arşivUlus IrkadKıbrıslıların siyasal iradesi - Ulus Irkad

Kıbrıslıların siyasal iradesi – Ulus Irkad

ulusOrtadoğu’da Suriye Sorunu’nun başlamasıyla Kıbrıslıların, Kıbrıslıtürk veya Kıbrıslırum olsun siyasal iradelerinin ne kadar umursanmaz olduğunu bir kere daha gördük. Örneğin bir düşünün: Türkiye ile Rusya uçak düşürülmesinden dolayı bir savaş içine girmiş olsalardı, bu savaş ister istemez bizi de saracak ve hiç payımız olmamasına rağmen ansızın kendimizi bir savaşın içinde bulacaktık. Aslında şimdi bile tehlike geçmiş değil. İngiltere’nin karar almasıyla şu anda İngiliz uçakları Suriye’yi bombalamaya başlamışlardır. İngiliz Dikelya veya Ağrotur üslerine atılacak bombalar elbette biz Kıbrıslıları da etkileyecek durumda. Peki Isid’in misileme yapmak istemesi durumunda, öç almak isteyeceği adanın insanları olacaktır muhakkak. Paris’te olduğu gibi, suçlu- suçsuz, masum-masum olmayan, kadın-çocuk, Hristiyan- Müslüman ayırmaksızın Isid, faşist bir düşünce ile hiç de ayırmaksızın katliam yapmaktadır. Sakın onların tek düşmanının Hristiyanlar olduğunu da düşünmeyin, onlara göre düşmanları içinde laik Müslümanlar da bulunmaktadır. Suriyelilerin ta Avrupalara niye kaçtıklarını sanıyorsunuz?

Peki, şu anda niye savaşın başlamasıyla telaşlanmaktayız? Biz Kıbrıslıların maalesef kendi ülkelerinde siyasal iradelerinin olmadığını görüyoruz. Bırakın Kuzeydekileri ama Güney’dekiler de aynı durumda. Dediğimiz gibi bir misilleme durumunda üslerin de bombalanması söz konusudur. Bu da Güney’deki Kıbrıslırum vatandaşlarımızın durup dururken ve de olaylarda hiç payları olmadığı halde zarar görmelerini getirecektir. Bizim de onlardan kalır bir durumumuz yoktur. Yani Türkiye’nin de savaşa girmesi durumunda, bizler de oralardan atılacak S400 füzelerinin tehlikesi altındayız.

Tüm bu huzursuzlukları da adanın menfaatlerini gözönünde bulundurup boyunduruktan kurtulmama ve hala daha kendi ülkemiz yerine başka ülkelerin çıkarlarını gözönünde bulundurmamızdan gelmektedir. Ada toplumları kendi üretmiş oldukları bir felsefeleri, yurtseverlik duyguları olmadan, ada harici başka toplumların ulusçuluklarını da ithal ederek, kendi kendilerini de bu farklılıklardan ötürü bölmüşlerdir.Adanın bölünmesi de maalesef bu birbirini kaale almadan gerçekleşmiştir. Bugün Güney’deki Kıbrıs Cumhuriyeti olarak nitelenen yönetim, NATO üyesi olmak için can atmaktadır. Kendisine bir parmak işareti verilse, koşar adım NATO üyesi olmak için birliğin içine diklemesine dalacaktır. Tabi, NATO üyesi olmak için planı nedir bilinmemektedir ama Kıbrıs’ın Kuzeyi’ni kurtaracağım şeklindeki hareketi aslında bir başka kaos yaratacaktır. Kuzey’de bulunan Türk Ordusu’nun ise NATO üyesi olduğu, askeri hareketlerinin NATO’dan da geçtiği bilinmez değildir.

Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan Kıbrıslıtürklerin ise siyasal iradelerinin çeşitli şekillerde seçimler dahil, ayaklar altına alındığı ve bunun 41 yıldır devam ettiği de bilinmektedir. Bu siyasal iradesizlik maalesef toplumun yokolmasına kadar gelmiştir. Ada dahilinde yaşayanlar, dışta yaşayanlardan çok daha azdır. Kıbrıslıtürklerin birçoğu’nun gerek çözümsüzlük, gerek sorunların çözülmemesi , siyasal irade yoksunluğu, ekonomik sorunlar dolayısıyla ada haricinde yaşamaya başladıkları çok iyi bilinmektedir. İşte bu şartların 41 yıldan fazladır devam etmesinden ötürü umutsuzlukların hat safhalara gelmesiyle, bugün siyasal iradenin hiçbir yere yansımadığı bir ortamda yaşamaktadır Kıbrıslıtürkler. Bu yüzden evrensel hukuk mevcut olmamakta, adaletsizlikler hüküm sürmekte ve çeşitli kanunsuızluklar Kuzey Kıbrıs’ta etkisini sürdürmektedir.

Kıbrıs’ın küçük bir ada olması ve ada üzerinde Orta Doğu’da hakimiyet kuran büyük güçlerin, her konuda yaptıkları engellemeler, şu anda bilhassa sosyal, ekonomik ve kültürel kilitlenmeyi getirmiştir. Orta Doğu’daki Sorun da bir kere daha biz Kıbrıslıların ellerinin ne kadar naçar ve etkisiz kaldığını bir kere daha ortaya çıkarmıştır.

Gerçekten siyasal irade, Orta Doğu halklarının ülkelerine sahip çıkması, demokratik yapılar yaratmaları ve geleceklerini kendilerinin belirlemesiyle gerçekleşecektir.

Diğer yazıları

Tartışmanın ortasında federalizm ve üniterizm – Ulus Irkad

Bizim tanınmamış ve pek de tanınacağa benzemeyen “KKTC”de ,...

Tarihle hesaplaşmamız – Ulus Irkad

Osmanlı adayı İngilizlere kiraya verirken aslında tüm mallarını ve...

Ekonomi de Kıbrıs sorunu da kötüye giderken- Ulus Irkad

Kıbrıs Sorunu Türkiye’nin tekelinde kötüye giderken son zamanlarda artık...

Evrensel hukuk yoksa kaybettiniz demektir – Ulus Irkad

Haftalardır tüm konular dönüp dolanıyor ve Türkiye’de artık devletin...

Sağ milliyetçi politikacılar harakiri mi yapıyor? – Ulus Irkad

Şimdi öncelikle son 70 yılda Kıbrıs görüşmelerinin geldiği en...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,969TakipçilerTakip Et
822AboneAbone Ol

Son eklenenler

Facebook; Sessizleşdirilen Cemaad – Halil Karapaşaoğlu

Gıprızlılara facebook üzerinden Hindistan merkezli şirkedler tarafından sisdematig bir...

Çernobil’in 40. yılı: Temiz enerji değil sömürü projesi – Sedat Başkavak

Bugün, 1986 yılında meydana gelen Çernobil Nükleer Santrali patlamasının...

Statüko İçinde Yozlaşma ve Erhürman’ın Gözlemleri – Niyazi Kızılyürek

Ünlü Fransız düşünür Alain Badiou “yozlaşmaya” dair şöyle der:...

Hürmüz’den kaçış koridorları ve rekabet – Fehim Taştekin

Düne kadar genişletilmiş Orta Doğu’da “Her Şey İsrail İçin”...

Palantir ve güç istemi – Filiz Zabcı

Batı’nın Aydınlanma geleneği bireyi devlete karşı koruyan mekanizmalar üzerine...

40. yılında Çernobil bize ne anlatıyor? – Özgür Gürbüz

Çernobil nükleer santral kazasının üzerinden 40 yıl geçti. Radyoaktif...

Nereye gidiliyor? – Özkan Yıkıcı

Amerika’da Trump, Rusya’da Putin, Hindistan’da Modi, Arjantin’de Milei, İtalya’da...

Kapitalist ‘yaratıcı yıkım’ ve İran savaşı – Volkan Yaraşır

Savaşlarla kapitalist krizler arasında diyalektik bir ilişki vardır. Bu...

Canlı yayın