.Yeniçağyeniçağ güncelRoboski katliamında yaşamını yitirenler YDÜ'de de anıldı

Roboski katliamında yaşamını yitirenler YDÜ’de de anıldı

IMG_1438Lefkoşa’daki Kürt öğrenciler, Roboski katliamını yıl dönümünde protesto etti. 28 Aralık Cuma günü Yakın Doğu Üniversitesi Kütüphanesi önünde toplanan öğrenciler “Roboski katliamın unutma, unutturma” , “Roboski’ye adalet” pankartları taşıdılar. Burada okunan basın açıklamasında “Roboski’yi hafızalarda taze tutacağız, taze tutacağız ki bir daha kimse bu halka acı çektirme cesaretine kalkışmasın, bir daha kimse Kürde ölüm buyruğunu uygulamasın, kimse çocukların bedenini bombalarla parçalamasın” ifadeleri kullanıldı.

Etkinlikte okunan açıklama şöyle:

Tarihler 28 Aralık 2011’i gösterdiğinde türlü acılar çekmiş bir halkın yüreğinde bir yara daha açıldı. Bu yara yıllardan beri süregelen zulümün belki de en acı olanıydı. Evindeki yoksul sofraya bir lokma ekmek koymak uğruna zora, soğuğa, ölüme aldırış etmeden kaçağa giden 34 Kürdün paramparça olmuş bedenini katır sırtında görmekti zulümlerin en yakıcı, en acı olanı.

Bu yara faşist beyinlerin duygusuz emirlerinde gelecekleri de bedenleri gibi darmadağın olan çocukların adıydı. Bu yara Şivandı, Bedrandı, Şervandı. Bu yara Roboskiydi…

Evelden beri egemenler etmediklerini bırakmadılar Kürtlere. Merhamet vaktini hiç ayırmadı onlara. Dünya sus pus izledi olanları. Analar parçalanmış evlatlarına sarılırken, katır sırtarında cenazelerin ayakları sallanırken Türkiye ve dünya yılbaşı eğlencesi için geri sayım yapıyordu.

3 2 1 in sonunda payına bomba düştü Kürdün… Payına metal kuşlardan düşen bombalarla parçalanmak düştü…

Halepçe düştü payına bu halkın,Geliyé Zilan,Dérsim,Nevala Kasaba,Si u sé gulle düştü…Ateşin yüreğini dağladığı halktan başka kimse aman dilemedi. Ayıptır bu demedi, zulümdür bu; hawar!! demedi. Bu çığlığı kimse sahiplenmedi velhasıl. Çığlık duyarsız kulaklarda sahipsiz kaldı. Bundandır ki üzerinden tam bir yıl geçmesine rağmen ne sorumluları cezalandırıldı, ne özür dilendi ne de vebalin sahiplerinden yürekleri bir nebze olsun rahatlatan bir kelam döküldü. Aksine gaddarca güldüler bu drama, yetmedi bedenleri buza kesmiş ölü çocukların ardından sövüp saydılar, üstüne sağ kalanların üzerine gittiler, sesini çıkaranları zindanlara attılar… Her biri annelerinin gözbebeği olan 34 insanın hayatlarının solmasını ağız büküp basitleştirdiler. Bu çığlık sahipsiz kaldı diye zulüm durmadan sürdü. Bu çığlık sahipsiz kaldı diye kanamaya devam etti Roboski denen yara…

Kulakları sağır, gözleri kör olanların ellerinde şimdi bu yaranın kanı. Günahları boynuna 34 cenazenin,34 genç ömrün… Kimse elinde kanla secdeye duramaz. Allah bunu kabul etmez. Kimse yüreğinde bir halka öfkeyle kendi çocuğunun başını okşayamaz. Vicdan bunu kabul etmez. Kimse 34 insanın günahıyla rahat uykuya dalamaz. İnsanlık bunu kabul etmez.

Kör gözlere, sağır kulaklara, sevgisiz, merhametsiz yüreklere sesleniyoruz:

Bu katliamın sorumluları bulunup cezalandırılmadıkça, her gün, her saat siz görene kadar gözlerinizin içine sokacağız katır sırtındaki ölüleri,

Siz duyana kadar sağır kulaklarınıza bağıracağız bu feryadı siz,

Merhametsiz yüreklerinizde patlayacağız Roboski olup, siz insan olana kadar…

Aksini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bu halkın henüz yaşayan, bombalarla parçalanma sırasını bekleyen, kuytu bir köşede kurşun yeme ihtimali olan, zindanlara çürümeye terk edilme tehditti altında olan bu halkın biz gençleri durmayacağız. Nefes aldığımız her an bu katliamları unutturmayacağız. Roboksi olacağız hafızalarda. Katliamcılar, azgın cellatlar tarih önünde mahkûm edilmeyene kadar taze tutacağız yaralarımızı. Gerekirse canımızla, geleceğimizle bu yaraları taze tutacağız. Taze tutacağız ki bir daha kimse bu halka acı çektirme cesaretine kalkışmasın, bir daha kimse Kürde ölüm buyruğunu uygulamasın, kimse çocukların bedenini bombalarla parçalamasın…

Herkes bilsin ki Roboski sönmeyen bir yangındır artık yüreğimizin en sağlam yerinde. Bu yangın artık kaybedecek bir şeyleri kalmayan bizleri yaktığı kadar Roboski’de 34 canı ölüme gönderenleri de yakacaktır. Bunu da herkes böyle bilsin…

Bu vesile ile Kürt halkının öz evladı olan değerli yoldaşımız Şerafettin Elçi’yi de saygı ile anıyor ailesi ve Kürt halkının başı sağlığı diliyoruz.

Diğer yazıları

Barış Derneği, Eylül ayı boyunca gerçekleşecek barış etkinliklerinin programını açıkladı

Kıbrıslı Türklerin çözüm iradesini görünür kılmak üzere harekete geçen...

Turgay Zeki nasıl Turgay Salih Zeki oldu?

Gazete Duvarda Osman Çaklı, yeniden Turgay Avcı'nın diplomasını yazdı,...

Pek çok Kıbrıslıtürk çocuk da hayatını kaybetti, onların anısını da onurlandırınız…

Çeviri: Sevgül Uludağİlerici Öğretmenler ve Anaokulu Öğretmenleri Hareketi -...
01:02:36

Cemal Özyiğit: Nazım Çavuşoğlu jurnalcidir

Deneyimli siyasetçi ve Eğitimci Cemal Özyiğit, Yeni Çağ Web...

BMBP Guterres’e mektup yazdı, derhal inisiyatif alarak özel bir elçi atamasını talep etti

Bu Memleket Bizim Platformu (BMBP), Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres‘e bir...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,970TakipçilerTakip Et
819AboneAbone Ol

Son eklenenler

Hafta sonu “şekerleme gibi” haberlerden seçkiler! – Özkan Yıkıcı

Son günlerde Türkiye, K. Kıbrıs dolmuşları iyi iş gördü....

Hrant Dink ve Urfalı Hacı Halil’in anısına – Taner Akçam

23 Nisan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş günü, çocuk bayramı olarak...

40. yılında Çernobil ve nükleer meselesi – Bayazıt İlhan

Yaşanan en büyük nükleer felaket olan Çernobil Nükleer Güç Santrali kazasının üzerinden tam...

Annan Planı üzerine birkaç kelime – Özkan Yıkıcı

Yeniden bir yıldönümü makalesi yazmaya başlıyorum. Dünkü yazımda da...

Yıldönümleri havuzundan seçkiler – Özkan Yıkıcı

Bugün Yirmi Üç Nisan... Önemli tarihî günlerin de yaşandığı...

Çernobil’in 40. yılında: Nükleer belaya karşı hafıza ve mücadele – Ecehan Balta

25 Nisan 2026 Cumartesi günü Sinop’ta, Nükleer Karşıtı Platformun...

Diplomaside distopya dönemi ve Türkiye! – Hediye Levent

İran-Amerika-İsrail savaşı zaman zaman sakinleşse de asla durmayan depremlerden...

Palantir’in ‘teknolojik cumhuriyet’ manifestosu üzerine – Mahir Ulutaş

2003 yılında Peter Thiel tarafından kurulan, merkezi Silikon Vadisi’nde...

Canlı yayın