toplumsal muhalefetsendikal hareketDAÜ - SEN: "Elektrik Kurumu üzerinde oynanan oyunu bozmalıyız"

DAÜ – SEN: “Elektrik Kurumu üzerinde oynanan oyunu bozmalıyız”

dausenDAÜ – SEN, yaptığı basın açıklaması ile uzun süredir Elektrik Kurumu üzerinde kirli bir oyun oynanmakta olduğunu ifade ederek, bu oyunun bozulması gerektiğini bildirdi. Açıklama şöyle:

Çok uzun bir süreden beridir Elektrik Kurumu üzerinde açıktan ve kirli bir oyun oynanmaktadır. Bu oyunda başrolü ise Ulusal birlik Partisi (UBP) hükümeti ve bu hükümetin enerjiden sorumlu bakanı Sn. Sunat Atun oynamaktadır. Bu kirli oyun ‘Önce batır sonra sat oyunudur’. Kıbrıs Türk toplumu son üç yıldır bu oyunu birçok kez seyretmiştir. Önce Kıbrıs Türk Hava Yollarında, sonra Saray Otel’de daha sonra Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin Kolej ve İlkokulunda ve Telekominikasyon kurumunda bu oyun sahnelenmiştir. Yeni ekonomik paket 2009 yılında imzalanan paket gibi özelleştirme adı altında Kıbrıs Türk toplumuna ait neredeyse bütün kurumların tek tek elden çıkarılacağını öngörmektedir. Sıranın başında ise Elektrik kurumu durmaktadır.

Öncelikle belirtmek isteriz ki Elektrik kurumunda yapılmak istenen akıldan ve mantıktan tamamen yoksundur. Elektrik kurumunda yapılacak olan bir özelleştirmenin yaratacağı vahim sonuçları burada tekrarlamak istemiyoruz. Özelleştirmenin savunucusu olan neredeyse bütün ekonomistler bu özelleştirmenin ekonomik akıldan yoksun olduğu noktasında birleşmektedirler. Toplumun ezici bir çoğunluğu buna karşıdır. Bu özelleştirme üzerinde UBP hükümetinin akla ve halka rağmen hala daha ısrar etmesi anlamsızdır.

Elektrik kurumunun en önemli sorunu alacaklarını tahsil edememesidir. Elektrik kurumu alacaklarını tahsil edebildiği ölçüde mali açıdan sürdürülebilir bir yapıya kavuşacaktır. Kurumun sürdürülebilir bir mali yapıya kavuşabilmesinin önündeki en önemli engel bugün işbaşında olan UBP hükümetidir. Bugün itibarı ile KIB-TEK’in 600 milyon TL alacağı vardır. Başta devlet daire ve kurumları olmak üzere bazı üniversiteler, hoteller, yandaş şirketler ve işadamları ve hatta milletin vekilleri KIB-TEK’e olan borçlarını ödememektedir. UBP hükümeti borçların tahsil edilmesini engellemekte ve kurumun iflası için bilinçli ve sistemli bir çalışma yürütmektedir. UBP hükümeti Elektrik Kurumu’nu önce batırıp, sonrada satmayı hedeflemektedirler. Bu nedenle kuruma borcu olan kişi ve kurumların elektriklerinin kesilmesini engellemektedirler. Bugün KIB-TEK’e borcu bulunan Maliye Bakanlığı’nın elektriğini kesmeye giden El- Sen UBP hükümeti’nin talimatı ile polis engeline takıldı. Sayaç odası zincirlendi ve borçlu Maliye bakanlığının elektriğinin kesilmesi polis tarafından engellendi. UBP hükümetinin KIB-TEK üzerinde oynadığı oyun budur. Samimiyetsiz UBP hükümetinin yönetim anlayışı budur. Bu anlayışı şiddetle kınıyoruz.

DAÜ-SEN her ne pahasına olursa olsun Elektrik kurumunun devletin elinde kalması gerektiğine inanmaktadır. DAÜ-SEN olarak, EL-SEN’in alacaklarını tahsil etmek, kurum üzerinde oynanan kirli oyunu bozarak kurumuna sahip çıkmak adına yasal zeminde başlatmış olduğu borçlu işletmelerin elektriğini kesme eylemini desteklediğimizi belirtiriz.

DAÜ-SEN olarak bu oyunu bozmak için ve Elektrik kurumuna sahip çıkmak adına yapılacak olan genel grev dahil her türlü toplumsal eyleme fiili olarak destek vereceğimizi kamuoyu ile paylaşmak isteriz.

Diğer yazıları

DAÜ-SEN davalı öğrencilere destek verdi

Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN), geçen yıl...

DAÜ-SEN: Hükümetten talebimiz etik dışı uygulamaya dur demesidir

Doğa Okulları’nın hisselerinin Nişantaşı Üniversitesi’ne devredildiğine ilişkin gelişmelere, DAÜ-SEN...

Tel-Sen eylem kararı

Telekomünikasyon Dairesinde örgütlü bulunan Tel-Sen Yönetim Kurulu olarak yetkili...

DAÜ için çare: özerk, demokratik üniversite

DAÜ-SEN ve DAÜ BİR-SEN ortak açıklaması Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ)...

DAÜ- BİR- SEN: Keyfi yönetim devam ediyor, Rektörlük herkesle eğleniyor

Doğu Akdeniz Üniversitesi Birlik ve Dayanışma Sendikası (DAÜ Bir-Sen)...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,970TakipçilerTakip Et
819AboneAbone Ol

Son eklenenler

Hrant Dink ve Urfalı Hacı Halil’in anısına – Taner Akçam

23 Nisan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş günü, çocuk bayramı olarak...

40. yılında Çernobil ve nükleer meselesi – Bayazıt İlhan

Yaşanan en büyük nükleer felaket olan Çernobil Nükleer Güç Santrali kazasının üzerinden tam...

Annan Planı üzerine birkaç kelime – Özkan Yıkıcı

Yeniden bir yıldönümü makalesi yazmaya başlıyorum. Dünkü yazımda da...

Yıldönümleri havuzundan seçkiler – Özkan Yıkıcı

Bugün Yirmi Üç Nisan... Önemli tarihî günlerin de yaşandığı...

Çernobil’in 40. yılında: Nükleer belaya karşı hafıza ve mücadele – Ecehan Balta

25 Nisan 2026 Cumartesi günü Sinop’ta, Nükleer Karşıtı Platformun...

Diplomaside distopya dönemi ve Türkiye! – Hediye Levent

İran-Amerika-İsrail savaşı zaman zaman sakinleşse de asla durmayan depremlerden...

Palantir’in ‘teknolojik cumhuriyet’ manifestosu üzerine – Mahir Ulutaş

2003 yılında Peter Thiel tarafından kurulan, merkezi Silikon Vadisi’nde...

Yapısal koşullardan sıyrılırsak – Özkan Yıkıcı

Genelde siyasal sistemler değişik yöntemlerle kendilerini hem ayakta tutarlar...

Canlı yayın