18 Şubat 2026, Çarşamba
8.8 C
Lefkoşa
arşivAli Sarıtepe“Kürt sorunumuz yoktur” - Erdoğan politikaları nüfus coğrafyasını bölüyor - Ali Sarıtepe

“Kürt sorunumuz yoktur” – Erdoğan politikaları nüfus coğrafyasını bölüyor – Ali Sarıtepe

Yukarıdaki alıntı AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın seçim sathı mahallinde kullanmış olduğu cümledir. Ve tabii ki bu cümlenin devamı da vardır.

“Kürt kardeşlerimizin sorunları vardır.”

Ne kadar saklanmaya çalışılırsa çalışılsın esas niyetler her zaman saklanamaz. O, kimi anlarda kullanan ağzın farkına varmadan niyetin, amacın ifşaatı olarak ortaya dökülür.

Olan da budur.

Kürt özgürleşme hareketinin geldiği boyutun yüksekliği ve direnci, bu sorunu güncelleştirmiştir. Tarihe gömülmek istenen, imha edilmek istenen Kürt sorunu gerçeğin meşrulaşmasını yaşayarak; nereden bakılırsa bakılsın ortak telafuzun paydası olmuştur. Bu vesileyle; insanlar ve makamlar bu sorunu kendilerinden azade etme imkanlarından mahrum olmalarından sonra, ortak paydada ki Kürt sorunu günlük dilin konuşmaları arasına girdi.

Zor fiiliyle bir türlü bastırılamayan Kürt sorunu demagojik yöntemler ve çeşitli arka dolanmalarla güçsüzleştirilerek eritilmeye çalışıldı. Açık ve kapalı alanlarda yapılan görüşmelerle, bir taraftan sorunu çözmeye çalışıyoruz sanısı yaratılırken bir taraftan da zor en güçlü haliyle egemen kılınmaya çalışıldı. Toplumdan tecrit etme çalışmalarına Kürt özgürleşme hareketi, kendini sivil siyaset alanına yoğunlaştırmasıyla; eş noktada duran hükümet ve devlet politikalarının açığa düşmesine vesile oldu. Yürütülen politikaların gizlenen amacı belli olmuştu. Oyalamak, söndürmek, yok etmek.

Genel olarak Kürt nüfusun kendilerine alternatif ve kapsayıcı yapılanmalar yaratmasıyla örgütlülüklerini daha üst noktaya taşımalarıyla, tezgahlanan oyunlar tezgahçılarına hiçbir getiri sağlamadı.

Sivil itaatsizlik örgütlenmeleri ve eylemleri Kürt sorununun gerçekliğine bu vesileyle en geniş meşruluğu sağlamış oldu.

Kendi kontrollerine alınamayan Kürt sorunu karşısında yasalar fütursuzca ihlal edilmekte, yok sayılmaktadır. Olmayan müeyyideler yaratılarak sorun zaptı rap altına alınmaya çalışılmaktadır.

Gelinen noktada hiçbir tarafın görmezlikten gelemeyeceği gerçek, sorunun barışçıl çözüm mecburiyetliğidir. Türkiye halkının ortak irade yaratması gerçekliğidir.

Tamda bu noktada Tayyip Erdoğan Kürt sorunu yoktur demekle; şiddeti tekrar en açık hale getirdiğini ilan etmekte ve nüfus coğrafyalarına ayrılma tohumları ekmektedir. Hükümet ve devlet politikasında fiilen ortaya çıkan bölünme politikasıdır.

Seçim startını “Kürt sorunu yoktur” la açan AKP hükümetine karşı, Kürt özgürleşme anlayışlarının en geniş ortaklaşması ve buna Türkiye sosyalist anlayışlarının da ortaklaşmada paydaşlaşmaları ile ortaya çıkan Emek ve Özgürlük ittifakı ile cevap verilmiş oldu.

Oluşan bu platform; Türkiye sorunlarını ortaklaştırma hedefleri ile Türkiye halkını birbirine karşı durma noktasından uzaklaştırmaya çalışarak, egemenlere rağmen halkların kardeşliği ve özgürlüğü ve eşitliğini haykırmaktadır.

Onlar bu tavırlarıyla; halklara açlık, yoksulluk, ölüm ve gözyaşı getirmeye azimli olanlara, onlardan daha fazla dirençli durarak karşı çıkmaktadırlar.

Ortadoğu ve kuzey Afrika başta olmak üzere, bu coğrafya halklarının kendi tiranlarına karşı baş kaldırmaları, isyan etmeleri; bu ülkelerdeki yönetme süreleri uzunluğu ve zalimliğine, iletişim teknolojisinin getirilerine göndermelerle anlatılmaya çalışılırken; unutmamak gerekir ki yok edilemeyen bölgesel dirençlerinde bu toplumlar üzerinde yarattığı moral katkılar vardır. Bugün bu halkların aldıkları moral katkılarla beraber kendilerini tarife soyunmaları geri dönüşüm yaparak sorun noktalarına moral katkılar yaratmış durumdadır.

Sorunun barışçıl çözümünün imkanlarının ve  moral değerlerinin yüksek olduğu bir ortamda “sorun yoktur” la sonuca ulaşmaya çalışmak; Türkiye’yi batırmanın yol taşlarını döşemekten başka bir anlama gelmemektedir.

Bu Türkiye halkının talebi değildir, hiçbir zaman da olmayacaktır.

 

Diğer yazıları

Toplumunu hasta eden devlet – Ali Sarıtepe

Toplum ya da toplum kütleleri üzerinde yükselen ve bir...

“Anayasayı askıya aldım” devlet biçimini dönüştürme eylemliliğidir – Ali Sarıtepe

Bundan önceki makalede “Demokratik Özerklik Devlet Biçimini Dönüştürme Talebidir”...

Demokratik özerklik devlet biçimini dönüştürme talebidir – Ali Sarıtepe

Üretim ilişkisinin karşılığı olan devlet tipi içerisinde çok çeşitli...

Bezginlik ve bezginleşmek – Ali Sarıtepe

Kişinin bir şey karşısında, devamlılık arz eden bir şey...

Orantılı şiddet, orantısız şiddet ve devlet terörü – Ali Sarıtepe

Kullanılan kavramın her iki halinin de ortak paydası vardır,...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,994TakipçilerTakip Et
775AboneAbone Ol

Son eklenenler

Şiddetin Yükü – Çağla Elektrikçi

Gecenin göğünde bir çığlık vardır; o çığlık yalnızca bir...

Toryum meselesi – Özgür Gürbüz

Erke Dönergeci’ni hatırlayan var mı? Sonsuz enerji üreteceği iddia...

Siz Hiç Aynı Ülkede Fakat Beş Devlette Yaşadınız Mı? – Şener Elcil

Türkiye’de yaşayan, değerli gazeteci dostum Hüsnü Mahalli, bir söyleşisinde Esad yönetimindeki Suriye’nin, Türkiye ile federasyon çatısı altında...

‘Alaturka Faşizm’ veya şeylerin gerçeğiyle yüzleşebilmek… – Fikret Başkaya

‘Faşizm demokrasinin karşıtı değil, onun kriz zamanındaki evrimidir.’ Bertolt Brecht ‘Kapitalizme...

Orta güçler ittifakı yeni ‘üçüncü dünyacılık’ mı? – Ceren Ergenç

Dönüşen küresel dinamiklere ayak uydurmaya çalışan Avrupa’ya ayak uydurmaya...

Sömürgecilig Goşullarında EKTAM Direnişi – Halil Karapaşaoğlu

6 Şubad 2026 tarihinde DEV-İŞ’e bavlı EMEK-İŞ, EKTAM KIBRIS...

Bir Veda Konuşması ve Sanata Dair Bazı Düşünceler – Niyazi Kızılyürek

Kilisede takım elbisesiyle tabut içinde yatan adamın yanı başında...

Onlarca ifade, yüzlerce isim, milyonlarca belge, sıfır dava – Aras Coşkuntuncel

Temsilciler Meclisi Üyesi Jerry Nadler: Epstein’ın suç ortaklarından kaçını suçladınız?...

Canlı yayın