19 Ocak 2026, Pazartesi
5.8 C
Lefkoşa
arşivAli SarıtepeORTA-DOĞU’DA KÜRDİSTAN - Ali Sarıtepe

ORTA-DOĞU’DA KÜRDİSTAN – Ali Sarıtepe

Tarihin ona ketum davrandığı Kürdistan, tüm imha ve inkar politikalarına rağmen bağrında büyüttüğü evlatlarının onu hep akıllarında tutmaları ile bugün orta-doğu’nun en önemli sorunu olarak, çözüm imkanlarıyla birlikte sahnede yerini almış bulunmaktadır. Onun bu hali Mahamad Kürt Cumhuriyeti ile taçlanırken boğdurulan bu Cumhuriyet; Kürdistan topraklarında kendini yeniden ve yeniden üreterek yeni bir düzlemle de yeniden ifadelerini yaratmakta çaresiz kalmamıştır.

Esas olarak 1.Paylaşım savaşının yaratmış olduğu orta-doğu’daki devletlerinin baskıcı karakterleri kendisinde yaşayan tüm toplumları cenderesinde ezerken, bugün şafağa yakın olmalarına engel olamamıştır.

Kürdistan’ın dört parçaya bölüştürülmesi ona zorlukları yaşamada olumsuzlukları katmerleştirirken, parçalara egemen devletlerin ortak düşmanı olmaktan kendini kurtaramamıştır. Bu devletlerin kendi aralarındaki tüm ilişkilerin bam teli olası Kürt örgütlenme ve direnmelerine karşı ortaklıklar çoğaltmaları şeklinde olmuştur. Bu devletlerin kendi aralarındaki siyasi çatışma noktaları; diğer parçalardaki Kürt ulusal-demokratik talepleri örgütlenmelerinin  kontrol altına alınması çabası şeklinde olmuştur. Bu kimi zaman parça örgütlenmelerinin birbirleriyle çatışmasına vesile olurken, bugün gelinen noktada bu olumsuzluklarını aşmaları sonucu Kürdistan toplumunun ve örgütlenmelerinin yan yana durma imkanlarını çoğaltmış bulunmaktadırlar.

Emperyalizm açısından; onun yer altı zenginliği tek bir devlet olarak kalmasına/bırakılmasına en büyük engelken, bugün bu sorun çok daha doğru bir şekilde aşılmanın eşiğine gelmeyi de beraberinde getirmiştir.

Siyasetlerinde demokratik bir arada yaşama ilkesini başa alarak, bir devlet daha yaratma yanlışlarından kendilerini azade tutmaya çalışmaktadırlar. Bu mücadele düzlemi içerisinde Kürdistan coğrafyası siyaset yapmaları aynı zamanda orta-doğu’da bilinç duyarlılığı en yüksek toplum kategorisinin ona teslim edilmesini de beraberinde getirmiştir. Onun bu hali; onu egemenliğinde tutan devletler açısından da baskının ve şiddetin çoğaltılması anlamına gelmektedir ki bugün olanlar bunlardır.

Arap baharı pratikleri, ayaklanmanın gerçekleştiği devletlerde çeşitli biçimlerde sonuçlar ortaya çıkarırken bu baharı yaşayan en son ülkelerden olan Suriye’de; Kürtlerin payına, vatandaşlık bile verilmeyen ülkelerini terk etmek zorunda kalma pratiği düşürülmüştür.

Yakın dönem orta-doğu tarihi Kürtlerin siyasi mücadele tarihi olduğu gerçeğidir de. Kürtlerin siyasal uyanışlarında  geldikleri nokta onların zor unsuruyla bastırılamayacak konumda oldukları, yaşanmışlıkların bize göstermiş olduğu sonuçlardır.

Şüphesiz ki, dört parçadaki Kürt siyasal uyanışları aynı siyasal sonuçlara ulaşmış değildir. Irak Kürdistan’ı bunu Özerk Bölgesel Kürdistan olarak sonuçlandırmış durumdadır. Türkiye Kürdistan’ı mücadelesi gelinen noktada, gerek Türkiye ve gerekse orta-doğu’dan anti-sömürgeci mücadeleye yeni mesajlar verme potansiyelini oldukça fazla taşımaktadır. Anti-sömürgeci mücadelenin eşittir bağımsızlık mücadelesi olacağı akla ilk gelmelere yeni anlatımlar sunmaktadır.

Devlet olgusunun; mücadelesinde ulaşılması gereken bir hedef olmadığı çünkü, devlet olgusunun özünde şiddet olgusunun organize edilmesi olduğu dolayısıyla, kendilerinin de devlet olgusunu varılması gereken siyasal hedef olarak ortaya koymaları durumunda, kendilerinde şiddetin organizasyonunun yeni biçimini savunmuş olacakları ifadeleridir.

Devletin demokratikleştirilmesi hedeflemesini yaptıklarını, bu hedeflemeyi yasalarla güvenceye alma gerekir tespiti yaparken; esas olarak toplumun demokratik örgütlenmesinin esas alınması gerektiğini ve dolayısıyla demokratik toplum örgütlenmeleri yaratmanın bir zorunluluk olduğu siyasi tespitidir. Bunun kendisinin de içerisinde tutulduğu Türkiye sınırları kapsamında programlanması gerektiği ve bir anlamayla akla Paris Komünü pratik sonuçlarını hatırlatmasıdır.

Devletin, üstü noktada kendisini her seferinde yeniden örgütlemesinin/üretmesinin önüne geçmenin en güvenilir yolunun yerel iktidar odakları/meclislerinin çoğaltılması ve bu anlamıyla merkezi otoriteleri güçsüzleştirmek olması gerekliliğidir. Ve bunu Türkiye siyasi hedeflemesi olarak kristalize ederken bunu sadece kendisinin de bulunduğu ülkeyle de sınırlı tutmamasıdır.

Geleceğin siyasi şeması bu şekilde yapılırken aynı zamanda güçsüz bırakılmış olan merkezi devlet yapılanmasının; toplumun demokratik özerk yönetimleri vasıtasıyla da sınıf mücadelelerinin de demokratik karakterlerle güçlendirilmesi ve sınıf mücadelesinin şiddet karakteriyle örtüşmesinin zeminin azaltılmasının yaratılacağı sonuçlar olarak da algılamak gerekmektedir.

Diğer yazıları

Toplumunu hasta eden devlet – Ali Sarıtepe

Toplum ya da toplum kütleleri üzerinde yükselen ve bir...

“Anayasayı askıya aldım” devlet biçimini dönüştürme eylemliliğidir – Ali Sarıtepe

Bundan önceki makalede “Demokratik Özerklik Devlet Biçimini Dönüştürme Talebidir”...

Demokratik özerklik devlet biçimini dönüştürme talebidir – Ali Sarıtepe

Üretim ilişkisinin karşılığı olan devlet tipi içerisinde çok çeşitli...

Bezginlik ve bezginleşmek – Ali Sarıtepe

Kişinin bir şey karşısında, devamlılık arz eden bir şey...

Orantılı şiddet, orantısız şiddet ve devlet terörü – Ali Sarıtepe

Kullanılan kavramın her iki halinin de ortak paydası vardır,...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,996TakipçilerTakip Et
761AboneAbone Ol

Son eklenenler

Hrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor – Taner Akçam

19 Ocak 2026, Hrant Dink’in hunhar bir cinayete kurban...

Hızlı çöküşün anatomisi – Fehim Taştekin

Suriye’de kontrol haritası öngörülenden daha hızlı değişmeye başladı. Uzun...

Tansiyon düşüyor mu? – Özkan Yıkıcı

Eskisi kadar etrafta dolaşmıyorum. Temaslı olduğum kesimler de sınırlı....

Çin sömürgeci mi oldu? – Jason Hickel

Batı medyası ve siyaseti, yaklaşık yirmi yıldır Çin’in Afrika’da "sömürgecilik" yaptığını...

6 maddede İran’da yaşananlar – Vijay Prashad

İran çalkantılı bir süreçten geçiyor. Ülke genelinde farklı ölçeklerde protestolar...

Medya, Dil ve İletişimde Ötekileştirme Pratikleri ve Postkolonyal Hegemonya – Çağla Elektrikçi

Medya, Dil ve İletişimde Ötekileştirme Pratiklerinin Kuramsal Analizi: Lacan,...

Trump’un son hamleleri neyin işareti oluyor? – Özkan Yıkıcı

Bir anda, kısa bir düşünce derecesinde kaldım. Kaldım diyorum...

Şili’nin sözde ‘solcu’ devlet başkanı giderayak neden Küba’yı hedef aldı? – Kavel Alpaslan

Latin Amerika ülkesi Şili’nin Devlet Başkanı Gabriel Boric, koltuğunu...

Canlı yayın