14 Aralık 2025, Pazar
17.8 C
Lefkoşa
yaklaşımlarHalil KarapaşaoğluAhmet Muzaffer Gürkan’ın Yannızlığı; Gıbrıs’da bir Hayaled Dolaşır! - Halil Karapaşaoğlu

Ahmet Muzaffer Gürkan’ın Yannızlığı; Gıbrıs’da bir Hayaled Dolaşır! – Halil Karapaşaoğlu

Orjinal yazının kaynağıyeniduzen.com

Geçen gün elime bir metin geçdi. Metin, dönemin Kıbrıs Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Polikarpos Yorgacis’in Ahmet Muzaffer Gürkan’nan yabdığı gonuşmaynan ilgiliydi. Ahmet Muzaffer Gürkan ve Ayhan Hikmet 24 Nisan 1962 gecesi evlerinde öldürüldü. 1970 yılında Polikarpos Yorgacis  Miamilya’da (Hospolat) öldürüldü. Bu metin, Lefkoşa’da bulunan Bayraktar ve Ömeriye camilernin bombalanmasıynan ilgiliydi. Bayraktar ve Ömeriye camileri 26 Mart 1962 tarihinde bombalandı. Bu camilerin bombalanmasından neredeysa 1 ay soğra iki gazeddacımız öldürüldü. Yorgacis, Gürkan’nan bu bir aylıg süre içinde bir görüşme yabdı. Yorgacis bu ses gaydını Gürkan’ın haberi olmadan, gizli bir şekilde aldığı iddia eddilir. Gazeddacılarımız öldürüldügden yaglaşıg bir ay soğra 21 Mayıs 1962 yılında Yorgacis ve Gürkan arasında geçeñ gonuşmalar, bombalama olayının soruşdurması münasebetiynan mahgemeye Yorgacis tarafından sunuldu. 25 Mayıs 1962 tarihinde, Hikmet ve Gürkan’ın öldürülmelerinden 4 gün soğra, Türk Mukavamet Teşkilatı’nın yayın organı olarag gabul edilen Nacak gazeddası bu medni, “Mezardan Gelen Seslerle Cemaata Ne güzel Hizmet Dersi Aldık(!)” manşetiynan yayınnadı (Mezardan Gelen Seslerle 1962). Hikmet ve Gürkan, Türklük sözleşmesinin dışında hareked eddigleri içun Nacak tarafından “ajan” olarag suçlandı. Gürkan’ın 63 yıl evvel Yorgacis’e anladdığı diggad çekici nogdalar var.

Gürkan, Turgut Sunalp’ın muavini Albay Remzi Tırpan’ın Kemal Ahiskal isimli şahsın evine geldiyini gördüğünü ifade eder. 1960’da Kıbrıs Cumhuriyeti gurulduğunda Gıbrıs’a gelen Türk alayının gomandanı o zaman ki rüdbesiynan Albay Turgut Sunalp, gomandan yardımcısı o dönem ki rüdbesiynan Yarbay Remzi Tırpandı. Zürih ve Londra andlaşmaları sonucu gurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nde garantör ülkeler olan Türkiye 650, Yunanistan’da 950 gişilig ordularıyla Gıbrıs’a geldilerdi. Remzi Tırpan, 650 gişilig Türk Birliyinin gommandan yardımcısıydı.

Tırpan’nan Ahiskal’ın görüşmesinden soğra Gürkan, Kemal Ahiskal’ın evine gider. Kemal Ahiskal TMT gomandannarından biridir. Gürkan, Remzi Tırpan’ın Ahiskal’a olayların padlag vereceyni ve hazırlıklı olmaları için emir verdiyni agdarır gonuşmasında. Bunun üzerine TC Böyügelçisi Emin Dirvana’yı ziyared eder Gürkan. Dirvan’a elçiligde yogdur. Bunun üzerine Gürkan’ın “bizim adamımız” dediyi elçiligde görevli Mehmet Ali Pamir’i görür. Pamir “aldığımız gizli raporlar, bu işi Türklerin yaptığını göstermektedir. Gaye, bu işi Rumların yaptığı zehabını verip, hadise çıkarmaktı. Bombaları koyanların, camideki elektrik teşkilatını bilmeleri icap eder” dediyini agdarır Gürkan. Yorgacis’in “Pamir kimdir?” suali üzerine Gürkan, Pamir’in “Türk Hükümetinin Enformasyon Servisleri Müdürü ve ayni zamanda Türk Büyükelçiliğinin Basın Ateşesi” olduğunu söyler. Gürkan, camilere bomba goyduranın Denktaş olduğunu ancag gendilernin bunu inkar edmeg zorunda olduglarnı söyler Yorgacis’e.

Gürkan, Denktaş ve Dirvana’nın arasının eyi olmadığını, Denktaş ve Dr. Küçük’ün Türkiye’ye gidereg, Dirvana’nın görevden alınmasını taleb eddiglerini belirdir. Pamir’in gendisine Türklerin ve Rumların ilişgilernin sağlam olduğunu ve bunu bozmag için da Bayraktar caminin tahrib edilmesi geregdiyini, bombalama olayının başga yerde olmuş olmasının da bu gadar guvvadlı bir edgi yaradmayacağını söyler. Gürkan ayrıca gonuşmasında,  Denktaş’ın İngiliz ajanı olduğunu iddia eder.

25 Mayıs 1962 yılındakı Nacak gazeddasının manşetinde, yukarıda belirddiyim gibi bu ses gaydının medniynan Dirvana’nın açıglamalarına yer verilir. Emir Dirvana “Bay Gürkan tarafından yapıldığı iddia edilen ve Türkiye Büyükelçiliği ile Kıbrıstaki Türk Askeri Birliği mensuplarını ilgilendiren beyanlar tamamen asılsız ve sahtedir” acıglamasını yapar (Mezardan Gelen Seslerle 1962). Dirvana açıglamasının devamında “Bay Gürkan en az bir buçuk seneden beri Türkiye Büyükelçiliğini ziyaret etmemiş” demegdedir. Dirvana, “Yorgacisin casusları” olmagla suçlanan avgadların cenazelerine TC Böyügelçisi olarag dev bir çeleng gönderir. Avgadların katillerinin da cemaatımızın arasında olduğunu ifade eder. Görev süresi dolmadan da Ankara’ya çağrılır. Dirvana, 12 Eylül 1962 yılında elçilig görevinden ayrılır (Paşa 2011). 

Avgadlar öldürülmüşdür. Siyasal fikirleri, tavırları neredeysa Gıbrıs’ın kuzeyinde belirli dosdlarmız dışında hiş dile getirilmemişdir. Gıbrıs’ın kuzeyinde avgadlar siyasal bir figür olarag kidleselleşmemesine rağmen, Aydın Akkurt 1998 yılında “Yakın Mücadele Tarihimizin Bilinmeyen Yönleri ve “Yorgacis’in Casusları” isimli bir kitab çıkardmışdır. Kitabda Gürkan’ın Yorgacis’nan yabdığı gonuşmaya da yer verilmegdedir (Akkurt 1998, 370). Bu kitab üzerine araştırmacı yazar Ahmet Cavit An “GEÇMİŞİMİZİN BİLİNMEYENLERİ AYDINLANDIKÇA…” isimli bir metin yazar. An “”Kıbrıs’ta Fırtınalı Yıllar (1942-1962)” başlıklı kitabımızda konu ile ilgili olarak, bu dönemde, İngiliz-Amerikan taksim planları doğrultusunda yapılan kışkırtma eylemleri ve demokrat Kıbrıslı Türklerin bunlara karşı tepkileri konusunda ayrıntılı bilgilerin ve belgelerin yer aldığını anımsatmak istiyoruz. Bu kitabın ekinde verdiğimiz “Türkiye’nin Kıbrıs’taki ilk büyükelçisi Emin Dirvana, taksimcileri nasıl teşhir etmişti?” başlıklı bölümde yer alan Dirvana’nın yanıt mektuplarında ortaya serilen gerçekler de henüz çürütülememiştir” deye yazmagdadır (An 1998). Dirvana, gendisi aleyhine yazılan yazılara, yanıd olarag galeme aldığı megdublarında Denktaş’nan aralarındakı sorunnara da yer vermegdedir (An 2018, 194). Hadda Dirvana bu yanıdlarda “Ankara’ya ihaned edmediyni” ısbadlamaya çalışmagdadır. 

Sonuç

1960’lı yıllarda Rumca gonuşan ve Türgce gonuşan Gıbrıslıların birligdeliyini savunan, Taksim tezine garşı Türgce gonuşan Gıbrıslıların Kıbrıs Cumhuriyeti’nde galmasını savunan aydınnarmız Türk derin devleti ve onnarın yerli işbiligcileri tarafından “casus” ve “vatan haini” gibi suçlamalarınan garşılaşırdı. Ayhan Hikmet, Ahmet Muzaffer Gürkan, Dr. İhsan Ali, Derviş Ali Kavazoğlu gibi cemaadımızın önde gelen isimleri çog ağır bedeller ödedi. Kıbrıs Cumhuriyetini savunmag, Taksim tezine garşı olmag, “vatan haini” olmag demegdi. Aradan 65 yıl gecdi. Kıbrıs Cumhuriyetine dönüşü ya da Gıbrıs’ın federal bir şekilde birleşmesini savunannar Türkiye ve yerli işbirligciler tarafından “vatan haini” olmagla suçlanmagdadır hala.

60 yıl evvel yaşayan aydınnarımızınan 60 yıl soğra yaşayan aydınnarımızın ortag özelliglerinden biri gendilerinin “vatan haini” olmadığını ısbadlamaya çalışmalarıdır. Bu 60 yıllıg süre içinde geldiyimiz nogdada, siyasetimizin ezici bir çovunluğu “Türkiyesiz Gıbrıslı Türklerin” var olamayacağı nogdasına gelmişdir. Gendi cemaadının hag ve çıkarlarnı savunmag yerine, Türkiye’nin Gıbrıs’dakı hag ve menfaadlerni savunur pozisyonunu içselleşdirmişlerdir. Türkiye’nin 1974’den bu yana işlediyi bütün savaş suçlarını sırf “hain” olmadıglarını gösdermeg için meşrulaşdırma gayreti içindedirler. Gendi anayurdlarına neçun Türkiye üzerinden bagmagdadırlar? sorusunun cevabı, Türkiye’nin Türgce gonuşan Gıbrıslılara uyguladığı şiddedi ortaya goymagdadır. Türgce gonuşan Gıbrıslılar Türkiye tarafından maruz galdıgları gereg fiziki geregsa psikolojig şidded ve basgı garşısında yabancılaşarag gendi anayurdlarına Türkiye üzerinden bagmagdadırlar. Bu bakış açısı, cemaadımızı yurdsuzlaşdırmış, yurdlarıynan bağlarnın kobmasına neden olmuşdur. Bu bir yabancılaşmadır. Oysa soru çog basiddir! Yurd nedir ve hangısıdır? Yurd, Gıbrıs mıdır Türkiye midir? Yurd, Gıbrıssa dini dili fargedmeden Gıbrıslıların hag ve çıkarlarnı savunmag neden sizi “hain” yapar? 1950’lerden bu yana gendimizi Türkiye’ye ısbadlamaya çalışan bizler… Onnar deyneği bize gösderdigce “Türklüğünü” ısbadlamaya çalışan bizler… Bu şidded ilişgisinden yorulmadıg? Bu basgılardan bıgmadıg?

Ahmet Muzaffer Gürkan’ın yannızlığı bir hayaled gibi cemaatımızın arasında dolaşmaya devam eder!   

Gaynag

1-Akkurt, Aydın. 1998. “Yakın Mücadele Tarihimizin Bilinmeyen Yönleri ve “Yorgacis’in Casusları””.  İstanbul. Boğaziçi Yayınları A.Ş.

2-An, Cavit Ahmet. 1998. “GEÇMİŞİMİZİN BİLİNMEYENLERİ AYDINLANDIKÇA…” can-kibrisim. https://can-kibrisim.blogspot.com/2013/11/gecmisimizin-bilinmeyenleri.html

3-An, Cavit Ahmet. 2018. “Kıbrıs’ta Fırtınalı Yıllar”. Lefkoşa. Galeri Kültür Yayınları.

4-Paşa, Halil. 2011. Kıbrıs Türkünün kaderini değiştiren kavga. Haber Kıbrıs. https://haberkibris.com/a52f9155-2011_04_03.html

5-“Mezardan Gelen Seslerle Cemaata Ne güzel Hizmet Dersi Aldık(!)”. Nacak, Mayıs 25 1962. 1.

Diğer yazıları

Başganlıg Sisdemine Geçiş İçun Düymeye Basıldı; BİMER – Halil Karapaşaoğlu

Ünal Üstel bu hafda önemli bir açıglama yabdı. Üstel,...

Dr. Fazıl Küçük haindi? – Halil Karapaşaoğlu

Dr. Fazıl Küçük’ün 1977 yılında Ağustos ayında arka arkaya...

Bülent Ecevit Anadolu Lisesi’nden Hala Sultan İlahiyat Kolejine… – Halil Karapaşaoğlu

1974 Atilla Operasyonu’nun ardından Türkiye, “Türklük” ve “Sünni Müslümanlık”...

Dünün Güneşiynan Gurudurug Çamaşırlarmızı! – Halil Karapaşaoğlu

Yamır damlacıglarnın içine sıkışır garannıg… Garamuza olur gög… İşgillenir yüreyim…Diynemeyi övrenemedim...

Türk Telekom ve Dijital Kolonyalizm – Halil Karapaşaoğlu

Dijital Kolonyalizm Michael Kwet, Dijital Kolonyalizmi yapısal bir egemenlig biçimi...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et
748AboneAbone Ol

Son eklenenler

Konuyu anlamaya çalışırken – Özkan Yıkıcı

Genelde basit gerçeklerle hareket edecek olursak: Önce, eğer bir...

Pembe Dalga’nın sönüşü: Latin Amerika’da aşırı-sağın yükselişi – Kavel Alpaslan

Aşırı-sağın yerini sağlamlaştırdığı bir zamanda Latin Amerika’daki solun içerisinden...

Trump Avrupa’da ‘rejim değişikliği’ istiyor – Yücel Özdemir

“Rejim Değişikliği”, bugüne kadar daha çok ABD ve Avrupa...

ABD’nin Ulusal Güvenlik Stratejisi ve Barrack’ın uysal monarşisi – Nuray Sancar

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack,...

Nükleer atıklar gündelik yaşamın neresine düşer? – Pınar Demircan

Bir kentin gündelik yaşamı sessiz bir süreklilik üzerine kuruludur....

Bir hükümete daha güle güle: Bulgaristan – Özkan Yıkıcı

Bu yıl belkide muhalefet bakımından konuşulacak konu da hükümetlerin...

Lübnan bir kez daha savaşın eşiğinde! – Hediye Levent

Lübnan semalarında bir kere daha kara bulutlar toplanmaya başladı....

Fabrikada-tarlada: Sovyet kütüphane kültürü – Kavel Alpaslan

Tarihler 1980’leri gösterdiğinde dünyadaki üç kütüphaneden biri tek bir...

Canlı yayın