iktibasÖzgür GürbüzRusya’nın süresi doldu, hükümetten çıt çıkmıyor - Özgür Gürbüz

Rusya’nın süresi doldu, hükümetten çıt çıkmıyor – Özgür Gürbüz

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

Türkiye ile Rusya 12 Mayıs 2010 tarihinde Akkuyu’da dört üniteli (reaktör) bir nükleer santral yapmak üzere anlaştı. Anlaşma Resmi Gazete’de 6 Ekim 2010 tarihinde yayımlandı. Anlaşma Rusya’ya önemli avantajlar sunsa, piyasa fiyatının çok üzerinde dolara endeksli bir alım garantisi verse de bir maddesi Rus tarafına işleri sıkı tut diyordu. Madde 6, fıkra 2.

Altıncı maddenin ikinci fıkrasında şöyle yazıyor: “Proje Şirketi, Rus Tarafı’nın tam desteği ile NGS inşasının başlaması için gerekli tüm belgeler, izinler, lisanslar, rızalar ve onayların verilmesinden itibaren yedi yıl içinde Ünite 1’i ticari işletmeye alır.” Anlaşmaya göre ilk ünitenin devreye girmesinden sonra birer yıl arayla diğer ünitelerin de devreye alınması gerekiyordu.

Türkiye Akkuyu Nükleer Santralı’nın sahibi Rus proje şirketine gerekli son izni 2 Nisan 2018 tarihinde verdi. Akkuyu Nükleer Santralı’nın 1. ünitesine inşaat lisansı verildi. Bir gün sonra, 3 Nisan 2018 tarihinde de inşaat başladı. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın veri tabanında da yazan tarih bu. Rusya’ya tanınan yedi yıllık süre bir ay önce doldu ancak Akkuyu’da elektrik üretimi başlamadı. Peki şimdi ne olacak?

Anlaşmada bu durumda ne olacağı yazılmış. 10. maddenin son fıkrası aynen şöyle diyor: “NGS’nin ünitelerinden herhangi birinin, işbu Anlaşma’da programlanan tarihten daha geç işletmeye alınması halinde, ESA’da öngörülen mücbir sebep durumları hariç olmak üzere, satılacak elektriğin fiyatı ESA hükümlerine göre ayarlanacaktır.” ESA dedikleri Elektrik Satın Alma Anlaşması; özünde de bir ‘al ya da öde’ hükmü var. ESA’ya göre Türkiye ilk 15 yıl boyunca Akkuyu’da üretilen elektriğin yarısını kilovatsaatine 12,35 ABD Doları sent ödeyerek satın almak zorunda. Bu köşede defalarca yazdık, aynı elektrik için güneş ve rüzgâra kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla para ödenecek. Çanakkale, Osmangazi köprülerindeki tuzak burada da var. Kazası, sızıntısı, atığı ve dışa bağımlılığı da bela. Anlaşma imzalandığında dolar kurunun 1,52 TL olduğunu da anımsatalım. Şimdi kur 39 TL’ye dayandı. Akkuyu devreye girerse elektrik faturalarına zam gelmesi kaçınılmaz.

10. maddede belirtildiği gibi, Rusya’nın gecikmesi satın alınacak elektriğin fiyatının ESA’ya göre değiştirilebilmesine fırsat sağlıyor. Eğer bir mücbir sebep yoksa. Almanya’nın Rusya’ya Ukrayna savaşı nedeniyle uyguladığı ambargo mücbir sebep kabul edilebilir. Rusya, ambargo nedeniyle Almanya’dan gerekli parçaları alamadığını ve Çin’de yeniden yaptırdığını açıklamıştı. Buraya kadar tamam ama mücbir sebep kabul edilse bile bunun Rusya’ya ne kadar ek süre kazandırdığını bilmiyoruz.

Zaten ESA’nın hükümlerini de bilmiyoruz. EÜAŞ’a (Elektrik Üretim Anonim Şirketi) ESA hükümlerini sordum, beklediğim gibi gizlilik nedeniyle paylaşılamayacağı söylendi. Türkiye anlaşmadan doğan hakkını kullanıp Rusya ile masaya oturdu mu, Rusya mücbir sebep öne sürdü mü ya da iki taraf hangi koşullarda bir uzatma anlaşması yaptı bilmiyoruz. Türkiye pahalı nükleer enerjiden kurtulmak için ayağına gelen fırsatı değerlendirdi mi yoksa geri mi tepti onu da bilmiyoruz. Tüm nükleer süreç gibi bu kısım da şeffaf olmayan bir şekilde yürütülüyor.

Bindik bir alamete gidiyoz kıyamete…

Diğer yazıları

40. yılında Çernobil bize ne anlatıyor? – Özgür Gürbüz

Çernobil nükleer santral kazasının üzerinden 40 yıl geçti. Radyoaktif...

Sürüden ayrılmayı bilmek lazım – Özgür Gürbüz

Dünya tarihinin gördüğü iki büyük petrol krizi de Orta...

Nükleer bahane – Özgür Gürbüz

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı dünyayı üçüncü dünya savaşına...

Toryum meselesi – Özgür Gürbüz

Erke Dönergeci’ni hatırlayan var mı? Sonsuz enerji üreteceği iddia...

Grönland’ın eriyen buzulları dünyayı karıştırdı – Özgür Gürbüz

1972 ile 2023 arasında, Grönland’ın yüzde 80’ini kaplayan buz tabakası...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,966TakipçilerTakip Et
825AboneAbone Ol

Son eklenenler

Emperyalizmin çıkmaz sokaktan kurtulma stratejisi – Prabhat Patnaik

Eğer neoliberalizm bu sürecin tersine çevrilmesini başlattıysa, Trump stratejisi...

Kamusal Alanda Aydının Rolü – Halil Karapaşaoğlu

İki binli yılların ilg başlarına gadar sanadcının, entellegdüelin, aydının...

Kıbrıs’ın bütün umutsuzları birleşiniz! – Neşe Yaşın

Biz ve onlar ikilemi sonsuza kadar sürecek bir çözümsüzlük...

“Βize Benzeyen Yabancılar” – Niyazi Kızılyürek

Bugünkü köşe yazımı Yorgos Frangos’un kitap tanıtımı etkinliğinde yaptığım...

Yaşam mücadelesi > nüfus mühendisliği – Gözde Bedeloğlu

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan...

1 Mayıs daha geride kalırken – Özkan Yıkıcı

dünyada bir gün vardır ki resmî kıskançlıktan sıyrılarak meydanların...

1 Mayıs: 8 saat canımız ne isterse! – Kıvanç Eliaçık

Sendika bildirilerinde, miting konuşmalarında ve sosyal medya paylaşımlarında 1...

Canlı yayın