.YeniçağmanşetYeni hükümet temel yasalarla şov yapmamalı

Yeni hükümet temel yasalarla şov yapmamalı

ykplogo2YKP yeni hükümetin yasal düzenleme açıklamalarını değerlendirdi. Açıklama şöyle:

Seçimlerin içinde hükümete karşı memnuniyetsizliğe tercüman olanlar diğer şeyler yanında anayasa dâhil temel yasalara eleştiriler yaptılar ve acele değişiklikler istediler. Değişiklik yapılmasına gerek olduğuna şüphe yoktur ama değişiklik yapılmasının istendiği maddeler yerine değişikliğin yapılmasının kolaylaştırılması için anayasada değişiklik yapılmak istenildiği açıklanmıştır.

Her şeyden önce hükümetin işlevi bir konuya hasredilemez. Onun için bir komite kurup da temel yasalardaki değişikliklerin ele alınması kararlaştırmak ve komiteye katılacak olanlardan neleri değiştirmek istediklerini iletmeleriyle başlayıp onlardan hareketle çıkacak bir taslak halka açıklanmalı ve tartışmaya açılmalıdır. Çoğunlukçuluk değil de çoğulculuk isteniyorsa meclisteki çoğunluk değil azınlıkların da etkili olduğu ve saygı gördüğü bir tartışma ve çağdaş değerlere önem veren ve günlük inanışlara değil insanlığın saygı gösterdiği değerler, esas sonuca etki etmelidir.

Yarın bu değişiklikleri yapacak çoğunluğa ulaşılırdı diye şimdiki koalisyonun kurulmasına hayıflananların görüldüğü bugünlerde bir günde anayasa değişikliğine hazır insanlar olduğu görülmektedir. Bu çok tehlikeli bir durumdur.

Ortada tek bir anayasa değişikliği önerisi bile yok iken ve anayasa yasagücünde kararnamelerle delik deşik edilmiş iken acele etmek ve işe anayasa değiştirmeyi kolaylaştırmakla başlamak olacak iş değildir.

Anayasa büyük kavgalarla elde edilmiş birçok hakkı içermektedir ve bir kısmı hala devlet organlarının ve özellikle polisin direnişi yüzünden uygulanmamaktadır. Memurların toplu sözleşme hakkı memurun özlük hakkı yasayla düzenlenir denildiği için inkâr edilmektedir. Hâlbuki iki madde arasında konu girişimi olursa hukuka göre ikisini de birlikte sağlama yoluna gidilir. Biri yüzünden diğeri yokmuş gibi yapılmaz. Yani çalışma işleri ile ilgili bakanlık toplu sözleşmeyi sendikayla yapar ve gereğini yapmayı üstüne alır. Başaramazsa sendikayla durumu yeniden ele alır. Yakalanan herhangi bir kişi hemen avukatıyla görüştürülür der ama sanık haklarının ihlali sürekli gündemde durur. Polisin protesto gösterilerinde dağılın demeye ne zaman yetkisi vardır ve ne zaman eylemciler mecburdur konusu belirsiz değildir. Yasal, barışçı ve tehlike yaratmayan eylemlerde polise direnmek anayasal hakların savunulmasıdır ve meşrudur ama polis değil eylemciler işkence görmekte ve dava edilerek bitmeyen mahkeme ziyaretlerine mecbur edilerek yargısız infaz yapılmaktadır.

Hiçbir memura oyaladığı, maddi ve manevi zarar verdiği ve görevini yerine getirmediği için dava açıp tatminkâr sonuç alan yoktur. Anayasada devlete görevini yerine getir diye dava açma hakkı vardır ama açıp da kazananı yoktur.

Daha bu listeyi uzatmak olasıdır.

Kısacası anayasa bol gelmiştir. İçindeki haklar kullanılamamaktadır. Anayasa değişikliği kolaylaştırılırsa bu tür hakların budanmasını isteyenlerin ortaya çıkacağı açıktır. Asker sivil TC bürokrasisinin bu haklar sömürge devri mirasıdır, bunları miras bıraktılar ki iyi bir idare kurulamasın dediklerini unutmamalıyız. Özellikle dernek kurma, miting, grev ve toplu sözleme gibi haklar topun ağzındadır. Memurların hakları da hedeftedir.

Olan kadar hakkın bile elden gittiğini görmek istemezsek önce ne değiştirmek istediklerini görelim sonra kolaylaştırılmasını düşünelim.

Meclisi daha hızlı toplantı yapmaya ve daha kolay karar almaya zorlamak istiyorlar ve nisapsız toplanmasını ve daha az çoğunluklarla çalışmasını istiyorlar. Yasa yapma rekoru geri kalmış ülkelerde olduğu gibi bizdedir. Meclis görmek isterlerse çağdaş meclislere baksınlar ve önce milletvekillerine olanaklar, yetkiler ve muhalefete etkin olma şansı versinler. Çok yasa çıkarmak değil iyi yasa çıkarmak ve hükümete uygulattırmak için meclis tarafından yeterli güç kullanımı gerekir.

İflasın sonunda yolunu kaybetmiş partilerle gelinen noktaya dikkat şarttır.

Diğer yazıları

YKP’nin de katıldığı Avrupa Sol Partisi 8. Kongresi gerçekleşti

YKP’nin de gözlemci üyesi olduğu Avrupa Sol Partisi’nin 8....

Kıbrıslı Türk ve Rum partilerden ortak uyarı “Aynı tehdit altındayız”

Kıbrıs’ın iki yanından bazı siyasi partiler ara bölgede Kıbrıs...

Yeni YKP Sekretaryası seçildi

16. Kurultay sonrası YKP Parti Meclisi ilk toplantısı 17...

YKP’nin 16. Kurultayı gerçekleşti

YKP 16. Kurultayı, 7 Mart, Cumartesi günü, saat 14:30’de...

YKP’nin 16. Kurultayı 7 Mart’ta

YKP’nin 16. Kurultayı yarın, 7 Mart Cumartesi günü saat...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,970TakipçilerTakip Et
822AboneAbone Ol

Son eklenenler

Facebook; Sessizleşdirilen Cemaad – Halil Karapaşaoğlu

Gıprızlılara facebook üzerinden Hindistan merkezli şirkedler tarafından sisdematig bir...

Çernobil’in 40. yılı: Temiz enerji değil sömürü projesi – Sedat Başkavak

Bugün, 1986 yılında meydana gelen Çernobil Nükleer Santrali patlamasının...

Statüko İçinde Yozlaşma ve Erhürman’ın Gözlemleri – Niyazi Kızılyürek

Ünlü Fransız düşünür Alain Badiou “yozlaşmaya” dair şöyle der:...

Hürmüz’den kaçış koridorları ve rekabet – Fehim Taştekin

Düne kadar genişletilmiş Orta Doğu’da “Her Şey İsrail İçin”...

Palantir ve güç istemi – Filiz Zabcı

Batı’nın Aydınlanma geleneği bireyi devlete karşı koruyan mekanizmalar üzerine...

40. yılında Çernobil bize ne anlatıyor? – Özgür Gürbüz

Çernobil nükleer santral kazasının üzerinden 40 yıl geçti. Radyoaktif...

Nereye gidiliyor? – Özkan Yıkıcı

Amerika’da Trump, Rusya’da Putin, Hindistan’da Modi, Arjantin’de Milei, İtalya’da...

Kapitalist ‘yaratıcı yıkım’ ve İran savaşı – Volkan Yaraşır

Savaşlarla kapitalist krizler arasında diyalektik bir ilişki vardır. Bu...

Canlı yayın