kızıl yeşilSonuç bir Devrimci Genç güzellemesidir... - Barış İnce - Birgün

Sonuç bir Devrimci Genç güzellemesidir… – Barış İnce – Birgün

Bir oğlunu kaybettiğinde “Mı kılitê kou kerd vind”, yani “Dağların anahtarını yitirdim” dedi. O yüzden “oğlumu benden önce değil sonra asın” oldu son isteği… Kabul etmediler. Oğlunu gözünün önünde astılar. Sıra kendisine geldi… “Evlad-ı Kerbelayız, günahsızız, ayıptır, zulümdür, cinayettir” diye haykırdı serüvenci. Sertçe yürüdü, sehpaya ayağını kendi vurdu. Dersim’den bir ağıt yükseldi… Güvercinler başını göğe çevirdi, göçe kalktı ve daha geri dönmedi. Yıllar geçti, dağların çocuklarının zulmü tükenmedi. “Ölümden öte köy yoktu” onlar için. Çünkü “yalan ve hileler bitmedi” ama sonuç bir Rıza güzellemesiydi.

Şairin çocuklara nasihatiydi, tutamadı çocukları bu nasihati: “Ve din dersleri hocasının resmini yapan kurşunkaleminle yık Mızraklı İlmihalin yeşil sarıklı iskeletini… Sen kendi cennetini kara toprağın üstünde kur. Coğrafya kitabıyla sustur, seni “Hilkati Âdem”le aldatanı.” Bu dünyada kendi cennetini kurup, öte dünyada cennet vaadiyle mazluma cehennemi yaşatanlara veremedi cevabı o çocuklar. Yaramaz olamadı… Din dersi hocasının resmini yapamadı kurşun kalemleriyle… Boyayamadı dünyayı gül rengine… Ama o haklıydı ve sonuç bir Hikmet güzellemesiydi…

İçişleri Bakanı’nın karşısına çıktığında yeşil parkası, botları vardı… Bakan, `Şu pejmürde kılıklı adam Türkiye Halk Kurtuluş Ordusunun kahramanıymış` dedi. `Beğenemedin mi` dedi serüvenci… `Tabii kahramanıyım.` …`Nereye gidiyordun` dedi Bakan, `Devrime` diye yanıtladı. Aradan yıllar geçti. Yeşil parkalıların yerini şişman ve bıyıklılar aldı. Haşmetlilerin karşısında önünü ilikledi şişman. “Nereye gidiyordun” dediler. “Kişisel ikbalime” dedi. Çevresinde kimse kalmamıştı. Serüvenci ise kalplerin en mahrem yerinde asılı kaldı. Çünkü o haklıydı ve sonuç bir Gezmiş güzellemesiydi.

Güneşten ışık yontardı, sert adamdı. “Bu ülke yarı sömürgedir” dedi, “Emperyalizm içeride hem de ülkenin tam göbeğindedir” dedi. İşbirlikçilere savaş açtı, Siyonistlere korku saldı. İdam sehpasındaki yoldaşlarını kurtarmak için bile bile ölüme atladı. Yok edilmek istendi, böylece emperyalizm daha da içeride olacak, dayanışma denen şey ise toprağa gömülecekti. Kerpiç ev kurşunlandı, bombalandı, yakıldı… Serüvenci hep güneşe bakardı… Aradan yıllar geçti… Kör gözler bile gördü ki On’lar haklıydı ve sonuç bir Çayan güzellemesiydi.

Paris Komünü halklarından, Filistin’in küçük generallerine ulaşan bir serüvendi… Yumruklar sıkıldığında gece yıldızlanırdı… Yıldızlar, “Çeltek’te ve iş yerlerinde, Fatsa’da ve Anadolu’nun dört bir yöresinde, Tuzluçayır’da ve tüm gecekondu semtlerinde, ODTÜ’de tüm Üniversitelerde” parlardı. Serüvencinin son sözlerindeydi ama aynı zamanda ilk sözdeydi. Tarih hükmünü vermişti, onlar haklıydı ve sonuç bir Devrimci Yol güzellemesiydi.

Serüvenci ayağa kalktı, üstündeki toprağı silkti, yeniden baktı güneşe… Bir dost eli dokundu, kara bulutlar dağıldı, bulut güneşe güç kattı. Mahalleler, üniversitelere ses verdi, liseler fabrikalara… Serüvenci koştu umutla… Güneş kızıl, bulut turkuazdı… Bir elinde gazete, bir elinde kitap, bir gün fabrikada, bir gün sokakta… “Bir gün” mutlaka… Yıllar değil, belki birkaç yıl geçti… Kalkıp gidesi geldi, ama gülüşünü götürmek istemedi… Çünkü o gülüşün rengi de turkuazdı. Serüvenci umut etmeyi öğretti, öyle ya “gelecek uzun sürse de umut hiç eksilmezdi.”  Umudu tükenenler yitti gitti ama sonuç bir Çeşmecioğlu güzellemesiydi.

Denizlerin çocuklarının sesi gür çıkar. Gücünü Karadeniz’in dalgasından alır. Dev dalgalardan… Hem dev hem de genç… Sokmadılar zalimi yanlarına… Ama zalim affetmedi, serüvenci toprağa karıştı. Çocukları büyüdü topraktan. Akın akın toplandı, Munzur gibi çağladı. Ağıtların arasından bir haykırış yükseldi… Sanki bir “ozan” sesi… Ve serüvenciler atıldı ileriye… Susturmaya çalıştılar, çünkü onlar sustuğunda daha gür çıkacaktı kahkahaları. Her şey ellerinde sandı zalimler ama olmadı. Bir türlü gülemediler rahatça. Serüvenciler haklıydı. Dört duvar arasındaydılar, yoldaşları dışarıdaydı. Bir durdu, bir koştu yoldaşları… Başları dik, akılları içeride… Onlar koştukça hava ne kadar berrak, toprak ne kadar tarçın kokulu… Zalimler ne kadar korkak. Türlü yalan, hile, kumpas… Ama baş etmesi de ne kadar kolay. Çünkü kalplerde hep Rıza, hep Hikmet, hep Çayan… Çünkü sonuç… Sonuç bir Devrimci Genç güzellemesidir.

 


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Immanuel Wallerstein: Sosyal demokrasi illüzyonu

1945’ten 1960’ların sonuna kadar olan dönem sosyal demokrasinin zirve...

“Bandista, Çalışılmış Slogandan Başka Bir Şey Değil Aslında”

45 günde 36 konser verdiler. Avrupa’yı baştan başa 97...

Camila Vallejo: “Piyasa Eğitimine Son!”

Christina Palma - Pagina12 Camila Vallejo’yla röportaj yapabilmek için randevu...

Immanuel Wallerstein: Jakobenizmin sonu mu? Azınlıklar, devletler ve şiddet

Modern dünyada, “azınlıkları” olmayan devlet yok. Ya da bir...

Samir Amin: Libya, Somali gibi dağılabilir

Libya ne Tunus ne de Mısır’dır. Kaddafi yanlısı iktidar...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,897TakipçilerTakip Et
967AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamam Böcekleri sokaklarda dolaşıyor!

Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı...

Volkan Yaraşır yazdı: Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

Marx kapitalizmi “yaşayan metafizik” olarak tanımlar. Faşizm bu metafiziğin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gariplik vardır!

Son günlerde Suudi merkezli çelişkili algı yaratacak haberler dünyada...

Şener Elcil yazdı: Brüksel’in Kıbrıs’a Bakışı

Avrupa Konseyi’nin davetlisi olarak, geniş katılımlı bir ekiple Brüksel’de...

Dr. Karabekir Akkoyunlu yazdı: Brezilya’da seçimler: Lula’dan sonrası tufan mı?

Brezilya başkanlık seçimlerinde, hapisteki eski başkan Jair Bolsonaro’nun oğlu...

Marcela Gottschald yazdı: Milei sonrası Arjantin solu

"Eksik olan şey, her gün birbirinden kopuk biçimde süren...

Ertan Erol yazdı: Brezilya’da ‘beklenmedik’ sonuç

Brezilya’da genel seçimler ve başkanlık seçimlerinin ilk turu tamamlandı....

Canlı yayın