18 Ocak 2026, Pazar
8.8 C
Lefkoşa
iktibasÖzgür Gürbüzİklim krizinden Venezuela’ya uzanan yol - Özgür Gürbüz

İklim krizinden Venezuela’ya uzanan yol – Özgür Gürbüz

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

Filmi biraz başa, son ABD seçimlerinin öncesine saralım. Petrol ve gaz şirketleri Donald Trump’ın seçim kampanyasına Ocak 2023 ile Kasım 2024 arasında 96 milyon dolar bağışladı. Rakibi Kamala Harris ise aynı sektörden sadece 10 milyon dolar alabildi. Doğrudan Trump’a verilen bağışın yanı sıra 243 milyon doları Kongre’ye lobi yapmak, 80 milyon doları da reklam kampanyalarını desteklemek için harcadılar. Temsilciler Meclisi’nden valilere kadar birçok farklı bağışı da eklenince miktar yarım milyar dolara (445 milyon dolar) yaklaşmıştı. Bu konuda detaylı bir rapor hazırlayan Climate Power adlı grup, gerçek rakamın açıklanmayan ve farklı yollarla aktarılanlar da hesaba katılırsa çok daha yüksek olduğunu belirtiyor.

Özetle söylersek Trump ve arkadaşları, seçimi kazanmalarında büyük paya sahip petrol ve gaz şirketlerine borcunu ödemeye devam ediyor. Venezuela’ya yapılan saldırı ve ardından yaptığı açıklamalar, fosil yakıt (petrol, kömür ve gaz) şirketlerine yeni sahaların ve yeni ticaret kanallarının silah zoruyla, zorbalıkla hediye edileceğinin itirafı gibiydi.

Trump’ın fosil yakıt şirketleri adına çalışması aslında seçimden hemen sonra başladı. İklim krizini inkar eden Trump, aslında bunu bilimsel verileri ciddiye almayan biri olduğu için değil, iklim krizinden çıkışın fosil yakıtlarla vedalaşmayı gerektirmesi nedeniyle yapıyordu. İkisi bir arada olamazdı. Kömür, petrol ve gaza öncelik verip, rüzgar ve güneş enerjisine çocuksu argümanlarla her fırsatta saldırması onu destekleyen çıkar çevrelerine hizmet etmek içindi.

NASA’dan Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi’ne kadar birçok bilimsel çalışma yapan kurumun verilerine müdahale edildi. İklim kriziyle ilgili resmi internet sitelerinden bazı bilgiler çıkarıldı. “İklim krizi”, “çevresel adalet” veya “iklim değişikliği” kavramları, “iklim değişkenliği” veya “iklim değişimi” gibi iklimin değişmesinde insan etkisinin olmadığını ima eden başka kelimelerle değiştirildi.

Trump kabinesini de iklim krizinin finansörlerinden seçti. Çevre Koruma Dairesi’nin başına getirdiği Lee Zeldin, gaz ve petrol şirketlerinden 400 bin dolarlık bağış kabul etti. Enerji Bakanı koltuğuna oturtulan Chris Wright, ABD’de hidrolik kırılma yöntemiyle petrol ve gaz çıkaran (kaya gazı veya petrolü de deniyor) en büyük şirketlerinden Liberty Enerji’nin Yönetim Kurulu Başkanı’ydı. Elbette o da iklim inkarcısı. Trump’ın, “iklim değişikliği histerisi, Amerika’daki işleri Meksika ve Çin gibi yerlere ihraç etmek için siyasi bir bahane” sözlerini sahiplenen Brooke Rollins Tarım Bakanı oldu. Paris Anlaşması’ndan çıkılmasını savunan biriydi.

Trump’ın Çin ile ilgili sözleri aslında iklim inkarcılığından fosil yakıt destekçiliğine uzanan politikalarının arka planını özetliyor. Dünyadaki kanıtlanmış petrol rezervleri sıralamasında ilk 10 ülke arasında Venezuela birinci, İran üçüncü, Rusya sekizinci ve ABD 10. sırada. ABD’yle “işbirliği” içinde olmayan ülkeler dünya petrol rezervlerinin yaklaşık yüzde 35’ine sahip. İran ve Venezuela’da durum değişirse ABD dolaylı da olsa dünya petrol rezervlerinin yüzde 95’ine yakınını kontrol edecek.

Küresel gaz rezervlerine bakıldığındaysa Rusya yüzde 24 ile zirvede yer alıyor onu yüzde 17 ile İran izliyor. İran’ın ABD’nin istekleri doğrultusunda hareket ettiği bir durumda dünya gaz rezervlerinin yaklaşık yüzde 70’i Trump’ın kontrolüne geçebilir. İsrail’le birlikte Somaliland ve Yemen üzerinden ticaret yollarının kontrol edilmesi de işin bir başka ayağı. Trump’ın planının ilk bölümü bu.

İkinci bölüm ise Çin’le ilgili. Çin’in ciddi bir petrol rezervi yok, gaz rezervi de kendi talebini bile karşılayacak düzeyde değil, halihazırda talebin yarıya yakını ithalatla karşılanıyor. Çin bu yüzden enerji politikasında çok farklı bir yol izliyor. Hem rüzgar hem de güneş enerjisinde dünyadaki kurulu gücün yarıya yakını Çin’de. Haliyle Çin üretimde de her iki alanda lider. İklim kriziyle mücadelede güneş ve rüzgar enerjisinin öne çıkması Çin’in başka ülkelere güneş paneli ve rüzgar türbini satmasının da yolunu açıyor. ABD bu yarışta çok geride kaldı ve üretimde Çin’le maliyet ve kapasite yarışına girme şansı yok denecek kadar az. O yüzden de enerjide asıl oyuncunun petrol ve gaz olması işine geliyor. Böylece Çin’i hem elinde tuttuğu kaynaklarla sıkıştırabilecek hem de yenilenebilir enerjideki liderliğini boşa çıkaracak.

ABD’nin iklim müzakerelerini sabote eden, iklim inkarcılığını destekleyen tüm politikalarının Venezuela ve İran saldırılarıyla ilişkisi var. Fosil yakıt imparatorluğunda ABD önemli bir güce sahip ve daha da güçlenebilir. İklim krizini durdurma mücadelesinin ve fosil yakıtlardan vazgeçme hareketinin güçlenmesi ise dünyadaki dengeleri değiştirecek güce sahip.

Diğer yazıları

Gündemden kaçma çabaları – Özgür Gürbüz

Ne iş yapıyorsun diye soran olursa “yarı zamanlı gazeteci”...

TOGG’un yerlilik oranı Ford’a yaklaştı – Özgür Gürbüz

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı iki gün önce bir ara...

Akkuyu 2026 sonuna kaldı – Özgür Gürbüz

AKP iktidarının ilk yıllarında, 2004 yılında yeniden hortlatılan, ilk...

Istrancaların kalbine nükleer santral – Özgür Gürbüz

Kırklareli’nde yapılmak istenen nükleer santralın sır gibi saklanan yeri...

Çernobil’in izleri hâlâ Karadeniz’de – Özgür Gürbüz

Çernobil’in üzerinden 40 yıl geçti ancak Karadeniz’de Çernobil kaynaklı...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,997TakipçilerTakip Et
761AboneAbone Ol

Son eklenenler

Chávez’den Maduro’ya: 21. yüzyıl sosyalizminin yükselişi ve çöküşü (2) – Özgür Orhangazi

Chávez döneminde uygulanan ekonomi politikaları, petrol gelirlerinin yeniden dağıtımına...

Venezuela, MAGA ve Çin – Cihan Tuğal

Orta büyüklükte bir ülkenin cezalandırılması Trump’ın hanesine yazılan bir...

Kıbrıs pencerelerinden içeriye sızanlarla – Özkan Yıkıcı

Bir Lefkoşa gecesine daha girdim. Bugünkü tuhaflık, ama ileride...

Diktatörler gitsin ama! – Yücel Vural

Dünya’nın büyük bir bölümünde büyük bir karmaşa yaşanıyor. Bunun adını,...

ABD ile Avrupa arasında ‘Grönland savaşı’ mı çıkacak? – Yücel Özdemir

ABD Başkanı Trump geri adım atmadığı takdirde “Grönland sorunu”,...

TRT nefret kuşağı: ‘Gökkuşağı Faşizmi’ – Gözde Bedeloğlu

2015 yılında ilk kez polisin plastik mermi, biber gazı...

Grönlandlı Olsaydım – Özkan Yıkıcı

Şu anda elbet ben Grönlandlı olamazdım. Bırakın olmayı, oraya...

Canlı yayın