi ile iklim politikalarının tıkanması da sadece uzak bir Avrupa meselesi değil. Türkiye’nin Akdeniz bölgesi ve Kıbrıs 20 yıl sonra yaşanacak durumda olmayabilir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Morning Star Başyazısı: Ankara zirvesi NATO’nun çirkin gerçeklerini gözler önüne seriyor

NATO liderlerinin Ankara’da Donald Trump karşısında sergilediği boyun eğici tutum, askeri harcamalardaki...

Gülenay Baş Dinar yazdı: Kapitalizmi ve Emperyalizmi Birlikte Düşünmek: Günümüze Dair Bazı Notlar

Uzun bir süre boyunca liberal paradigma, emperyalizm olgusunu piyasaların...

Özge Güneş yazdı: Avrupa’da yaklaşan bölüşüm kavgası

NATO’nun Ankara Zirvesi Bildirgesi, ittifakı özgür ve demokratik uluslar...

Ümit Akçay yazdı: NATO zirvesinin ekonomi politiği

İlk bakışta Ankara’daki NATO zirvesi, alışıldık güvenlik başlıkları etrafında...

Özgür Orhangazi yazdı: NATO zirvesi ve ‘savunma’ sanayisinin yükselişi

İkinci Dünya Savaşı sonrası kapitalist dünyada ortaya çıkan ekonomik...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,928TakipçilerTakip Et
893AboneAbone Ol

Son eklenenler

Marios Epaminondas yazdı: 1968 yazı

Toplumlararası çatışmaların patlak vermesinden bu yana ilk kez, Kıbrıslı...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: NATO 3.0, Türkiya ve Gıprız

NATO 1.0, 1949-1991 arası Sovyetler Birliyne garşı Batı'nın oluşdurdu'u...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Savaş ve Kadın

Geçtiğimiz günlerde Avrupa Parlamentosu’nda Kıbrıslı Rum ve Yunanlı milletvekillerinin...

Morning Star Başyazısı: Ankara zirvesi NATO’nun çirkin gerçeklerini gözler önüne seriyor

NATO liderlerinin Ankara’da Donald Trump karşısında sergilediği boyun eğici tutum, askeri harcamalardaki...

Gülenay Baş Dinar yazdı: Kapitalizmi ve Emperyalizmi Birlikte Düşünmek: Günümüze Dair Bazı Notlar

Uzun bir süre boyunca liberal paradigma, emperyalizm olgusunu piyasaların...

Özge Güneş yazdı: Avrupa’da yaklaşan bölüşüm kavgası

NATO’nun Ankara Zirvesi Bildirgesi, ittifakı özgür ve demokratik uluslar...

Ümit Akçay yazdı: NATO zirvesinin ekonomi politiği

İlk bakışta Ankara’daki NATO zirvesi, alışıldık güvenlik başlıkları etrafında...

Özgür Orhangazi yazdı: NATO zirvesi ve ‘savunma’ sanayisinin yükselişi

İkinci Dünya Savaşı sonrası kapitalist dünyada ortaya çıkan ekonomik...

Canlı yayın