anti-militaristanti-militarist haber2006’dan bugüne 9. kez düzenlenen eylemle vurgulandı: ASKERSİZ LEFKOŞA MÜMKÜN!

2006’dan bugüne 9. kez düzenlenen eylemle vurgulandı: ASKERSİZ LEFKOŞA MÜMKÜN!

askersiz lefkosa askersiz lefkosa askersiz lefkosa askersiz lefkosa askersiz lefkosaYKP’nin yaptığı çağrı çerçevesinde askersiz Lefkoşa, askersiz Kıbrıs taleplerimizi bir kez daha sokakta ortaya koymak için bugün (15 Şubat 2014, Cumartesi) saat 14:00’da Ledra Palace trafik ışıklarında buluşulup Yiğitler Burcu’ndaki ateş-kes hattına yüründü… Eylemin paralelinde Lefkoşa’nın güneyinde de Ledra Caddesi’nde buluşulup Baf Kapısı yakınındaki ateş-kes hattının diğer yanına yürüyüş yapıldı.

Saat 14:30 civarında Baf Kapısı yakınında toplanan eylemciler bir süre karşılıklı olarak anti-militarist ve Kıbrıs’ta barışı talep eden sloganlar attı.

Hedef olarak kuzeyden gelenlerin Yiğitler Burcu içinde ve güneyden gelenlerin Baf Kapısı önünde buluşması ve geçen yıllarda olduğu gibi birbirini görerek karşılıklı eylem gerçekleştirme amacı polisin bu sene de anlamsızca Yiğitler Parkı girişini kapatması nedeni ile mümkün olmadı.

Eylemciler, parkın yanındaki askeri birliğin kapısının olduğu yere gelerek burada basın açıklaması yaptılar. Burada açıklama yapan YKP Yürütme Kurulu üyesi Murat Kanatlı, polisin  gerginliği anlamsızca yükselttiğini ama kendilerinin şiddetsiz, sivil, anti-militarist eylem yapmakta kararlı olduklarını vurguladı. Kanatlı, 8. yılında eylemin geleneksel olarak ateşkes hattı duvarının önünde olması geleneği olduğunu, polisin bunu engellemeye yönelik anlamsız çabasına rağmen bir kez daha Kıbrıs’ı ayıran bir  hattının önünde olduklarını, duvarın diğer tarafında da aktivistler olduğunu, bu mücadeleyi sürdürmeye kararlı olduklarını vurguladı. Daha sonra açıklama metnini okudu.

Eylemde balondan bir tank da askeri üniforma giymiş palyaçolar tarafından taşındı, basın açıklaması sonrası orda bulunan çocuklar tarafında askersizleştirmenin sembolü olarak balondan tank patlatıldı…

Basın açıklamasından sonra eylemin başladığı yere dönen eylemcilerden bir kısmı buradan dağıldılar. Eylemcilerin bir kısmı ise sembolik olarak Ledra (Lokmacı) geçiş noktasından geçerek ara bölgede diğer eylemcilerle buluşmak için yürüdü. Eylemcilerin ara bölgeye geçişine BM’nin talebi doğrultusunda Kıbrıslı Rum polisin izin vermemesinin ardından Kıbrıslı Türk eylemciler de güneye geçti, burada “askersiz Kıbrıs, askersiz Lefkoşa” sloganları Rumca, İngilizce ve Türkçe  dillerinde atıldı… Yapılan açıklamalarda gelecek yıl Kıbrıs’ın askersizleşme süreci başlaması ve eylem yapılma zorunda olunmaması dilekleri yapıldı.…

 

Açıklama

Okunan açıklama şöyle:

Şubat 2006’da “çözüme giden süreçte: askersiz Lefkoşa” başlığı ile ilk kez yapılan çağrıdan bugüne, 9. kez yeniden sokaktayız, ateşkes hattına yürüyüşlerimiz sürüyor!

2006’dan bugüne 9 kez her Şubat ayı içinde sokakta olmanın yanında onlarca başka sokaklarda, eylemlerde, toplantılarda bu talep dile getirildi, talebe destek vermesi için farklı kesimlere çağrılar yapıldı. Çağrılarımız ve mücadelemiz sürecek…

Bugün bizimle, farklı kesimler birlikte… Ayrıca bizden bağımsız ama koordineli, Lefkoşa’nın güneyinde benzer bir etkinlik düzenleniyor ve karşılıklı, bizi ayıran yıkılası duvara, ateşkes hattına karşı son 4 yılda olduğu gibi yine yürüyoruz… Dileğimiz, umudumuz, bizi ayıran yıkılası duvarlara, tel örgülere karşı daha yığınsal mücadelelerin gelişmesidir, bu yönde de çabalarımız devam edecek…

Çabalarımız ve mücadelemiz önerdiğimiz kısa vadedeki bölgesel askersizleştirmeler yanında adanın tümden askersizleştirilmesi için de sürdü, sürdürmeye da devam edecek…

Lefkoşa’da ilk dikenli teller 1955’lerde çekilmeye başlanmıştı…

50 yıl önce Lefkoşa, Ocak 1964’te elinde kırmızı ve mavi dışında yalnız yeşil kalem olan bir kişinin çizdiği “yeşil hat” ile resmen bölündü…

40 yıl önce ise Kıbrıs işgal hattı ile ikiye bölündü, her yanımızı militarist unsurlar ve elbette “dikkat askeri bölge” tabelaları ile donattılar…

Onca yıllık dikenli telleriyle ve kurşun delikleriyle kevgire dönen varilleri ile Lefkoşa hala bölünmüştür…

Şimdi zamanıdır ki Lefkoşa’yı dikenli tellerden, ayrım duvarlarından, ayrım hatlarından kurtaralım!

Bir kez daha altını çiziyoruz, görüşme sürecinin başladığı bugünlerde herkesin Güven Artırıcı Önlemlerden bahsettiği bir zamanda “Askersiz Lefkoşa” çözüm sürecine çok ciddi katkı yapabilir…

 

Askersiz Lefkoşa talebi nedir?

Peki, bugün niçin yürüyoruz? Askeriz Lefkoşa ile ilgili talebimiz ne?

8 yıl önce yola çıkarken demiştik ki;

“Lefkoşa’nın askersizleştirilmesi, tüm adanın askersizleştirilmesine giden yolda ilk ve önemli bir adım olacaktır. Lefkoşa’nın askersizleştirilmesi önce şehrin sonra adanın birleştirilmesine giden süreci başlatacaktır. Lefkoşa’nın askersizleştirilmesi ara bölgede kalan yüzlerce evin, işyerinin yeninden yaşam bulmasının fırsatını yaratacaktır. Bu bölge ortak çalışma alanlarına dönüştürülerek, Kıbrıs’ı ayıran hat, Kıbrıs’ı birleştiren mekânlara dönüştürülebilir.

Askersizleştirme bir zamanların önemli caddelerinin yeniden insanlaştırılmasına olanak sağlayacak, yeniden Baf Caddesi, Ermu Caddesi, Ledra ve Girne Caddesi ile buluşabilecek, kültürel değeri olan binalar yıkılmadan bir kez daha yaşam bulabilecek…

Lefkoşa’nın askersizleştirilmesi çözüme giden süreçte yeni bir itme kuvveti yaratacak, toplumlararası güven ortamının oluşmasına ciddi yararı olacaktır. ‘İmkânsızlıkların’, mümkünlere dönüştürülebileceği ilk somut adım olacaktır Lefkoşa’nın askersizleştirilmesi…”

Bu düşüncelerle bu mücadeleyi ısrarla ve inatla 8 yıldır sürdürdük, sürdürmeye devam ediyoruz…

 

Mücadelemiz sürüyor

Duvarlar önündeki ilk eylemimizde, 2004 yılında Ledra Caddesinde duvarın önünde yaptığımız eylemde, duvarı göstererek insanlık ayıbı olan bu ve benzeri tüm duvarları yıkmaya kararlıyız demiştik. Oradaki duvar gitti, ama birileri hala diğerlerini ayakta tutmak için direniyor, duvarlara, dikenli tellere umut bağlayıp, Kıbrıs’ı sonsuza kadar bölebileceklerini düşünüyorlar, var güçleri ile çapalıyorlar, bir kez daha “boşuna çırpınıyorsunuz, engelleyemeyeceksiniz” diyoruz… “Yolu yok, YIKACAĞIZ!” diyoruz!

Bir kez daha bu ayrım hattı üzerindeyiz ve Baf Kapısı hemen arkamızda…

Eskilerde Viktorya Sokağı diye bilinen sokağın yeninden Baf Kapısına bağlanabilmesi için geçiş noktası açılmasını talep ediyoruz.

74 öncesi açık olan Lefkoşa’nın Çağlayan bölgesindeki Mağusa Kapısı bölgesindeki geçiş noktasının yeniden açılmasını hemen şimdi yeniden talep ediyoruz.

Ve bir kez daha vurguluyoruz ve yeniden “bu ve tüm duvarları, dikenli tellerden barikatları yıkmaya kararlıyız, boşuna çırpınmayın, engelleyemeyeceksiniz” diyoruz…

Lefkoşa’ya ve Kıbrıslılara haki rengi üniformalılar yakışmıyor, önce Lefkoşa’yı ve sonra tüm Kıbrıs’ı tüm, kökeni nerden olursa olsun tüm haki üniformalılardan kurtulmak için bir kez daha herkese daha fazla mücadele çağrısı yapıyoruz.

Daha önce defalarca dediğimiz gibi; sözümüz var gelecek kuşaklara, kararlıyız bizi ayıran bu ve tüm duvarları yıkacağız, onlara sınırsız, silahsız, askersiz, garantörsüz bir Kıbrıs bırakacağız…

Diğer yazıları

Kıbrıslı Türk ve Rum partilerden ortak uyarı “Aynı tehdit altındayız”

Kıbrıs’ın iki yanından bazı siyasi partiler ara bölgede Kıbrıs...

Yeni YKP Sekretaryası seçildi

16. Kurultay sonrası YKP Parti Meclisi ilk toplantısı 17...

YKP’nin 16. Kurultayı gerçekleşti

YKP 16. Kurultayı, 7 Mart, Cumartesi günü, saat 14:30’de...

YKP: İşgale karşı barış ve sosyalizm yolculuğumuz 36 yıldır sürüyor

Yazılı açıklama yapan YKP Parti Sekretaryası, partinin, taviz vermeksizin...

YKP: İşgallere ve savaşlara karşı, barış için mücadele yükseltilmeli

Yeni Kıbrıs Partisi (YKP) Sekretaryası, Kıbrıs’taki İngiliz üslerinin kullanımından,...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,968TakipçilerTakip Et
808AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ödemekle Bitirilemeyen Borç – Şener Elcil

Kıbrıslıların, Türkiye’ye borç ödemeye başlama tarihi, 1517 Ridaniye Savaşı ile Mısır’ın Osmanlı Padişah’ı Yavuz Sultan Selim tarafından...

Savaşların ekonomik maliyeti – Hayri Kozanoğlu

Savaşların yıkımı sadece cephede değil bütçelerde de büyüyor. ABD...

Macaristan ve Biz: Orbán’ın Yenilgisi üzerine Düşünceler – Fabrizio Burattini

Sonuçlar artık kesinleşti. Katolik muhafazakâr Peter Magyar, Viktor Orbán’ın...

Kıbrıs ekseninden bir NATO makalesi – Özkan Yıkıcı

Son gelişmeler eğer yetmişlerin ortasında olsaydı, hele de Türkiye...

ABD-İran ateşkesi ne anlama geliyor? – Doç. Dr. Mustafa Çıraklı

Diplomatik söylemin fazlasıyla gelgitli, sahadaki gelişmeler bağlamında ise tarafların...

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok… – Fikret Başkaya

“İnsanlık ancak çözümleyebileceği sorunları görev olarak önüne koyar. Çünkü...

Egemen sınıfın bir silahı olarak uyuşturucu – Erkan Çavuş

Bu ülkenin ve bu ülke gençliğinin en büyük sorunlarının...

Viktor Orban dönemi noktalanırken – Özkan Yıkıcı

Pazartesi sabahı, bizim gibi yerel medya dışında kalanlar önemli...

Canlı yayın