.YeniçağmanşetYKP, Halil İbrahim Akça’nın açıklamalarını ve son gelişmeleri değerlendirdi: VALİ SUS!

YKP, Halil İbrahim Akça’nın açıklamalarını ve son gelişmeleri değerlendirdi: VALİ SUS!

Yeni Kıbrıs Partisi, Halil İbrahim Akça’nın açıklamalarını ve son gelişmeleri değerlendirdi:

Türkiye Cumhuriyeti (TC) Kıbrıs’ın kuzeyindeki rejimi restore etmeye devam ediyor. Bu restorasyon sürecinin önemli bir ayağı vali atanmasıydı, Halil İbrahim Akça’nın atanması ile bunun gerçekleştiği artık kesinlik kazandı.

Daha önce dışişlerinden gelenlerin atandığı ve dünyaya bağımsız bir devlette TC elçiliği izlenimi verilmeye çalışılan makam, Şubat 2011’de Akça’nın atanması ile gerçek karakterini buldu.

Akça, uzun yıllar TC Devlet Planlama Teşkilatı’nda çalıştı, TC devletinin ekonomi konularında uzmanlaşmış bir bürokratıdır, hariciye ekibinden değildir. Zaten bugün itibari ile TC’nin de Kıbrıs’ın kuzeyi ile ilgili böyle bir derdi yoktur. Buradaki dışişleri de bu nedenle anlamsızdır, çünkü buradaki yerel alt idarenin dışişleri konusuna da artık TC dışişleri resmen el almış durumdadır, bütün diplomatik ilişkiler Ankara aracılığı ile yapılmakta, bizimkilerin de koltuklarının altına bir dosya sıkıştırılarak, bir de uçak bileti alınarak uluslararası toplantılara gönderilmektedirler. Son, Atun’un Ekim ayı içinde katıldığı uluslararası toplantının kamuoyuna duyurulmaması bundandır çünkü bizimkilerin toplantıdan haberdar edilmelerine bile ihtiyaç duyulmuyor, yalnızca uçacakları saat tebliğ ediliyor. Tersi olsa Ekim’de gerçekleşen Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ECO toplantısına gidileceği konusu önceden kamuoyu ile paylaşılır, katılımın önemi ve nelerin getireceği konusu gündem yapılırdı. Sorun bu değildi. Bakan ünvanı ile genç birini uçağa koyup, toplantıya göndermek, toplantı sonrası gülen karizmatik fotoğraflar vermek TC hariciyesi için yeterli, ne getireceği ne götüreceği zaten Kıbrıslıları ilgilendirmediği için bunun da paylaşılmasına gerek yoktur!

İş o kadar ayağa düştü ki, TC’li bakanlar Kıbrıs’a gelip Ercan ihalesini denetliyor, UBP kurultayına ayar veriyor… Yetmiyor, en yetkili yerlerde Lefkoşa Belediyesi borçları konuşuluyor. Sonra birileri bilmem kaçıncı bağımsızlık yılı ile ilgili hamaset nutukları atıyor.

Olaylar bu çerçevede gelişirken bir önceki dönem TC yardım heyetinde olan ve Ekonomi ve Planlama Müsteşarı görevi yürüten Akça, hala bu görevi hala en üst seviyede yürüttüğü ortaya koyan bazı açıklamalar yaptı.

Akça’nın açıklamaları, Türkiye’de valilerin bulundukları vilayetlerde yapılan rutin açıklamalardan farkı yoktur. Zaten bir vilayete yatırımcılar, TC yetkilileri geldiğinde vilayet binasında vali nasıl konuk ederse, çay üreticilerinin bugünkü ziyaretini de bu çerçevede görmek gerekir, yoksa çay üreticisinin elçilikte ne işi olur? Eğer bir toplantı gerekirse ticaretten sorumlu bir elçilik görevlisi, mesela ticaret müsteşarı gibi, yatırımcı firma ile adı geçen bağımsız ülkede bürokrasi sorunları veya benzer konularla ilgili teknik toplantı yapar. Ama madem vali atandı, atanan vali vilayetine yatırım yapma ihtimali bulunanları da kabül etmesi doğaldır, elçi olsa böylesi işler tuhaf olurdu!

Akça, geçen hafta yaptığı açıklama ile yeni yıkım paketinin ana çerçevesini çizdi. Bu çerçeve içinde telefon, elektrik, limanlar gibi kalemlerin satış listesine konduğunu öğrendik.

“Kuzey Kıbrıs’ta da bu politikalar gereği, Türkiye’de de aynısını uyguluyoruz, önümüzdeki dönemde havaalanı için, elektrik sistemi için (skala sistemi ve iletim hariç), telekom sistemi için ve limanlar için Türkiye Cumhuriyeti tarafından herhangi bir yatırım ayrılmayacaktır. Burada artık bunların işletme hakkı devriyle yaptırılması, özel sektörün hizmetine girmesi zamanı gelmiştir. İnşallah en kısa sürede bu dönüşüm sağlanacaktır” denmesi sonundaki inşallah ile belli olduğu ile muhafazakarlık sosu ile servis edilen AKP usülü İslami neo-liberal politikalarına yeni paket ile hız verilecek. Bu paketin çerçevesinin bir kısmıdır.

Akça, “işletilen ulaştırma, elektrik ve telekom birimleriyle daha kaliteli ve daha ucuza hizmet gelecektir” diyerek yalan da söylemektedir. Türkiye Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), elektrik üretimi ve dağıtımının özelleştirildiğini, merkezi bir plan ve kamusal anlayışla ele alınması gereken ve yapısı gereği tekel niteliğinde olan bu alanlarda kamu tekelinin parçalanarak, fiili olarak özel tekeller yaratılması sürecine girildiğini, bu uygulamaların, elektrik enerjisinin daha pahalı bir şekilde tüketilmesi sonucunu doğurduğunu belirten birçok açıklaması vardır. Kıbrıs’ın kuzeyinde de özel sektör olan AKSA örneği de ucuz hizmet alınmadığı göstermektedir. Buna rağmen Akça, AKSA ile ilgili resmi raporlarda bile pahalı hizmet verildiği yazıldığını bile bile ucuz hizmet alınacağını söyleyerek, lobicilik faaliyeti yürütüyor.

Maaşların, yıllar içinde dövizden ve diğer faktörlerden kaynaklı nedenlerle alım gücü anlamında eridiği gerçekken, Akça için bu erimenin yeterli olmadığı belli oluyor. Bu nedenle Ocak’ta yapılması gereken sendikalarla hükümet arasındaki toplu pazarlık görüşmelerinden de Akça’nın açıklamaları nedeni ile şimdiden bir sonuç alınmayacağı ilan edilmiş oldu. Bu ayni zamanda asgari ücretin de sabit kalacağı anlamındadır.

TC’nin özerk bir bölgesini yöneten vali bir açılışta yaptığı konuşma ile 2013’e dair birçok şeyi söylemiş oldu. Elçi olsa, bunlar bağımsız bir ülkenin içişlerine, başka bir ülkenin müdahalesi olurdu, örneğin Türkiye’deki ABD elçisi gidip bir yol açılışı yapsa ve orda bunlara söylese yer yerinden oynardı. Bu nedenle bunu bir elçinin açıklamaları olarak yorumlamak mümkün değildir.

YKP, böylesi koşullarda bu valiye sus demektedir.

YKP, vali ile yönetilen bir coğrafyada yaşıyor olmaktan utanç duyduğunun altını çizer.

YKP, vilayet tabelası çakılmasına az kalındığının farkında olan herkesi, sokakta, rejimi değiştirecek mücadeleye çağırır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Diğer yazıları

4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
966AboneAbone Ol

Son eklenenler

Şener Elcil yazdı: Büyüklere Ninniler

Yüzyıllar boyu devam eden emek-sermaye çelişkisine dayalı iktidar kavgası,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıbrıs gerçeklerinden Gröland anlaşması

Yeniden belirtmekte fayda vardır: Her araştırmacı mutlaka bulunduğu coğrafyanın...

Özkan Yıkıcı yazdı: Almanya eyalet seçimleri yapıldı

Bizde hariç, epey dünya kesiminin konuştuğu Almanya eyalet seçimleri...

Kıvanç Eliaçık yazdı: Devlet, sınıflar ve Poulantzas

Hayır, Karl Polanyi değil. Nikos Kazancakis hiç değil. Bahsettiğimiz...

Gıbrızlıca Konuşan Gıbrızlılar Birbirlerini Sever?

“Gıprızlıca gonuşan Gıprızlılar biribirlerni sever?” gibi saşma bir soru...

Fehim Taştekin yazdı: Suudileri kurtarmak!

İran’dan sonra Yemen savaşı, çağın savaş baronlarına ders vermeye...

Ümit Akçay yazdı: COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Riskler Raporu, çarpıcı bir çelişkiye...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD demokrasisi ve İran savaşı

Kant “Mutlak monark nedir? ‘Savaş olmalı’ diye emrettiğinde, savaşın...

Canlı yayın