yaklaşımlarAlpay DurduranTürkiye yönetimi işi sıkı tuttu – Alpay Durduran

Türkiye yönetimi işi sıkı tuttu – Alpay Durduran

Bizim yönetim nedense işini yapmaya kalktı. Sanki birisi bizimki acele yaparsa komşu fırsat bulamayacak da işine karışmayacak diye öğüt vermiş gibi idi. Üç yıllık Orta Vadeli Kalkınma Programı hazırladı. Birden karşısında Su projesini buldu. Elektrik, telekomünikasyon ve limanlar özelleştirilemez kampanyaları yapılırken suyun özelleştirilmesi kucaklarına düştü. Türkiye’deki AKP yönetimi özelleştirme operasyonunu büyük bir kararlılıkla uygulayıp da protokol ve anlaşmalarla önlerine koyunca komşunun fırsatı kendinin yaratmaya olanağı olduğunu hep beraber gördük.

Komşu zaten bizimkiler hayal kurarken bizimkilerin adamlarıyla yani memurlarıyla işi pişiriyorlardı. Bizimkiler uyurken ama ayni zamanda devlet dairelerinin boşalmasına çare aramazken (kendi adamlarını oraya buraya doldururken) komşunun tezgâhı çalışıyordu.

Sonuçta ortaya koydukları Orta Vadeli Programın yanına Türkiye’den gelen başka bir orta vadeli program geldi.

Nur topu gibi bir derken iki çocuk oldu; biri eşten biri komşudandır. Komşununki hızlı çıktı şimdiden bol bol ürüyor. Kim bakacak diye gaileye kapılırsan, komşu ben der. Bizimki de misal…

Bizimkilerin orta vadelisini rafa yerleştirdik, komşununkinden hareketle programını ele aldık. Komşunun programı anayasamızı ihlal etse de etmese de yani anayasaya aykırı olduğu için bakanlıklar yasayla değil kararname ile kuruldu ama şimdiki hükümet bundan sonra bakanlıklar yasası geçirecek diye meretti. Ya yaparsın ya da para yok. Duramaz gidersin.

Komşunun programı hemen uygulama programını üretti. Artık elimize adım adım zamana göre listelenmiş ajandası var; Yapısal Dönüşüm Programı. Üç yılda başbakan ve bakanların düşünmesine gerek kalmadı. Onların yerine uygulayacakları seçip onlara ne emirler verileceğini belirleyecek kâtipler çalışabilecek. Oh ne rahat güzel hayat! Hükümet boşta sorumluluk da Türkiye’de…

Bir ay geçti mi? KKTC Teknik Heyeti aylık vukuat raporu yapacak ve TC Teknik Heyeti’ne iletecekmiş… Sanırım TC Teknik Heyeti bizimkinden alasını elde etmiş olacak ama dert değil her ay bir yarış olacak ve altı ayda bir iki heyet toplanacak ve uygunluk denetimi yapılacak. Neye uygunluk demeyin elbette bizimkinin rafa koyduğumuz Orta Vadelisi değil komşunun Orta Vadelisi ve iki sonradan çıkmasına uygunluğu denetlenecektir. Uygun bulunmazsa para yok.

Haydi merakta bırakmayayım her adımda kredi ve hibe yardımlarla reel sektörü destekleme projeleri denetlenip harcama uygunluğu saptandıktan sonra para serbest bırakıldığı için yakın markaj uygulaması da devam edecek; yardım heyeti ne güne duruyor. Tek denetimin yetersizliğini komşumuz da bilir değil mi?

Parayı veren düdüğü çalar demezler mi denetim bir değil birkaç da olsa gerekli değil mi derseniz derim ki: komşu nereye ve neye para vereceğini saptarken sana mı sordu, hiç değilse isabetli oldu diye denetleme hakkın olmasın mı?

Düşünün bakalım, komşu gölet dedi, senin şefin orada olmaz maden artıklarından suyu zehirlenir kullanılamaz dedi. Ne olur? Yapılır ve su zehirlendiği için ortada kalır ama hesabı miskin tembel Kıbrıslıya kalır. Değil mi?

Yeniden harup adası, yeniden zeytin ülkesi ve Omorfo’ya hohoba (jojoba) projeleri unutuldu gitti. Elektrik üretimi özelleştirildi ve hala devletinkinden daha pahalı bir üretim çevreye zararı sineye çekilerek sürdürülüyor değil mi? Şimdi de alıç ormanı falan filan…

Zengin külliyatımıza iki üç yıllık program ve şimdiden iki ajanda kazandık bir dini külliye ev anayasaya ve yasaya aykırı tedrisat uygulayan eğitim kurumunu ekledik gerisi de geliyor.

Hey orada hükümet var mı?

Bizimkiler Ali’nin kızına iş Veli’nin oğluna burs dört da ondan sonrasına bol ödenekli seyahat için ter dökerken komşununkiler bizimkilerin içinden övükledikleri memurlarımızla bizimkileri kontrpiye bırakarak yürüyüp duruyorlar.

Halka da bol ziyaretli haberlerle ağır iş yüklerini ve nasihat yüklü incilerini duyurup beselemeleriyle yeniden seçim kazanacakları günün hesabını yapıyorlar.

Serdar gene konuşmuş basına destek basın patronların ve sahiplerine değil basın (gerçek) mensubuna destek verecek şekilde program hazırlanmış ve hafta içinde hükümete sunulacak demiş! Çıkmaza sokulmuş basın yayın için ne marifetler düşünmüş göreceğiz ama program ve ajandada öyle bir şey yok. Olmayacak duaya âmin mi diyelim?

Nur topu gibi bir program ve iki yavrusu ortada hükümet de saat gibi maşallah!


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Yönetimin tek cinsi kabul edilir: DEMOKRASİ – Alpay Durduran

Yönetimin tek cinsi olması kabul edilir. Diğer cinsler tarih...

Gerçekte devletimiz varmış! – Alpay Durduran

Gerçekte devletimiz var. Onun uğruna ölünecek kutsal bir halka...

Demokrasi ve sorunları halkın karşısında – Alpay Durduran

Seçimler oldu ve sınav devam ediyor. Oylar dağıtıldı ve...

Devlet suçluyu koruyamaz her an suçu soruşturmaya hazır olmalıdır – Alpay Durduran

Halkı kandırıp yasal boşluklardan bahsedilirse biliniz ki sorumluluktan kaçanlar...

Demokrasiye ters gelişmeler – Alpay Durduran

Demokratik yolla seçilmiş gibi yapılan ve hükümet kurma çalışmaları...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,897TakipçilerTakip Et
970AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ecehan Balta yazdı: Halkların İklim Zirvesi

COP31’e bir ay kaldı. Antalya, hükümetlerin, diplomatların, uluslararası kuruluşların...

Özkan Yıkıcı yazdı: Halk TV üzerindeki kayyım ataması

Her zamanki gibi Çarşamba sabahı da gözlerimi açtım. Klasik...

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Fikret Başkaya yazdı: Teknik bilim kapitalizmi neden kurtaramaz?

Gezegenlerin birinden bir seyyahın yolu Dünya’ya çıksaydı, her halde...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamam Böcekleri sokaklarda dolaşıyor!

Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı...

Volkan Yaraşır yazdı: Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

Marx kapitalizmi “yaşayan metafizik” olarak tanımlar. Faşizm bu metafiziğin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gariplik vardır!

Son günlerde Suudi merkezli çelişkili algı yaratacak haberler dünyada...

Canlı yayın