Kıbrıs iktibasNidai MesutoğluZurnanın zırt deliği – Nidai Mesutoğlu

Zurnanın zırt deliği – Nidai Mesutoğlu

Zurna üzerindeki altı delik ve en altta bulunan bir delik vardır. Üfleyerek çalınan zurnada zurnacı delikleri kapatıp açarak melodiyi elde eder. Son delik ise melodiye katkısı olmayan bir deliktir. Bu nedenle insanların değersizi olduğunu anlatmak için: “O zurnanın zırt deliğidir” derler. Pek işe yaramaz anlamında kullanılır.

Bizim yöneticilerimiz de şimdi tam da bu konumdadırlar. Ne karar alabilirler ne de uygulayabilirler. Tamamen Türkiye’ye olan bağlılığı: “Anavatan – yavrulatan” edebiyatıyla örtmeye çalışanlar vardır. Bunların dışında görünüşte yurtsever fakat gerçekte düzenin figüranlığından başka bir işe yaramayan siyasetçilerimiz de var elbette.

Efendim neymiş, biz önce durum tespiti yapmalıymışız. Buna göre ihtiyaçlarımızı öncelik listesinde belirlemeliymişiz. Bu listedeki ihtiyaç sıralamasında hastane ve okul varmış fakat külliyeye ihtiyaç yokmuş.

İşte tam da burada bu arkadaşlara Türkiye’den şöyle bir sesleniş yapılsa: “Siz kim oluyorsunuz da bize akıl veriyorsunuz? Biz parayı verirsek ihtiyaçları da biz belirleriz. Buna göre hem itibar hem de de ecdadımıza yaraşır bir eser bırakmak isteriz. Görmüyor musunuz atalarımızın yaptığı Camileri, hanları, hamamları” Türkiye’deki Erdoğan rejiminin yönetim anlayışı budur.

Bu topraklarda ihtiyaçlarımız bile Anka’daki yönetimin belirlediği, neyin, ne zaman, kime yaptırılacağının kararını verirken ortaya çıkıp pişkin pişkin: “Önceliklerimizi biz belirleyeceğiz.” Demek ne kadar inandırıcı olabilir?

Bizim temel sorunuzum her alanda kendi kararlarımızı verememedir. Bunun sebebi de Türkiye’nin buradaki egemenliğidir. Biz bu topraklarda kendi kendimizi yönetebilme erkine sahip olmadıkça Türkiye’nin istekleri karşısında her zaman eğilip büküleceğiz.

Türkiye KKTC yetkililerini her zaman zurnanın zırt deliği olarak görmektedir. Kendi kendimizi yönetmek ve kararlar alabilmek ancak mandıra düzeninden kurtulup çözüme ulaştığımızda olacaktır.

Diğer yazıları

Osmanlı’nın son yıllarında Düyûn-ı Umûmiye ve Erdoğan’ın tutumu – Nidai Mesutoğlu

Sürekli duyduğumuz bir söz var: “Tarih tekerrürden ibarettir” Anlamı...

Erdoğan’ın Sisi ziyareti ve bir fıkra – Nidai Nesutoğlu

Sosyal medyada kullanıcıları büyük olasılıkla bu fıkrayı biliyorlar. Haber...

Din bezirganlığından din tüccarlığına – Nidai Mesutoğlu

Bezirgan sözcüğünü şimdiki nesil bilmez. Yaşı 60’ı aşmış olanlar...

Kıbrıs Sorunu, Erdoğan ve Can Atalay – Nidai Mesutoğlu

Sol dünya görüşünü savunmak ulusal değil sınıfsal bir düşünceyi...

Nikos Hristodulidis’in paketi bireysel haklar verirken toplumsal haklardan söz etmiyor, en can alıcı nokta budur

Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis aylar önce duyurusunu yaptığı...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,968TakipçilerTakip Et
825AboneAbone Ol

Son eklenenler

1 Mayıs: 8 saat canımız ne isterse! – Kıvanç Eliaçık

Sendika bildirilerinde, miting konuşmalarında ve sosyal medya paylaşımlarında 1...

Anılarla yakın tarihten günümüze 1 Mayıs – Özkan Yıkıcı

Tekrarda fayda var: Coğrafya önemi hiçbir zaman göz ardı...

Kıbrıslı muhaliflere sınırda ‘Kod-82’ engeli! – Gözde Bedeloğlu

AKP iktidarının, Kıbrıs’ın kuzeyindeki muhalif seslere yönelik başlattığı “istenmeyen...

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

1 Mayıs kitapları: Meydanlardan romanlara – Kıvanç Eliaçık

1 Mayıs, toplumların hafızasında yaşayan bir gün. Edebiyatta ve...

Ermeniler, Aleviler, “Kılıç Artıkları” ve devlet – Yetvart Danzikyan

Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat kendi sosyal medya hesabından...

Antikomünizmin kazara komünist propagandaya dönüşümü – Kavel Alpaslan

Ahşap döşemeli geniş bir salondan içeri girdiğinizi düşünün: Karşınıza...

OPEC’te deprem ve Türkiye! – Hediye Levent

Petrol İhraç Eden Ülkeler Organizasyonu (OPEC) Birleşik Arap Emirlikleri’nin...

Canlı yayın