arşivAli Sarıtepe30 Mart 2014 - Ali Sarıtepe

30 Mart 2014 – Ali Sarıtepe

Her ne kadar bir yerel seçim ise de, siyasi sonuçları itibari ile de genel seçimler kadar da etkileyici hale gelmiş bulunmaktadır.

Yerel seçimler

Cumhurbaşkanlığı seçimi

Ve parlamento seçimleri.

AKP açısından Gezi Direnişi aynı zamanda toplumdan aldığı desteğin son noktasına geldiğidir. Düşüş başlangıç haline gelmiştir.

AKP iktidarı esas olarak cemaatler ittifakının yaratmış olduğu bir sonuç olmasına rağmen, bu ittifakın belirleyeni olan iki aktörü vardır.

Gülen cemaati yani hizmet örgütü,

Erdoğan’la temsil kabiliyetinde olan Milli Görüş akımı ya da hareketi.

Bunların kendi aralarında iç iktidar mücadelesine girmesi ve bunun açık alan çatışmasına dönüşmesiyle birlikte; ortaya çıkarılan yolsuzluklar ile tekrar bir araya gelebilmelerinin zeminini ortadan kaldırmış, yasalar aleni olarak çiğnenerek polis ve mahkeme kurumları hallaç pamuğu gibi atılmış durumdadır.

Birbirlerinin yasa dışı tutumlarını açıklamaları günün rutini haline gelirken, her bir suç hali yenisiyle eskimiş haline gelirken,toplum; bu ittifakın dinin sömürülmesi, kullanılması ve rant yaratma ve bundan kendilerini, kendi yandaşlarını palazlandırma hali içerisinde olduğunu görebilme imkanlarına kavuştu.

17 Aralık ve sonrası operasyonlarında hukuk ayaklar altına alınırken, her türlü operasyon her türlü yoldan yapılması gelenek haline getirildi.

Erdoğan olası kopmalardan en az hasarla partisini kurtarmaya çalışırken, adını da ‘istiklal mücadelesi’ olarak koymuş bulunmaktadır.

Erdoğan, eğri oturup doğru konuşursa ‘istiklal mücadelesi’ tanımının yerine gerçeğin kendisi olan ‘istikbal mücadelesi’ olduğudur.

Seçim arifesinde AKP ve cemaatler ittifakının hali bu durumdayken, parlamentoda temsil imkanında olan partiler ne haldedirler.

AKP’nin “rant belediyeciliği” karşısında CHP ve MHP’nin söylemleri ve belediyecilik politikaları ne haldedir.

İkisinin de belediyecilik üzerine politikasızlık durumundadırlar.

Yolsuzlukların ve hukuksuzlukların üzerinden söylem de bulunmaktadırlar.

Yanlış mı yapıyorlar!

Hayır.

Ama, yerel yönetimler konusunda farklı ne söylemektedirler diye baktığımız zaman, sonuç hiç halindedir.

CHP; 17 Aralık fırtınası ile birlikte Gülen örgütüne daha nüanslı bakmaya başlamış, bir birlerinden güç yaratma sonucunu çıkarmaya çalışıyorlar.

Yerel seçimleri anti-AKP üzerinden örgütleyerek MHP başta olmak üzere toplam sağ cenahtan adaylar göstermekle, kendi gücünü yukarıya çekmeye çalışmaktadır.

MHP ise politikasızlığı politika haline getirmiş haline devam etmekte ve seçimi bu mihval üzerinden tamamlayacak gibi görülmektedir.

Türkiye politikasının fiilen diğer ana aktörü olan BDP, geçen parlamento seçimlerinde oluşturulmuş ittifakı; Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ana çatısı altında Halkların Demokratik Partisi (HDP) oluşumuyla, HDP-BDP eş güdümlülüğü ile “dayanışmacı belediyecilik”, “ekolojik belediyecilik”, “öz yönetim belediyeciliği” sloganıyla yerel seçimlere girerken “toplumla yönetme” tarzını yaratmış olduğudur.

Ve tamamen Türkiye’nin geleceğine proje üretmiş haldedir.

Toplumun temel dinamiklerine hitap eden bu birliktelik, toplumda bulduğu karşılık oranında Türkiye politikaları üzerinde etki etme gücüne sahip olacaktır.

Diğer yazıları

Toplumunu hasta eden devlet – Ali Sarıtepe

Toplum ya da toplum kütleleri üzerinde yükselen ve bir...

“Anayasayı askıya aldım” devlet biçimini dönüştürme eylemliliğidir – Ali Sarıtepe

Bundan önceki makalede “Demokratik Özerklik Devlet Biçimini Dönüştürme Talebidir”...

Demokratik özerklik devlet biçimini dönüştürme talebidir – Ali Sarıtepe

Üretim ilişkisinin karşılığı olan devlet tipi içerisinde çok çeşitli...

Bezginlik ve bezginleşmek – Ali Sarıtepe

Kişinin bir şey karşısında, devamlılık arz eden bir şey...

Orantılı şiddet, orantısız şiddet ve devlet terörü – Ali Sarıtepe

Kullanılan kavramın her iki halinin de ortak paydası vardır,...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,968TakipçilerTakip Et
808AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ödemekle Bitirilemeyen Borç – Şener Elcil

Kıbrıslıların, Türkiye’ye borç ödemeye başlama tarihi, 1517 Ridaniye Savaşı ile Mısır’ın Osmanlı Padişah’ı Yavuz Sultan Selim tarafından...

Savaşların ekonomik maliyeti – Hayri Kozanoğlu

Savaşların yıkımı sadece cephede değil bütçelerde de büyüyor. ABD...

Macaristan ve Biz: Orbán’ın Yenilgisi üzerine Düşünceler – Fabrizio Burattini

Sonuçlar artık kesinleşti. Katolik muhafazakâr Peter Magyar, Viktor Orbán’ın...

Kıbrıs ekseninden bir NATO makalesi – Özkan Yıkıcı

Son gelişmeler eğer yetmişlerin ortasında olsaydı, hele de Türkiye...

ABD-İran ateşkesi ne anlama geliyor? – Doç. Dr. Mustafa Çıraklı

Diplomatik söylemin fazlasıyla gelgitli, sahadaki gelişmeler bağlamında ise tarafların...

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok… – Fikret Başkaya

“İnsanlık ancak çözümleyebileceği sorunları görev olarak önüne koyar. Çünkü...

Egemen sınıfın bir silahı olarak uyuşturucu – Erkan Çavuş

Bu ülkenin ve bu ülke gençliğinin en büyük sorunlarının...

Viktor Orban dönemi noktalanırken – Özkan Yıkıcı

Pazartesi sabahı, bizim gibi yerel medya dışında kalanlar önemli...

Canlı yayın