yaklaşımlarMehveş BeyidoğluRenk Kavgaları: Vantablack - Mehveş Beyidoğlu

Renk Kavgaları: Vantablack – Mehveş Beyidoğlu

Orjinal yazının kaynağıozgurgazetekibris.com

Onca kavganın, haksızlığın içinde bir bu eksikti dediğinizi duyar gibiyim ama evet sanat camiasında renk kavgaları yaşandı…

Hint kökenli İngiliz artist Anish Kapoor 2016 yılında nanoteknoloji ile ürettiği ve adını vantablack koyduğu yüksek ışık emme kapasitesine sahip, ışığı neredeyse tamamen (yüzde 99.97 oranında) emen ve malzemeye iki boyutlu bir görünüm kazandıran bir renk geliştirdi.

Malzemenin inanılmaz derecede siyah olması çarpıcı görsel efektler yaratmasına yardımcı oldu.

Ancak, Kapoor bunun patentini alarak sadece kendinin kullanabileceğini açıklayarak sanat camiasında ciddi tartışmalara yol açtı.

Nitekim, bu rengin eşsiz optik özelliği sayesinde olağanüstü heykeller yaparak izleyicilere büyüleyici görsel deneyimler yarattı ve yaratmaya devam ediyor.

Ama madalyonun bir de diğer tarafından baktığımızda acaba bu tutum ne kadar etik? Sanat, erişilebilir bir ifade aracı olarak kullanılmalıysa bir rengin veya malzemenin tek bir sanatçıya ait olması kabul edilebilir mi?

Bu ifade özgürlüğünü ve eşitliği kısıtlayıcı bir tutum olmaz mı aksi takdirde? Ve herhangi bir icadın ortaya çıkması onun artık herkes tarafından ulaşılabilir bir şey olması gerekmez mi?

Bu durum sanatın demokratik doğasına ters değil mi? ve diğer sanatçıların bu erişime sahip olamaması onların yaratıcılığını ve ilham verici birtakım projelerin gerçekleştirmelerini engellemez mi sizce de?

Ayrıca, bilim ve teknoloji toplum faydası için paylaşılır ve yayılır. Bu tür yeniliklerin tek bir kişinin tekelinde olması haksız bir rekabet yaratır ve sanatsal ifadenin çeşitliliğini azaltır.

İşte bu sebeplerden dolayı başta Stuart Semple isimli sanatçı olmak üzere Christian Furr, Ben Asthon gibi sanatçılar Anish Kapoor’a ciddi eleştrilerde bulunurlar.

Stuart Semple durumun garipliğini vurgulamak için tersten bir şey yapar. Yine yüksek teknoloji yardımı ile dünyanın en pembe pembesini yaratır ve der ki “bu 2 küsur euro’luk boyayı Anish Kapoor dışında herkes kullanabilir”

Anish Kapoor da bunu ciddiye almadığını göstermek için bu pembe pigmenti yasa dışı yollardan elde edip orta parmağına sürerek fotoğrafını paylaşır.

Bu davranış, sanatçılar arasında gerginliği artırır.

Kapoor’un bu eleştirileri ve tepkileri, sanat dünyasında materyal paylaşımı, yaratıcılık ve etik konularında daha geniş bir tartışma başlatır ve bu durum, sanatçılar arasında malzeme kullanımında daha fazla eşitlik ve adalet çağrılarına yol açar.

Renk kavgaları sanatçılar arasında yeni malzemelerin geliştirilmesi ve paylaşılması konusundaki farkındalığı artırmış ve sanatçıların daha fazla iş birliği yapmasına yardımcı olmuş. Bu bakımdan Kapoor’un bu tutumu iyi bir şeye yol açtı diyebiliriz.

Bunun etik boyutunu bir sonraki yazıda tartışalım.

Çünkü sanırım esas tartışmamız gereken konu bu.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Aybaşı – Mehveş Beyidoğlu

Aybaşımı ortaokul bittiğinde yaz tatilinde görmüştüm. Ne kadar geç regl olursan o kadar...

Anber Onar – Mehveş Beyidoğlu

Dostlar merhaba, Son birkaç haftadır enerjim oldukça düşüktü. Gerek kişisel sebeplerden...

Ara – Mehveş Beyidoğlu

Sevgili dostlar,Size de olur mu? Bazen yaşadıklarımızı, öğrendiklerimizi, düşündüklerimizi paylaşmak...

Tembellik Hakkı – Mehveş Beyidoğlu

Annan Planı sonrasıydı. Benim gibi uykuyu çok seven bir insan günde...

Stok – Mehveş Beyidoğlu

Savaşı en acısıyla yaşamış, darbe almış biri olarak kıtlığı iyi...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
969AboneAbone Ol

Son eklenenler

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kaptan faciadan önce itiraf etmiş: “Bu gemi gemi değil!”

Girne açıklarında 30 Ağustos’ta batan Filo Jet yolcu gemisiyle...

Özkan Yıkıcı yazdı: Zeynep Gayrinova’yı dinlerken Azerbaycan gelişmelerinden bir kesit

Nereden buldum bilemem. Herhâlde yetmişler sonunda tanıdık bir İran...

Özkan Yıkıcı yazdı: Ayrancı yurdunun doktorcuğunu kaybettik

Türkiye'de Ankara Kıbrıs Erkek Yurdu'nun, yetmişler döneminde Doktorcuk lakaplı,...

Ecehan Balta yazdı: Halkların İklim Zirvesi

COP31’e bir ay kaldı. Antalya, hükümetlerin, diplomatların, uluslararası kuruluşların...

Özkan Yıkıcı yazdı: Halk TV üzerindeki kayyım ataması

Her zamanki gibi Çarşamba sabahı da gözlerimi açtım. Klasik...

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Fikret Başkaya yazdı: Teknik bilim kapitalizmi neden kurtaramaz?

Gezegenlerin birinden bir seyyahın yolu Dünya’ya çıksaydı, her halde...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamam Böcekleri sokaklarda dolaşıyor!

Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı...

Canlı yayın