18 Şubat 2026, Çarşamba
8.8 C
Lefkoşa
arşivhaberÜniversitenin eksikliği ve "tarafsız medya"nın köşeleri - Salih Batak

Üniversitenin eksikliği ve “tarafsız medya”nın köşeleri – Salih Batak

Üniversite gibi bir kurumda dünyanın ve/ veya ülkenin siyasi, kültürel sorunlarına yönelik; arkadaşlarla lakırdı etmek, tartışmak en çok özlem duyduğum konulardan bir tanesidir… Nitekim bölümümüzün en büyük yoksunluğu da bu. Yapmıyoruz! Muziplik bize daha çok keyif verdiği için, -utanarak söylüyorum- hemen hemen hiçbir fakültede bu gibi konulara vakit ayırmak pek de rastlanılacak bir durum değil… Zaten sorun da bu yoksunluğun gittikçe doğal bir hal almasına karşın halen hiç kimsede tedirginlik yaratamaması…

***

Bazen bu eksikliğin altını doldurabilmek açısından birkaç hocayı ziyarete gidiyorum. Üniversite tam anlamıyla özerk bir yapılanma olmasa da, çeşitli kademelerde öğretim görevlisi olan hocaların, bilimsel özerkliğe sahip bir kurumsal yapılanmaya yakışır şekilde, çeşitli yorumlara ve eleştirilere açık olarak aktardığı bilgilerlere dayanarak yaptığımız sohbetler, bir takım oyalanmalara karşı halen sürdürülebilirliğini koruyor. Tabii gönül bu gibi istisnai durumların diğer boş vakitlere de hâkim olmasını isterdi fakat günümüz açısından pekte ümitli değilim. Ancak geleceğe yönelik belki bir adım atılabilir ki; bu da öncelikle eğitim sisteminin değişmesinden geçiyor…

Neyse… Sık sık sohbet ettiğim ders hocalarımızdan bir tanesi, aynı zamanda yerel bir gazetede köşe yazarlığı yapıyor. Ve bende bunun bahanesiyle odasına dalıp, bu haftaki yazısını okumayı bahane ederek siyasi bir ortam yaratmak istedim. Velhasıl kelam, selam sabahın ardından hocanın yazısını da okuduktan sonra daldık direk konuya…

Rahatsızlığım, herhangi bir sorun üzerine yazılan makalelerin yine mevcut düzen itibariyle değerlendirilmesinden kaynaklanıyor. Burada her ne kadar kendimi ifade edemesem de, yazma ihtiyacı hissediyorum: Özellikle Kıbrıs’ın kuzeyindeki ‘illegal’ yapılanmadan dolayı yaşanan sorunlara yönelik çıkarılan sonuçlar, yine mevcut düzen içerisinde değerlendiriliyor. Yani herhangi bir sorunun çözümüne yönelik atılacak adım yine sadece bu düzenin dayatmış olduğu tercihler arasından belirleniyor… Hâlbuki mevcut sistemin dayatmış olduğu seçenekler arasından seçim yapmak özgür irade ile bağdaşlaştırılamaz. Özgür iradeyi temsil edecek tercihin yine bireyin/ halkın kendi yaratması gerekiyor… Sistemin emrettiği şekilde bulunacak çözüm kalıcı ve halkın beklentilerine çare olmayacaktır.

Ki zaten konuyu kaleme almamdaki sebepte, aslında bunun yüz yüze iletişim kurarken tam olarak anlaşılmamasından dolayıdır. Halkın kendi yaratması gereken özgür irade ve siyaset birbiri ile karşılıklı ilişki içerisinde olmalıdır. Herhangi bir sorun üzerinde çözüm ararken; egemen sınıf kendi çıkarına yönelik yarattığı kamuoyu ile konuşulması gereken gerçek sorunların üzerini örtüyor. Ya da zaten siyasal iktidar sorunlara –ki bu sorunlarda hiç bitmeyecek- medya aracılığı ile kendi istediği şekilde yön verip, halkı yönlendirebiliyor: hatta tepkisizleştirebiliyor. Hakkını aramak için sokağa dökülen halka uyguladığı fiziki şiddet de cabası!

Örneğin gündemi son zamanlarda en çok meşgul eden özelleştirmeler: Günümüz dünyasında neo-liberal politikaların dayatmış olduğu bu ekonomik tedbir adı verilen operasyonların özünde, halkın haklarının gasp edilmesine/ gücünün yok edilmesine yönelik meşru zeminin hazırlanması, dolayısıyle sendikal mücadelenin de ortadan kaldırılması için sermayedarlara peşkeş çekilen uygulamadır…

Bu örnekle varmak istediğim nokta: Sen eğer yazarım diyorsan tarafsızlık saçmalığının arkasına sığınmaman gerekiyor. Net olarak duruşunu halkın tarafında, emeğin yanında belirginleştirmek yaptığın işin onurudur. Siyasal iktidar yalakası kalemleri hiçe sayarak altını çizmek istiyorum; sonuçta zararı, kendi kazanılmış haklarını bir şekilde yine yönetici sınıfın denetimsizliğinin ve savurganlığının zaman içerisinde yaratmış olduğu borçlar bahane edilerek halk ödüyor. Eğer bu zararı halen göremiyorsan zaten diyecek bir şey zaten olamaz. Gördüğün zaman ise bunun halka yönelik YIKIM operasyonu olduğunu net olarak söylemelisin. Hem de altını çizerek…

Olmuşun yerine sorunun sorumlularını aramak faydalı bir yaklaşım değil. Çünkü her zaman söylüyorum: Bu düzende bu gibi olgular her zaman yaşandı/ yaşanacak da…

Önemli olan safını belli ederek bu onurlu mücadeleye katkı sağlamaktır!

 

Diğer yazıları

Umud’un yeri – Halil Paşa

Halil Paşa'nın Havadis Gazetesi eki Poli Dergisinde yayınlanan yazısı Dükkanın...

DAÜ BİR-SEN’den DAÜ çalışanlarına açık mektup

DAÜ BİR-SEN Eş Başkanları Buğu Sümen Cohar ve Kazım...

Yasa gücünde kararname çıkarma yetkisi ve sınırları – Mehmet Öner Ekinci

Hukukçu-ve Emekli Meclis Genel Sekreteri olan Mehmet Öner Ekinci’nin...

Seçici hafızalar – Omar Robert Hamilton (Mada Masr)

Ne Muhammed Mursi ne de Mısır ordusu taraftarıyım. Kendimi...

Siyasi Partiler Ledra Palace’ta görüştü

Bazı Kıbrıs Türk ve Rum siyasi partiler rutin toplantıları...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,994TakipçilerTakip Et
775AboneAbone Ol

Son eklenenler

Şiddetin Yükü – Çağla Elektrikçi

Gecenin göğünde bir çığlık vardır; o çığlık yalnızca bir...

Toryum meselesi – Özgür Gürbüz

Erke Dönergeci’ni hatırlayan var mı? Sonsuz enerji üreteceği iddia...

Siz Hiç Aynı Ülkede Fakat Beş Devlette Yaşadınız Mı? – Şener Elcil

Türkiye’de yaşayan, değerli gazeteci dostum Hüsnü Mahalli, bir söyleşisinde Esad yönetimindeki Suriye’nin, Türkiye ile federasyon çatısı altında...

‘Alaturka Faşizm’ veya şeylerin gerçeğiyle yüzleşebilmek… – Fikret Başkaya

‘Faşizm demokrasinin karşıtı değil, onun kriz zamanındaki evrimidir.’ Bertolt Brecht ‘Kapitalizme...

Orta güçler ittifakı yeni ‘üçüncü dünyacılık’ mı? – Ceren Ergenç

Dönüşen küresel dinamiklere ayak uydurmaya çalışan Avrupa’ya ayak uydurmaya...

Sömürgecilig Goşullarında EKTAM Direnişi – Halil Karapaşaoğlu

6 Şubad 2026 tarihinde DEV-İŞ’e bavlı EMEK-İŞ, EKTAM KIBRIS...

Bir Veda Konuşması ve Sanata Dair Bazı Düşünceler – Niyazi Kızılyürek

Kilisede takım elbisesiyle tabut içinde yatan adamın yanı başında...

Onlarca ifade, yüzlerce isim, milyonlarca belge, sıfır dava – Aras Coşkuntuncel

Temsilciler Meclisi Üyesi Jerry Nadler: Epstein’ın suç ortaklarından kaçını suçladınız?...

Canlı yayın