arşivAli SarıtepeDili kullanan kurmalıdır - Ali Sarıtepe

Dili kullanan kurmalıdır – Ali Sarıtepe

Duygu ve düşüncenin ifade edilişinde dil en anlatımcı karakterdir. Dolayısıyla, sorunu sorunun muhatabından, kaynağından öğrenmek ve sorunu çözmedeki kurguda da kaynağın kavrama ve ifade etme yöntemi olguya yönelik olarak detaylarda anlama güçlülüğüne ulaştırır, bizleri.

Seçim dönemi olması itibari ile, çeşitli çizgilerden ortaklaşan kadınların kendini ifade etme talep ve çabaları; çok derinliklerden gelen soruna karşı, kadın sorununa karşı bakış açılarını bir kez daha kristalize etme durumunu yarattı.

Kadın kimliği sorununa duyarlı olan, bir araya gelmiş kadınların talepleri; çeşitli özgürlük talepleriyle ortaklaşmış olan toplumda, özgürleşmenin de kendi içerisinde ayrışmalara uğradığını ortaya çıkarmış durumdadır.

Siyasal İslam kulvarında bulunan ve bu kulvardı kadın kimliğinin altını çizen kadın aktivistler hemen kenedi toplamlarındaki erkek kimliği ve erkekçi düşünce anlamaları tarafından çeşitli argümanlar ileri sürülerek baskılanmaya çalışılmaktadırlar.

İslamcı aydınlar kulvarında olan ve siyasette sözleri olan erkekçi kimlikler hemen onlara olmazları anlatmaya çalışmaktadırlar. Kadın, çocuk ve ev ekseni üzerine oturtulmakta, toplumsal ilişkilerde ikincil konuma itilmektedirler.

Çok tanrılı dinlerden tek tanrılı dinlere geçiş süreci, aynı zamanda erkek egemen ,anlayışın toplumda temel karakter olmaya başlamasının da başlangıç noktasındır.

Günümüz Türkiye’sinin yakın toplum siyasal geçmişinde siyasal İslam; mücadelesinde, kendini ifade etmekte başörtü sorununa simge olarak gösterirken, bu sorunun asıl yaşayanları olan kadınlar, sorunun sessiz yaşayanları konumundaydılar. Yapılan eylemlerde, boykotlarda erkekler sorunun birinci sahipleriymiş gibi sorunu sahiplenirken,

sorunu erkek egemen mantığının kadını, kadın kimliği tariflemesinide getirmekteydi. Yüzyılların sorununu kendi siyasal güçlerine kaldıraç olarak kullanmalarıydı. Bugün ortaya dökülen ifadeler bunu çok daha net olarak göstermektedir.

Siyasal İslam da kadın hala ötekileşmiş olarak tutulmak istenmektedir. Siyasette onların enerjisinden faydalanmaya sonuna kadar evet diyen bu anlayış, iş kadın kimliğinin siyasetle aktif ve yön vermeci konumuna gelmesine ve hele de bunu kadın kimliği üzerinden yapmasına gelince, en iyi halde bu dönemde durum denilerek kadın ikincilik yerinde tutulmaktadır.

Siyaset epey zamandır kendi içerisinde yeni bir farklılaşmaya gitmektedir. Hangi cenahtan olursa olsun, kadın, siyasete kendi kimliğini vurmaya ve yorumlamaya başlamış haldedir. Kadının siyasete kendisini yoğun bir şekilde duhul etmeye çalışması, kadın siyasetçilere yer açacağı gibi, kadın kimlikli siyasetçi kadınlarında kendine yer açmalarını beraberinde getirecektir. Esas olan kadın kimlikli siyaset mücadelesinde, kadınların ortaklaşmasının çoğalmasıdır.

Dolayısıyla bugün, kadınların vermiş oldukları kendilerini kimlikleri üzerinden anlatma ve siyaseti bu şekilde yorumlama ve yürütme çabaları; aynı zamanda toplumun demokrasi ve anlama kavramlarına olmazsa olmaz katkılarını da beraberinde getirecektir.

Kadın; yaşam içerisinde kendi dilini ne kadar tam kurarsa, toplumdaki sorunların çözümünde kendi yorumunu egemen olmasını da o kadar sağlayacaktır.

Diller ancak sahibinden güçlü çıkar.

 

Diğer yazıları

Toplumunu hasta eden devlet – Ali Sarıtepe

Toplum ya da toplum kütleleri üzerinde yükselen ve bir...

“Anayasayı askıya aldım” devlet biçimini dönüştürme eylemliliğidir – Ali Sarıtepe

Bundan önceki makalede “Demokratik Özerklik Devlet Biçimini Dönüştürme Talebidir”...

Demokratik özerklik devlet biçimini dönüştürme talebidir – Ali Sarıtepe

Üretim ilişkisinin karşılığı olan devlet tipi içerisinde çok çeşitli...

Bezginlik ve bezginleşmek – Ali Sarıtepe

Kişinin bir şey karşısında, devamlılık arz eden bir şey...

Orantılı şiddet, orantısız şiddet ve devlet terörü – Ali Sarıtepe

Kullanılan kavramın her iki halinin de ortak paydası vardır,...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,969TakipçilerTakip Et
810AboneAbone Ol

Son eklenenler

Trump’ın Hürmüz ablukası ve bumerang etkisi – Yusuf Karadaş

ABD ve İran heyetleri arasında Pakistan’da yapılan görüşmelerden bir...

Hindistan’dan Kıbrıs’a dijital sansür operasyonu! – Gözde Bedeloğlu

Kuzey Kıbrıs’ta yaklaşık bir haftadır devam eden siber saldırıların...

Ödemekle Bitirilemeyen Borç – Şener Elcil

Kıbrıslıların, Türkiye’ye borç ödemeye başlama tarihi, 1517 Ridaniye Savaşı ile Mısır’ın Osmanlı Padişah’ı Yavuz Sultan Selim tarafından...

Savaşların ekonomik maliyeti – Hayri Kozanoğlu

Savaşların yıkımı sadece cephede değil bütçelerde de büyüyor. ABD...

Macaristan ve Biz: Orbán’ın Yenilgisi üzerine Düşünceler – Fabrizio Burattini

Sonuçlar artık kesinleşti. Katolik muhafazakâr Peter Magyar, Viktor Orbán’ın...

Kıbrıs ekseninden bir NATO makalesi – Özkan Yıkıcı

Son gelişmeler eğer yetmişlerin ortasında olsaydı, hele de Türkiye...

ABD-İran ateşkesi ne anlama geliyor? – Doç. Dr. Mustafa Çıraklı

Diplomatik söylemin fazlasıyla gelgitli, sahadaki gelişmeler bağlamında ise tarafların...

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok… – Fikret Başkaya

“İnsanlık ancak çözümleyebileceği sorunları görev olarak önüne koyar. Çünkü...

Canlı yayın