yaklaşımlarİsmet Özgüren“Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol” - İsmet Özgüren

“Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol” – İsmet Özgüren

Mevlana’nın herkesçe bilinen bu veciz sözleri bana göre tam da bugün toplum olarak yaşadığımız ikiyüzlülüğün ilanıdır.  Son iki haftadır ülke doktor ve eczacılar üzerinden kamuoyuna yansıdığı şekliyle “Sahte reçete skandalı” denen zorlama bir gündemle meşgul. Neymiş olan, doktor ve eczacılar “Sahte” reçetelerle devleti dolandırıp haksız gelir elde ediyormuş.  Güzel, o zaman Polis burada bir suçu ve ihmali olan varsa mutlaka yargılanıp gerekli cezayı alacak ve devlet de zarar etmekten kurtulacak. Hangi devlet, bu sözü edilen zarar ve ziyandan kurtulmuş olacak? Bugüne kadar vatandaşına doğru dürüst bir sağlık hizmeti sunamayan, hastanesinde ilaç bulunamayan, vatandaşının yanında doktorunu, hemşiresini, hastabakıcısını ve bilumum sağlık görevlisini mağdur eden devlet.

****

Bu olayın bir yüzü, şimdi gelelim madalyonun diğer yüzüne ve Mevlana’nın veciz sözlerine. Bugüne kadar ülkede yaşanan olaylar karşısında polisin kendine göre kurallarını uyguladığı herkesçe bilinen bir gerçek. Polis, istediği zanlıyı istediği an kimsenin ruhu bile duymayacak şekilde arka kapıdan mahkemeye çıkarabilirken, kimi zanlıları ise kelepçeleyerek gözümüze soka soka, hatta Yeşilçam filmlerini aratmayacak senaryolarla mahkeme koridorlarında gezdirip görüntü alınabilmesine gerekli “kolaylıkları” da sağlayabilmekte. Tabi burada çuvaldız ve iğne gerçeğinden hareketle iğneyi biraz da kendimize batırmasını da bilmemiz gerek. Son yılların popüler haberciliği haline gelen Dijital Medya veya habercilik vasıtasıyla mesleki etik değerleri, masumiyet karnesi ve onur gibi kavramlar ise yerle yeksan duruma gelmiş vaziyette. ( Bu aşamada mesleğini layıkıyla yerine getiren ve her türlü etik değerleri koruyup kollayan meslektaşlarımı tenzih ediyorum).

****

Sözüm ve eleştirim, belki de sağlık hizmeti aldıkları ve ilaçlarını sürekli temin ettikleri eczacıları çarşaf çarşaf açık isim ve boy boy fotoğraflarıyla teşhir edenlere. Özetle, toplum olarak içine düştüğümüz çürümüşlük hali bizi sürekli bencilleştirirken maalesef yok ediyor ve biz ya bunun farkında değiliz ya da hala “Bana dokunmayan yılan bir yaşasın” modundayız. İşte bu hal de her geçen gün elimizde ne kaldıysa onların da tükenip yok olmasını sağlıyor. Ve son söz, gözümüzü açıp bu kış uykusundan uyanmamaya ısrar ettiğimiz sürece, yarın her şeyin çok daha da zor olacağı gerçeği   karşımızda durmaktadır.

Diğer yazıları

Çalınan 45 yılımı kim geri verecek? – İsmet Özgüren

KKTC 15 Kasım 1983’te ilan edildiğinde 23 yaşında bir...

Plan tıkır tıkır işliyor, önemli olan biz ne yapıyoruz? – İsmet Özgüren

1950’li yıllarda Türkiye derin devletinin ajandasının baş sıralarında yer...

Her şeye rağmen umutsuzluğa yer yok – İsmet Özgüren

Bu hafta zamanlar sonlar bir şeyler karalamak için çok...

Süleyman Ergüçlü, bir büyük abi, bir usta bir meslek duayeni – İsmet Özgüren

İnsanın inanası gelmiyor ancak, önce ailenin bir parçası, ardından...

Ali üstünden muhalifleri “Dövme” operasyonu – İsmet Özgüren

BASIN-SEN Başkanı gazeteci dostum Ali Kişmir’in 3 yıl önce...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,968TakipçilerTakip Et
825AboneAbone Ol

Son eklenenler

Kıbrıslı muhaliflere sınırda ‘Kod-82’ engeli! – Gözde Bedeloğlu

AKP iktidarının, Kıbrıs’ın kuzeyindeki muhalif seslere yönelik başlattığı “istenmeyen...

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

1 Mayıs kitapları: Meydanlardan romanlara – Kıvanç Eliaçık

1 Mayıs, toplumların hafızasında yaşayan bir gün. Edebiyatta ve...

Ermeniler, Aleviler, “Kılıç Artıkları” ve devlet – Yetvart Danzikyan

Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat kendi sosyal medya hesabından...

Antikomünizmin kazara komünist propagandaya dönüşümü – Kavel Alpaslan

Ahşap döşemeli geniş bir salondan içeri girdiğinizi düşünün: Karşınıza...

OPEC’te deprem ve Türkiye! – Hediye Levent

Petrol İhraç Eden Ülkeler Organizasyonu (OPEC) Birleşik Arap Emirlikleri’nin...

Kıbrıs’ta Bölünmüşlük ve Dayanışma Arasında 1 Mayıs – Çağla Elektrikçi

1 Mayıs, yalnızca takvimde bir gün değil; işçi sınıfının...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Canlı yayın