iktibasEcehan BaltaBize enerji demokrasisi lazım - Ecehan Balta

Bize enerji demokrasisi lazım – Ecehan Balta

Orjinal yazının kaynağıilketv.com.tr

Enerji, masum bir “hizmet” değil. Bugünkü dünyada enerji dediğimiz şey, büyük ölçüde kirletme kapasitesinin organize edilme biçimi. Küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık dörtte üçü enerji kullanımından geliyor. Enerji arzı kaynaklı sera gazı emisyonları 2024’te yaklaşık 37.8 Gt CO₂-eşdeğer düzeyindeydi. 2024 yılında ilk kez sanayi öncesi dönem sıcaklık ortalamasının 1.5 °C üzerine çıkılmış oldu.

Bu tablo “yanlış enerji türü” meselesi olmanın ötesinde bir şey söylüyor: Enerji, üretimden ulaşıma, konuttan gıdaya bütün yaşamı kesen kirletici bir damar ve bu damarın vanası kimdeyse, hayatın temposu da onun elinde.

Bugün “yenilenebilir enerji” kelimesi çoğu zaman sihirli bir kart gibi masaya sürülüyor. Sanki güneş paneli görünce sınıf ilişkileri buharlaşıyor, rüzgar tribünleri de Don Kişot’un değirmeni haline geliyor. Oysa demokratikleşmeyen bir enerji düzeninde yenilenebilir enerji kolayca eski hikâyenin yeni kapağı oluyor: Kararlar kapalı kapılar ardında alınıyor, maliyetler toplumun alt katmanlarına yıkılıyor, kârlar yukarıya akıyor, itiraz edenler de “kalkınma düşmanı” ilan ediliyor.

Tam da bu yüzden yenilenebilir enerjiyi tartışmaya başlamadan önce enerjinin demokratikleşmesini tartışmak gerekir. Çünkü demokratikleşmeyen bir sistemde “yenilenebilir”, çoğu zaman sadece yeni bir yatırım dili oluyor.

Bugün fosil yakıtlar küresel enerji arzının uzun süredir yaklaşık yüzde 80’ini oluşturuyor. Bu oran, enerji rejiminin neden kirletici olduğunu da açık ediyor: Isınma, elektrik, sanayi, ulaşım gibi temel ihtiyaçlar, karbon yoğun bir sistemle karşılanıyor. Ama kirletici olan yalnızca yakıtın kimyası değil; enerjiye dair kararların mülkiyet, kâr ve güç hiyerarşileri içinde alınması. Enerji piyasalaştıkça “hak” olmaktan çıkıyor, “ödeyebilenin eriştiği” bir metaya dönüşüyor. Enerji yoksulluğu da tam burada doğuyor. Türkiye’de resmi hane verilerine dayanan çalışmalarda, 2020’de hanelerin yüzde 20,3’ünün evini yeterince ısıtamama beyanında bulunduğu aktarılıyor. 2026’da bu rakamların çok daha yükseldiğini tahmin edebiliriz. Bu, enerji meselesinin aynı anda sınıf ve yaşam meselesi olduğunu gösteren sert bir sayı.

Enerji demokrasisi, işte bu rejime karşı “priz”den önce “iktidar”ı hedef alan bir fikirdir. Enerjinin üretimi, dağıtımı ve fiyatının; kimin için, nerede, nasıl kurulacağına dair kararların şirket bilançolarına değil, toplumun ortak iradesine dayanmasıdır.

Enerji demokrasisi, enerjiyi ortak varlık sayar; şeffaflık, kamusal planlama, yerel katılım ve denetim ister. En önemlisi de “geçiş”in yükünün emeğin ve yoksulların sırtına bindirilmesine itiraz eder: Geçiş varsa, faturası bugüne kadar ondan kar edenlere ve ondan kar edilmesi kararını verenlere kesilmelidir.

Kısacası, enerjiyi “temizlemek” yetmez; enerji siyasetini demokratikleştirmek gerekir. Demokratikleşmeyen enerji, hangi kaynaktan üretilirse üretilsin, kirletici bir düzenin parçası olarak kalır.

Diğer yazıları

Felaketten mücadeleye: Tarihsel Materyalizm İstanbul Konferansı – Ecehan Balta

Bu yıl üçüncüsü yapılan Tarihsel Materyalizm İstanbul 2026 konferansının...

Karbon piyasasının maskesi düştü: Avrupa’da ETS tartışması – Ecehan Balta

Emisyon Ticaret Sistemi, ya da kısa adıyla ETS, en...

Diyarbakır’da kaya gazı: Hayırlı bir iş mi? – Ecehan Balta

Son birkaç gündür haberlerde Diyarbakır’da kaya gazı ve kaya...

Toprağın hafızası kadınlarda, mülkiyeti erkeklerde – Ecehan Balta

Heinrich Böll Vakfı tarafından yayımlanan “Toplumsal cinsiyet: Toprağın kadınları, kadınların...

Kapitalizmin son aşaması: Barbarlık – Ecehan Balta

ABD ve İsrail’in İran saldırısıKapitalizmin kendini “normal” işleyiş içinde...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,968TakipçilerTakip Et
808AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ödemekle Bitirilemeyen Borç – Şener Elcil

Kıbrıslıların, Türkiye’ye borç ödemeye başlama tarihi, 1517 Ridaniye Savaşı ile Mısır’ın Osmanlı Padişah’ı Yavuz Sultan Selim tarafından...

Savaşların ekonomik maliyeti – Hayri Kozanoğlu

Savaşların yıkımı sadece cephede değil bütçelerde de büyüyor. ABD...

Macaristan ve Biz: Orbán’ın Yenilgisi üzerine Düşünceler – Fabrizio Burattini

Sonuçlar artık kesinleşti. Katolik muhafazakâr Peter Magyar, Viktor Orbán’ın...

Kıbrıs ekseninden bir NATO makalesi – Özkan Yıkıcı

Son gelişmeler eğer yetmişlerin ortasında olsaydı, hele de Türkiye...

ABD-İran ateşkesi ne anlama geliyor? – Doç. Dr. Mustafa Çıraklı

Diplomatik söylemin fazlasıyla gelgitli, sahadaki gelişmeler bağlamında ise tarafların...

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok… – Fikret Başkaya

“İnsanlık ancak çözümleyebileceği sorunları görev olarak önüne koyar. Çünkü...

Egemen sınıfın bir silahı olarak uyuşturucu – Erkan Çavuş

Bu ülkenin ve bu ülke gençliğinin en büyük sorunlarının...

Viktor Orban dönemi noktalanırken – Özkan Yıkıcı

Pazartesi sabahı, bizim gibi yerel medya dışında kalanlar önemli...

Canlı yayın