.YeniçağmanşetYKP: Suçlama oyunu devam ediyor

YKP: Suçlama oyunu devam ediyor

ykplogo2YKP Kıbrıs sorunundaki son gelişmeleri değerlendirdi. Açıklama şöyle:

Kıbrıs konusuyla ilgili olarak basında yayımlanan bilgilere göre taraflar BM’nin kınadığı suçlama oyununu sürdürmeye devam ediyorlar. BM’nin görüşmelerde varılan noktayı tespit etmek ve yine ayni konuları görüşmekten kurtulmak isteğini kullanmaya çalışan Türk tarafı tutumunu izah eden bir yazıyı iletti. Rum tarafının eskiden saptadığı politikaya göre ise Hristofias döneminden kalan bazı noktalardan vazgeçmek gereklidir onun için buna bağlı kalarak bir mektup yazsa bunu aleyhine kullanma riski var. Onun için durumu saptayan bir yazı vermek istemekte ona uygun bir ifade ile önhazırlık yapılmış bir başlangıç aramaktadır. Ayni zamanda sıkışık takvim, arabuluculuk ve BM’ye öneri sunma yetkisi verilmesini de istememektedir. AB’nin işe daha çok müdahil olmasını tehlikeli görse de onu önceden bağlayacak bir çerçeve içinde kalmasını sağlamaya çalışmaktadır.

Bu kadar çetrefilli bir politika izlemeye çalışırlarken arada bir Kıbrıs’ın daha iyi bir yönetime kavuşması için öneri yaptıklarını iddia etmek bile akıllarına gelmemektedir.

Dertleri sadece yabancılara şirin görünmek ve destek sağlayıp karşı tarafa empozelerde bulunmaktır.

Bu durumda Maraş ve nihayet spor ambargosunu FİFA ile anlaşarak delmek gibi iyi niyet önerilerini CTP eski başkanı Talat bile reddetmektedir.

Bu gidişle dış dünyadan sıkı bir baskı gelmeden anlaşma olasılığı ortaya çıkmamaktadır. Güney de Kuzey de artık bunalmış durumdadır ama ada üzerinde yaşayanların öneri yapıp baskı yoluna gitmesi beklenmiyor çünkü yılların baskısı itaatkâr bir toplum yaratmış bulunmaktadır.

Görüşmecilerin ellerinin altında konuşulmuş ve ezici çoğunluğunda uzlaşılmış paket vardır. Bunun uygulanabilecek olanlarını uygulama önerilerini de dikkate almak istememektedirler.

Denizimizde bulunan doğal gaz ve petrolün kullanılmasını kolaylaştıracak bir çözümün önemini de reddetmektedirler. Rum tarafı bunu masaya getirmeğe dahi karşıdır. Türk tarafı ise dikkate alır görünmemeye çalışmaktadır. Halbuki halk bunun bir fırsat yaratacağını ve çözüm için dünyanın yardımını alacağımızı düşünmekte ve alenen ifade etmektedir.

Ayak sürümeyi bir taraf bırakıp hemen sonuca doğru harekete geçme zamanı gelmiştir. Türkiye’nin seçimler sırasında partilerin çözüm hakkında söylediklerini duymamış gibi hareket etmesi ve seçilenlerin seçimde söylediklerinin tam tersi ile işe başlayıp suçlama oyununa devam etmeleri kabul edilemez.

YKP olarak halkın çoğunluğunun duygularına tercüman olduğumuzu düşünerek en kısa zamanda çözüm için tutum değiştirmeyeceklerse hemen uzlaşılmış noktalardan uygulanabilecek olanları saptayıp uygulamaya başlama önerimizi kabul etmeye çağırırız.

Yapabilecekleri ‘biz mektubumuzu yazdık’ deyip Rum tarafına baskı yaratma ise zahmet etmesinler herkes bunun bir suçlama oyunu olduğunu biliyor ve kınıyor. Mektup yazdılar diye Rum tarafına baskı olacak değildir. Olan sadece çözümsüzlüğün devamıdır. Tek egemenlik neden tartışma yaratıyor; çünkü iki ayrı devlet veya Kıbrıs’taki durumun dikkate alınması gibi laflar sadece ayrı devlet peşinde koşmanın ifadesidir. Kimse kanmaz.

Diğer yazıları

İsyanımız işgale demek, barış ve sosyalizm mücadelesinde emeğin haklarını savunmak için – YKP: 1 Mayıs’ta sokaktayız!

Yeni Kıbrıs Partisi Sekretaryası yaptığı açıklamada TC’nin sömürgeci, neoliberal...

YKP’nin de katıldığı Avrupa Sol Partisi 8. Kongresi gerçekleşti

YKP’nin de gözlemci üyesi olduğu Avrupa Sol Partisi’nin 8....

Kıbrıslı Türk ve Rum partilerden ortak uyarı “Aynı tehdit altındayız”

Kıbrıs’ın iki yanından bazı siyasi partiler ara bölgede Kıbrıs...

Yeni YKP Sekretaryası seçildi

16. Kurultay sonrası YKP Parti Meclisi ilk toplantısı 17...

YKP’nin 16. Kurultayı gerçekleşti

YKP 16. Kurultayı, 7 Mart, Cumartesi günü, saat 14:30’de...
4,441BeğenenlerBeğen
1,527TakipçilerTakip Et
3,959TakipçilerTakip Et
833AboneAbone Ol

Son eklenenler

Siyaseti senaryolarla düşünmek – Kemal Can

Kimin bedduası tuttu bilinmez ama “acayip zamanlarda” yaşadığımız kesin....

Erdoğan’ın ‘iç cephe’ füzesi: Yıldırımhan! – Yusuf Karadaş

Erdoğan ve Saray rejiminin ekonomide ve iç politikada hedeflerine...

Tam bir “Truva Atı” operasyonu… – Hasan Kahvecioğlu

3 Mayıs; 1991 yılından beridir dünyada “Basın Özgürlüğü Günü”...

Meyhanede Devrim – Şener Elcil

Çok değer verdiğim bir arkadaşım, beni arayarak bir grup...

Çöp (atık) veya kendi pisliğinde boğulmak – Fikret Başkaya

‘Gerçeği söylemek devrimci bir eylemdir’Antonio GramsciYüzleşmek zorunda olduğumuz sosyal...

Çernobil’in 40. Yılında: Gezegen Nükleer Sevdasını Hâlâ Taşıyabilir mi? – Fatoş Negiş

İnsanlık âleminin nükleerle ilişkisi adeta ölümcül bir sevda. Çernobil...

Lübnan saldırıları ve sessiz dünya ikilemi – Özkan Yıkıcı

Herkes daha çok İran’la olan savaşa odaklandı. Şimdi de...

Küresel dengesizlikler ve Türkiye – Hayri Kozanoğlu

Küresel ekonomide yeniden büyüyen dış ticaret ve cari denge...

Canlı yayın