yaklaşımlarÖzkan YıkıcıGerçekler hayalet gibi dolaşırken, gerisine laf denir - Özkan Yıkıcı

Gerçekler hayalet gibi dolaşırken, gerisine laf denir – Özkan Yıkıcı

Gerçeklerin şöyle acımasız bir yaşanan biçimi var: ne adar baskı yaparsanız yapınn. Korkutarak konuşulmasını engeleyin. Olmadı, yalanlarla örtmeğe, yandaşlama paylaşımlarla ödüllendirmeler gerçekleştiren kurumsallaştırma oluşturun. Hafıza kakybıyla unuturma girişiminde başarılı olun. Hepsini uygulahıp kendinize has dünya kurun: en iyi demokrasi, çağdaş hoş görülülük, dokunulmaz özgürlükler, örnek olacak davranışlar deyip de kendi kendinize oyalanın. Sonuç yine değişmez. Birgün ansızın hem de babzen hiç umadığınız kesimler bu gerçekleri etrafa saçmaya başlalarlar. Artık herşey yolunda değip yalanlarla ve kirli dünyanızda karınıza kar saçarken, en yakınınız dahi “tıpkı Sedat Peker gibi” ansızın oluşan güçler kavgası nedeniyle tüm birikimleri birden toprağın altından çıkarıp, sarayın koridorlarına dek hayaleti dolaşmaya başlar. Bbenzeri ne yazık son haftalarda iyice K. Kıbrısta da dolaşıyor. Sadece hala bunları toparlayıp bir noktada dökümleştirip kamuoyunda tuturamıyor.

*****

Son hahftalarda K. Kıbrıs tüm baskı ve sildirtme çabalarına karşın kendi kendini ihbar eden gelişmelerle çalkalanıyor. Bir farkla, hala bunu sorgulayacak örgütsel bir yapı yok. Muhalefet hala sınırların içinde çoktan aşan gerçeklikleri nasıl daraltarak kulanırım tutumundadır. Oysa ortaya çıkan durumlar resmen gerçeklerin artık onca zırhlı örtmelere karşın dolaşım a çıktığıdır. Hele de işler yasalara dek gelince de artık diyecek söz kalmadı. Ama, sistemi zorlayacak tepki de hala yok. Öyle ki onca gerçeklere rağmen ayni kesimlerin eniden seçimleri ve Türkiye tercihli olmaları devam etmektedir.

Kısa bir yeniden bilgilendirme yapalım. Kara para veya yasadışılık gibi kavramlar biraz K. Kıbrısı tanıyan çin, hiç yabancı değildir. Son dönemde hem de sadece ufak kesimin şöylesine yakalanmasıuyla ikiyüzkırk milyon dolarlık yakalanan ve devamının şimdilik suskunluğa dönüşen para trafiği gündem oldu. Elbet, paranın getirilen kişisinin de başta saraylı  ve Elçilikle olmak üzere, dolaşan medya beraber resimleri de siyasetin tınısına hiç dokunmadı. Ardından, öğrenci övgüleri sürerken, yüzbini aştığı rakamsal rant aşkıyla içip içip hava atılırken, Bangladeşli öğrenci hikayeleri yayıldı. Öğrenci diye kaydedilen bu kesimlerin nerelerde kulanıldığı bilgileri ise hiçbir kimseye sürpriz gelmiyordu. Tek bir farkla, gündeme sıkı sıkı sansürle yansıtılmama gerçeğine hep dayanılıyordu. Ardından Nijerya yöneticilerin K. Kıbrısı gitmemeleri konusunda yapılan uyarılar geldi. Öldürtülen öğrenciler ve yapılanlar sıralanırken, hükümetin buna müdahale edemediği itirafı da vardı. Ama bizim makamcılar bunalrı da duymadılar. Sadece gelen öğrenciyle fayiş fiyatlı ev kirallarını ve bakal karlarını müjde veriyorlardı.

Bukadarla kalınmadı: yasa değişimi diye Belediyeler “reforum” yasası dendi. Fırtınalar çıktı. Konuyla alakalı iki yazım vardır. Dileyen oradan bazı can alıcı tutumları okuyabilir. Önemli Nokta şu: övünmeler ve uzun zaman hazırlamalar söylendi. Fakat, meclis toplantısında baştaki atanan makamcı hiç konuşmadı. Bir önemli artık olmaz denilen olan vardı. Bekledim. Çünkü içeriği çok şey taşırdı. Haritalamalar veya belediye sınırları çizilirken, K. Kıbrısta olmayan yerleşimler de yasaya kondu. Büyük Kaymaklı, Eğlence, Kiracı köy ve Bodamya Kıbrıs cumhuriyeti kontrolundayken, yapılan K. Kıbrıs belediye hudutlarında buraya eklendi. Onca çalışma, dikat denilirken, mecliste tartışılırken dahi konu olmadı. Bu denli bir yasadan söz ediyoruz. Elbet yasayı hazırlayanların bilmeme gerçeği ve talimatla geçirme dayatma sonucu sınırların dahi bilinmediği bir yanlış da yapılması gayet normaldır. Lafa gerek hyok.. Ama konuyla alakalı hiç konuşmayan Jet hızındaki makamcı dolaşıma çıkıp atıp tutmaya ve çlok çalışılarak geçirilen yasa dedi. Hem de sorulmadan belediyesi kapanan yerlerde.

*****

Tabi hakını yemememiz gerekir: elektrik rezaleti devam ediyor. Bizim çocukalr veya herşey yaparız abi şirketlerine yine ihalesiz yakıt getirme oyunu ueniden gerçekleştirildi. İhale denip sonra iptal denilerek yeniden istenen çocuklara ceplerini iyice silkelemelerine yol açıldı. İhaleye atmış dolar sunarken ihalesiz yüzeli dolarla getiren bizim çoçocukların cepleri şişerken, elbet bedelini halk faturayla ödeyecek. Laf söylemek güzel de geerisi oş demenin de devamı olması muhtemeldir….

Sadece birkaç olay saydık. Bunlar dahi K. Kıbrısın resmini çekmeye  yetiyor. Unutmadan, hafta sonu Bir Gün gazetesi ve Sol Haber sitesinde bizim cinayetle giden mafyacımız Halil ile alakalı bazı bilgiler çıktı. Bunlar da ilgi alanına giremedi. Birçok arkadaşa okutum. Bu konu da K. Kıbrıslık. Fakat, malum ya bizim romantik solcularımızdan kimisi de mafyacılarımızı da iyi hayırlı insan diye kabulendirmeğe çok çaba gösteriyor.

Son olarak: duygusal  romantik insanımıza yeni bir mavzeme de çıktı. Spor tutkumuz ve muhalif milli aşkımız yine kabartılacak. Fenerbahçenin rakibi AEK Larnaka oldu. Hemen başlayın: Neden K. Kıbrıs takımlrı yok, uçakla Ercana inip gitsinler. Nede olsa bizbize artık çok benzemeye başladık. Gerçekleri değil bazen yalanlara bazen romantik duygulara sarılarak kendi dünyamızda dönmeğe devam. Gerisi laf!

Diğer yazıları

Sıkıntı nerede dersiniz? – Özkan Yıkıcı

Son dönem, yaşlılığın yıpranmalarıyla tamamlanıyordu. Konu, istemesem de sağlıkla...

Basra Körfezi’nin politikleşmesi – Özkan Yıkıcı

Son İran’a karşı başlayan açık savaş stratejisi dönemini yaşıyoruz....

Basit gözlemle son gelişmeler – Özkan Yıkıcı

Hiç de uzun uzun ön giriş yapacak değilim. Fazla...

İp üstündeki cambaza benzeyen Kolombiya – Özkan Yıkıcı

Son yıllarda dünya adeta emperyalizmin özündeki vahşeti yaşadı. Gazze...

Hem uzak hem yakın gibi olan Türkiye ekranından – Özkan Yıkıcı

İlginç bir Türkiye gerçeği yaşıyoruz. Bunu Türkiye’de yaşayanlar da,...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,983TakipçilerTakip Et
794AboneAbone Ol

Son eklenenler

Sıkıntı nerede dersiniz? – Özkan Yıkıcı

Son dönem, yaşlılığın yıpranmalarıyla tamamlanıyordu. Konu, istemesem de sağlıkla...

Amerika aslında İran’a saldırmadı – Eray Özer

Jean Baudrillard bundan tam 35 yıl önce “Körfez Savaşı...

Üçüncü haftasına girerken İran Savaşı’nın açmazları – Evren Balta

Bu savaş bitecekse, büyük ihtimalle bir uzlaşmayla değil, karşılıklı...

İran Savaşı’nın Düşündürdükleri! – Şener Elcil

İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısı ile başlayan savaştan, bütün bölge ülkelerinin etkilendiği, Hürmüz...

Lenin Antalya’da: COP31’e Giderken Öncülük ve Görevler – Ege Aydın

Giovanni Arrighi’nin “Adam Smith Pekin’de” kitabının isminden ilham alarak...

Stratejik hezimetler seti – Fehim Taştekin

Soykırımcı-Epstein koalisyonunun İran’a dayattığı savaş, şimdiden tetiğe basanların stratejik...

ABD’nin askeri, endüstriyel, medya kompleksi – Aras Coşkuntuncel

CNN’nin yayınlarını yeterince savaş ve Trump yanlısı bulmayan Savaş...

Mutlak sessizlikte en küçük çıtırtılar neden gürültü koparıyor? – Kavel Alpaslan

Normal şartlarda basit ya da olağan görünen bir açıklamanın...

Canlı yayın