seçimlerboykot 2013"Seçimi boykot ederek rejime karşı kitlesel uyanışı başlatalım"

“Seçimi boykot ederek rejime karşı kitlesel uyanışı başlatalım”

OLYMPUS DIGITAL CAMERAYKP Boykot Eylem Komitesi üyesi Rasıh Keskiner’in açıklaması şöyle:

28 Temmuza sayılı gün kaldı. O gün yaklaştıkça, her ne hal ise, acenta olmaya talip olanların en büyük derdi vatandaşın seçime katılıp katılmaması. Bir yandan paçayı kurtarıp “acenta belgesi”ni almaya, diğer yandan da vatandaşı seçime katılmaya, sandığa götürmeye çabalamak oldukça zor geldi onlara.

Sadece sahnede olanların çırpınışını seyretmiyoruz. Statüko savunucularının hepsini boykot endişesi sardı. Sırayla vatandaşa boykota katılmama çağrısı yapmaktadırlar. Bu kervana, demiştik ya, Ankara’da katılacak, 20 Temmuz için gelenler katıldı. Son günlerde bu yalvarmalara Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılması sürpriz olmayacaktır.

Seçime katılma çağrısı yapanlar, bunun bir vatandaşlık görevi olduğunu söylemektedirler. Şimdi de burada yaşayan insanların vatandaş olduklarını hatırladılar. Her şeyden önce insanlardan vatandaşlık görevlerini yapmalarını istemek için, o yönetimin vatandaşlara karşı görevini yapması gerekiyor.

Sen, insanları yıllarca süründüreceksin, iş bulmak için yalvarmadık kapı bırakmayacaksın, çevrenin zehirlenmesini dolayısı ile her ailede bir kanser hastası yaratacaksın, yollarda her hafta trafik kazalarından bir ailenin sönmesine neden olacaksın, aileleri çocuklarından, çocukları yurtlarından koparacaksın, toplumun yok edilişini seyretme bir yana buna katkı koyacaksın, adeta insanları yönetimin kölesi haline getireceksin ondan sonra da seçime katılmak vatandaşlık görevidir diye onları sandığa gitmeye çağıracaksın!

Acenta olmak için yola çıkanların bir kısmı da, seçime katılma oranı yüzde 50 olsa ne yazar diyor ve ekliyor; Amerika’da ve birçok gelişmiş ülkede seçime katılma oranı yüzde 50’nin de altında olduğu halde kimsenin umurunda olmuyormuş! Bir kere o ülkelerde “seçimi boykot edin” diye çağrı yapan bir örgüt yoktur. Burada seçimi boykot edin diyen YKP ve YKP ile birlikte daha başka örgüt ve bireyler vardır. Bu bakımdan seçime katılmama, boykot uygulama çağrısı önemlidir. Ve herkesin de umurundadır. Umurlarında değilse niye sıraya girip, gece gündüz sandığa gidin çağrısı yapmaktadırlar? Seçime katılma ne kadar az olursa rejim bundan o denli yara alacaktır. Seçime katılma oranı ne kadar düşük olursa rejim o denli sallanacaktır. Rejimin meşruiyeti o denli gündeme gelecektir.

 

Yeni Kıbrıs Partisi halkımızı bir kez daha seçimi boykot etmeye çağırmaktadır.

Seçimi boykot etmek bir vatandaşlık hakkıdır,

Seçimi boykot etmek, toplumu yok etmek isteyenlere başkaldırıdır,

Seçimi boykot etmek, “gel deyince gelen, git deyince giden” emirlerine rest çekmektir,

Seçimi boykot etmek, hiçbir etki ve yetkisi olmayan acenta atamalarına ortak olmamak demektir,

Seçimi boykot etmek, bu memleket bizim, talimatla yönetilmeye hayır demektir,

Seçimi boykot etmek, kurulu düzene karşı ayağa kalmak “artık yeter” diyerek kendine güvenmektir.

O halde seçime boykot diyerek kitlesel uyanışı başlatalım!

Diğer yazıları

İsyanımız işgale demek, barış ve sosyalizm mücadelesinde emeğin haklarını savunmak için – YKP: 1 Mayıs’ta sokaktayız!

Yeni Kıbrıs Partisi Sekretaryası yaptığı açıklamada TC’nin sömürgeci, neoliberal...

YKP’nin de katıldığı Avrupa Sol Partisi 8. Kongresi gerçekleşti

YKP’nin de gözlemci üyesi olduğu Avrupa Sol Partisi’nin 8....

Kıbrıslı Türk ve Rum partilerden ortak uyarı “Aynı tehdit altındayız”

Kıbrıs’ın iki yanından bazı siyasi partiler ara bölgede Kıbrıs...

Yeni YKP Sekretaryası seçildi

16. Kurultay sonrası YKP Parti Meclisi ilk toplantısı 17...

YKP’nin 16. Kurultayı gerçekleşti

YKP 16. Kurultayı, 7 Mart, Cumartesi günü, saat 14:30’de...
4,434BeğenenlerBeğen
1,521TakipçilerTakip Et
3,961TakipçilerTakip Et
833AboneAbone Ol

Son eklenenler

Tam bir “Truva Atı” operasyonu… – Hasan Kahvecioğlu

3 Mayıs; 1991 yılından beridir dünyada “Basın Özgürlüğü Günü”...

Meyhanede Devrim – Şener Elcil

Çok değer verdiğim bir arkadaşım, beni arayarak bir grup...

Çöp (atık) veya kendi pisliğinde boğulmak – Fikret Başkaya

‘Gerçeği söylemek devrimci bir eylemdir’Antonio GramsciYüzleşmek zorunda olduğumuz sosyal...

Çernobil’in 40. Yılında: Gezegen Nükleer Sevdasını Hâlâ Taşıyabilir mi? – Fatoş Negiş

İnsanlık âleminin nükleerle ilişkisi adeta ölümcül bir sevda. Çernobil...

Lübnan saldırıları ve sessiz dünya ikilemi – Özkan Yıkıcı

Herkes daha çok İran’la olan savaşa odaklandı. Şimdi de...

Küresel dengesizlikler ve Türkiye – Hayri Kozanoğlu

Küresel ekonomide yeniden büyüyen dış ticaret ve cari denge...

Suudilere, Ruslara var: Halka yok – Özgür Gürbüz

Rusya ile Akkuyu Nükleer Santralı için yapılan anlaşmanın bir benzeri Suudi...

Canlı yayın