12 Aralık 2025, Cuma
10.8 C
Lefkoşa
Kıbrıs iktibasAziz ŞahKıbrıs’ta yerleşimci sömürgeciliği: BELLAPAİSLİ VE KARPAZLI RUMLARIN KOVULMASI 2 - Aziz Şah

Kıbrıs’ta yerleşimci sömürgeciliği: BELLAPAİSLİ VE KARPAZLI RUMLARIN KOVULMASI 2 – Aziz Şah

BM ‘etnik temizliği’ şöyle tanımlar: Bir etnik veya dinsel grubun başka bir etnik veya dinsel grubun sivil halkını şiddet ve terör araçlarıyla belli coğrafi bölgelerden isteyerek ve bilerek uzaklaştırma politikası.

Kıbrıs’ta 20 Temmuz ve 14 Ağustos harekâtlarıyla amaçlanan buydu: Etnik homojenleştirme.

20 Temmuz’da adaya çıkarken Ecevit’in iddia ettiği gibi Kıbrıs Cumhuriyeti’nin anayasal birliği ve toprak bütünlüğünün sağlanması amaçlansa idi, 23 Temmuz’da Cunta düştüğünde Klerides Denktaş’ın evine giderek Kıbrıs Cumhuriyeti’nin anayasal düzeninin restorasyonunu önerdiğinde Türkiye reddetmezdi.

İşin ironisi, 20 Temmuz’da Denktaş, ‘‘Bu bir istila değildir. Kıbrıs’ın bağımsızlığını, ülke bütünlüğünü ve güvenliğini yeniden tesis etmek için girişilen (…) sınırlı bir polis harekâtıdır’’ dedikten sonra, ‘‘Zafer bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti’nin savunucusu, tüm Kıbrıslılarındır’’ diyordu. Ancak 23 Temmuz’da Türkiye bunu reddedip işgalci olduğunu kabul etti, 14 Ağustos’ta da istilaya girişti…

15-20 Temmuz darbe-işgal harekâtı ile 14 Ağustos istilasının planlayıcısı ABD’nin Büyükelçisi William Crawford, 29 Nisan 1976 tarihli “Bir Kıbrıslı Rum Köyünün Son Günleri” başlıklı raporunda Bellapais’teki etnik temizliği şöyle anlatır:

“Geçtiğimiz Cumartesi-Pazar günleri Paskalya kutlamalarına tanıklık ederken, bu köyün asırlardan beri hiç değişmeden devam eden halinin son günlerini yaşadığını biliyorduk. Köyün nüfusu 300’ün altına inmişti. Bunlardan altı aile hariç, hepsi de Türk bölgesinden ayrılmak istediklerine dair ‘gönüllü olarak’ dilekçe yazmış bulunuyorlar. Paskalya için hayvanlar kesildi ve mahzenden son şarap şişeleri çıkarıldı. Köylüler gitmek üzere eşyalarını çoktan paketlemişlerdi. Beş altı büyük kamyon her gün sınıra, güneye, gidip geliyor, eşyalarını taşıyordu. Köyün meydanında Yuda’yı yakmak için yakılan ateş, Türk polisi izin vermediği için her zaman olduğu gibi gece yarısı değil, öğleden sonra yakılmıştı. Köyden ayrılmayı reddeden altı Kıbrıslı Rum aile ve yabancılar telaş içinde rüzgâra karşı yürürken başlarına nelerin geleceğini sorup duruyorlardı. Türk polisi 28 Nisan’a kadar köyden ayrılmayanlara eşyalarını taşıyacak kamyon verilmeyeceğini söylemişti…

Savaştan hiç dönmeyen genç insanlar… Savaştan sağ kurulan ama köylerine dönmelerine izin verilmeyenler… Türkiye’nin kamplarında iki ay kaldıktan sonra ailelerinin yanına fizik ve psikolojik olarak örselenmiş dönen babalar… Türklerin  köye geri dönmesine izin vermeyeceklerini düşündüğü için hasta olduğu halde tedaviye gitmek istemeyen, sonra güvence aldığı için giden ama Türkler zorluk çıkardığı için aylarca geri dönemeyen, döndükten hemen sonra da evinde kalp krizi geçirip ölen kilise bekçisi… Evinin bahçesine bir tabanca sakladığı için kovulan köy muhtarı ve onun yerine Türklerin desteklediği birinin seçilmesi… Köyün zenginlerinin rastgele tutuklanıp hapse atılması, ‘ya imzalarsın, ya da aileni ve eşyalarını almadan gidersin’, ‘ya imzalarsın ya da hapiste kalırsın’ tehditleri… Veya ‘şahitler var, Türk askerlerinin köydeki karargâhına saldırı düzenlemek isteyen bir gizli örgüt üyesi olduğunu biliyoruz’ şantajları… Viyana anlaşmasına rağmen hiç gelmeyen sağlık ve eğitim hizmetleri… Son zenginlerin de kovulmasının ve polisin Nisan ayı başında en geç iki ay içinde köyün boşaltılacağına dair yaptığı açıklamanın yarattığı ümitsizlik… Nisan ayında Denktaş’ın Bellapais’te yazlık ev seçmesi ve Türk polisinin köyde oturan yabancılara buraya taşınacak nüfusun üst sınıftan olacağını söylemesi…

Geçen Cumartesi-Pazar gördüğüm şudur ki, 20 aylık korkutma politikası amacına ulaşmıştır… Bizzat Denktaş’ın da kabul ettiği gibi, Bellapais’te yaşananlar Kıbrıslı Rumları güvence altına almak değil kovma amacını taşıyan genel askeri politikayı yansıtıyor.”   (‘The Last Days of a Greek Cypriot Village, 26 April 1976’, başlıklı Amerikan arşiv belgesinden aktaran,  Makarios Drousiotis, Kipros 1974-1977. Tercüme: Niyazi Kızılyürek, Bir Hınç ve Şiddet Tarihi)

(15 Ağustos 2022 tarihinde Avrupa gazetesinde yayınlanmıştır)

Diğer yazıları

Kıbrıs Cumhuriyeti’nden yadigar AKPA iskemleleri – Aziz Şah

Türkiye, Kıbrıs’ta “her türlü çözüm”e karşıdır. Bunun için de...

Evrodo değiliz, Kıbrıs Cumhuriyeti var – Aziz Şah

Aynı duvara kaç defa toslayacağız? Badadez, enginar ve narenciye üreticisi...

Türk işgal güçleri BM Barış Gücü’ne neden saldırdı? – Aziz Şah

Herkes dozerlerle BM araçlarına yapılan saldırıyı gördü. Esas saldırı...

Tampon bölgede BM Barış Gücü’ne saldırı – Aziz Şah

Ankara’nın kuklası Tatar’ın emriyle “Kıbrıslı Türklerin Birleşmiş Milletler Barış...

Pile-Arsos yolu: Kaçakçılık ve şenlendirme (yerleşim) politikası – Aziz Şah

TC’nin işgali altındaki Kıbrıs’ın kuzeyinden BM sorumluluğundaki tampon bölge/yeşil...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,998TakipçilerTakip Et
746AboneAbone Ol

Son eklenenler

Pembe Dalga’nın sönüşü: Latin Amerika’da aşırı-sağın yükselişi – Kavel Alpaslan

Aşırı-sağın yerini sağlamlaştırdığı bir zamanda Latin Amerika’daki solun içerisinden...

Trump Avrupa’da ‘rejim değişikliği’ istiyor – Yücel Özdemir

“Rejim Değişikliği”, bugüne kadar daha çok ABD ve Avrupa...

ABD’nin Ulusal Güvenlik Stratejisi ve Barrack’ın uysal monarşisi – Nuray Sancar

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack,...

Nükleer atıklar gündelik yaşamın neresine düşer? – Pınar Demircan

Bir kentin gündelik yaşamı sessiz bir süreklilik üzerine kuruludur....

Bir hükümete daha güle güle: Bulgaristan – Özkan Yıkıcı

Bu yıl belkide muhalefet bakımından konuşulacak konu da hükümetlerin...

Lübnan bir kez daha savaşın eşiğinde! – Hediye Levent

Lübnan semalarında bir kere daha kara bulutlar toplanmaya başladı....

Fabrikada-tarlada: Sovyet kütüphane kültürü – Kavel Alpaslan

Tarihler 1980’leri gösterdiğinde dünyadaki üç kütüphaneden biri tek bir...

TOGG’un yerlilik oranı Ford’a yaklaştı – Özgür Gürbüz

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı iki gün önce bir ara...

Canlı yayın