yaklaşımlarAlpay DurduranSon Özel Temsilci Barth Eide Aspen – Alpay Durduran

Son Özel Temsilci Barth Eide Aspen – Alpay Durduran

durduran2Kendini en son temsilci olarak adlandıran BM Kıbrıs Özel temsilcisi Eide görüşmelerin yeniden başlaması için engel kalmadığını ilan etti. Bunun ardından da görüşmelerde kalınan yerden devam edileceğini belirtti.

Bunları söylerken kimden yetki aldığını açıklamadı. Türkiye’de görüştü ama oradakilerden Barbaros’un bir daha geri yollanmayacağı güvencesi alıp almadığını belirtmedi. Yani nasıl emin olduğunu da açıklamadı. Aracılar aracılığı ile güvence alıp almadığını hissettirmeye de çalışmadı.

Hâlbuki Güney’de Türkiye, Kıbrıs’ın denizdeki haklarına bulaşmayacağını güvencelemezse görüşmelere katılmamak gerektiğini açıklayan siyasi partiler ile güvence almazsa katılmayacağını açıklayan Anastasiades hakkında bilgi verilmiyordu.

Bu açıklamalar yapılırken retçi muhalefet öfkeyle konuşuyordu.

Rum haber ajansı da cumhurbaşkanı adaylarını konuyla ilgili konuşturuyordu. Birbirinden farklı tek laf etmedikleri basında yer aldı. En barışçı Eroğlu mu ki o olsun “geri döndüklerinde bizi koydukları yerde bulamayacaklar” tehdidini unuttu. Diğerleri garantileri tartıştırmayız diyebilen ile tartışmayı gereklilik üzerine oturtanlar olarak ikiye bölündüler. Sani farkı varmış gibi! Güya uzlaşmacı görünecekler.

Masada uzlaşılmış konularda bile biz Downer belgesinde ifadesini bulan değerlendirmeyi doğru buluyoruz diyerek açıklığa kavuşturmadılar ki öyle değil böyleydi diye itiraz edilen ve belirsizlik yaratılan ögeleri olduğu gibi bıraktılar. Böylece Rum Kıbrıslılara bir mesaj vermeyi değerlendiremediler.

BM’nin en son özel temsilcisi benim derken Eide açıkça sizi ortada bırakırız demiş oldu. Kıbrıs sorunu dünyadaki 30 çözülemez denilen sorundan daha kolay çözülebilecek bir sorun olduğunu da hatırlatarak BM sizi bırakır gider demeye getirdi.

Kıbrıslı için BM düşmandır. Kendilerini aldatmıştır. Karşı tarafa yardımcı olmuştur. Ancak BM aracılığı ve varlığı olmasaydı en ufak sorunda patlayıcı bir krizin ortaya çıkacağını her krizde gördük. Hudutta disiplinsizlik sonucu öldürülen tek bir kişinin çatışma sınırına ulaşmaması BM’nin varlığı sayesinde olmuştur. Mayınların temizlenmesi ve kayıplar sorunu hala onun yardımı ile yürür. Karşı tarafın mahkemesine düşen her kişi BM’den yardım görür. Çatışma istemezsek BM’ye muhtacız. Gene de şükür edeceğimize gideceğine memnun olurmuş gibi sessiz duruyoruz. Adaylar da sessiz kaldılar.

Eide uyardı ama hiç biri uyarılmış gibi olmadı.

Bu demek mi ki adaylar dik duruyorlar. Yoksa anavatanlar var o halleder diye mi düşünüyorlar.

Eide AB’nin yardımcı olabileceğini söylemedi ama adayın biri AB garantisi yetmez diye aklına gene de AB geldi. Kıbrıs’ın her iki tarafının da AB’den yarım ağız yardım isterken aslında onun yardımından korktuğu belli değil mi? Bu da belli ki çözüm için kafa yormamaktadırlar. Eskilerin tutumlarını sürdürüp suçlama oyununa devam edeceklerdir çünkü bir düşünceleri yoktur.

Kıbrıs bütün olarak sorununu baştan gözden geçirmelidir.

Diğer yazıları

Yönetimin tek cinsi kabul edilir: DEMOKRASİ – Alpay Durduran

Yönetimin tek cinsi olması kabul edilir. Diğer cinsler tarih...

Gerçekte devletimiz varmış! – Alpay Durduran

Gerçekte devletimiz var. Onun uğruna ölünecek kutsal bir halka...

Demokrasi ve sorunları halkın karşısında – Alpay Durduran

Seçimler oldu ve sınav devam ediyor. Oylar dağıtıldı ve...

Devlet suçluyu koruyamaz her an suçu soruşturmaya hazır olmalıdır – Alpay Durduran

Halkı kandırıp yasal boşluklardan bahsedilirse biliniz ki sorumluluktan kaçanlar...

Demokrasiye ters gelişmeler – Alpay Durduran

Demokratik yolla seçilmiş gibi yapılan ve hükümet kurma çalışmaları...
4,438BeğenenlerBeğen
1,520TakipçilerTakip Et
3,961TakipçilerTakip Et
833AboneAbone Ol

Son eklenenler

Tam bir “Truva Atı” operasyonu… – Hasan Kahvecioğlu

3 Mayıs; 1991 yılından beridir dünyada “Basın Özgürlüğü Günü”...

Meyhanede Devrim – Şener Elcil

Çok değer verdiğim bir arkadaşım, beni arayarak bir grup...

Çöp (atık) veya kendi pisliğinde boğulmak – Fikret Başkaya

‘Gerçeği söylemek devrimci bir eylemdir’Antonio GramsciYüzleşmek zorunda olduğumuz sosyal...

Çernobil’in 40. Yılında: Gezegen Nükleer Sevdasını Hâlâ Taşıyabilir mi? – Fatoş Negiş

İnsanlık âleminin nükleerle ilişkisi adeta ölümcül bir sevda. Çernobil...

Lübnan saldırıları ve sessiz dünya ikilemi – Özkan Yıkıcı

Herkes daha çok İran’la olan savaşa odaklandı. Şimdi de...

Küresel dengesizlikler ve Türkiye – Hayri Kozanoğlu

Küresel ekonomide yeniden büyüyen dış ticaret ve cari denge...

Suudilere, Ruslara var: Halka yok – Özgür Gürbüz

Rusya ile Akkuyu Nükleer Santralı için yapılan anlaşmanın bir benzeri Suudi...

Canlı yayın