arşivAli SarıtepeGözünde ki mertek dururken - Ali Sarıtepe

Gözünde ki mertek dururken – Ali Sarıtepe

Kategori:

Halkın bir özdeyişi vardır. “Gözünde mertek dururken, karşındakin de kıl arama.” Bu tam da Erdoğan’ı anlatır oldu.

Onun bu hali ‘karşı yaratmak’ ‘gerçeği çarpıtmak’ zihniyeti ile birleşince, Erdoğan’ı anlatmak ancak tek şekilde olmaktadır. O, amacına varmak için her türlü aracı kullanmayı kendine mübah saymaktadır. Ve zaten bunu da her gün  tekrar ve tekrar yapmaktadır.

O bunları yaparken gevandeleri de, her sözünde her davranışında bir hikmet varmış kabülüyle, onu hızla siyasetin çıkmazlarına götürmektedirler.

Suriye’de Esad yönetimine karşı dıştan belirleyici muhalefet kesiminin bir unsuru olarak aynı hizada yer alırken; Suriye sorunlu Reyhanlı patlamaları saptırılarak Esad yönetimine mal edilirken, ABD’yi bile inandıramamakta; bu eylemin, batının özellikle de Türkiye’nin savaşa hukuken de katılması için El Nusra örgütlenmesi tarafından yapıldığını görmezden gelmekte, Adana’da El Nusra örgüt elemanlarında yakalanan sarin gazının; bu örgütün ne kadar Türkiye içi haline geldiğini farkında olmak istememektedir.

Ve yine kendisi gibi Refah Partisi siyaset eğitiminden geçmiş 116 sayılı Çözüm dergisindeki Ahmet Akgül’ün yazasında ki “…yıllarca Suriye’de ki Müslümanlara kan kusturan Nusayriler…” anlatımında Erdoğan “…orduda ki Nusayri subaylar…” tespitiyle aynı noktada durmaktadırlar.

Maden arama üst başlığı ile ormanlar talan ve yok edilirken, talana karşı duran kararlara ve toplumun sesi sessizliğe gömdürülmektedir.

Hidro Elektirik Santralleri (HES) ile elektirik üretiminin arttırılacağı görüşü ekseninde, tabiatta geri dönülemez tahribatlar yapılırak doğanın ekolojik dengesi yok edilmektedir.

Güvenlik amaçlı barajlar yapımına devam ederek, tutulacak sularla doğal mağaralar kapatılarak; Kürt sorununu asayiş sorunu üzerinden çözmeyi yöntem olarak kendisi de benimsedi.

Bu tür inşaat faaliyetlerinden ortaya çıkan önceki uygarlıklar ile Türkiye’yi açık hava müzesi olarak dünyaya armağan edeceğine; su altına düşürülmektedirler, toprağa gömülmektedirler.

Toplumun bu durumlar karşısında demokratik tepkilerini anlamaya çalışması gerekirken “Bana oy veren %50 kesimi evlerinde zor tutuyorum” diyebilmekte, demokrasi ve özgürlükler konusunda ki ilim ve irfanda ne kadar donanımlı olduğunu göstermektedir.

Barış dili olduğu sürekli vurgulanan İslamiyetle, bir başka İslami ülkeyle olan savaşında galip olan Osmanlı, halifeliği ganimet olarak payitahtı olan İstanbul’a getirmişken Yavuz Selim; padişah olarak kendi gerekçeleri içerisinde Kızılbaşları katliama uğratırken, onları şehülislamlar marifetiyle ötekileştirmiştir. Ve bugün yapılacak 3. boğaz köprüsüne Yavuz Sultan Selim adını vererek geçmiş Yavuz sonrası Osmanlı ulgulamalarını onaylamakta, ötekileştirmeyi kendisiyle devam ettirmektedir.

T.Erdoğan, önüne gelen şehir, orman, çevreye; kurumsal fizibilite çalışmaları sonuçlarına dikkate almayarak, yaratacağı tahribatlar orta yerde dururken Yavuz Selim isimlendirmesiyle yaptıklarını taçlandırmaktadır.

Gezi parkını yok ederek, yeni projelere yol vermeye çalışırken; toplumun gösterdiği tepkiyi kayleye almaması sonucu olarak gösterilerin yığınlaşmasını gaz bombalarıyla önlemeye çalışmış ve topluma şiddet uygulamalarının baş aktörü olmuştur.

Erdoğan yanlıştan dönmenin erdemliliğine ulaşmak yerine, ısrarla aynı noktada duracağını ifade etmekte ve devamında protesto edenleri çapulcu olarak tanımlamaktadır.

Topluma orantısız şiddet demeyeceğim, düpe düz tek yanlı şiddet uygulayarak provakasyona uğratmaktadır.

Sık sık ifade eder:

“yaradılanı severim, yaradanından dolayı”

Diyesim geliyor!

Kurban olayım sana “yaradanından dolayı bizi sev”me .

Ötede dur.

Jopla,

Gaz bombalarıyla,

TOM araçlarıyla;

“Halkın hizmetkarı”ysan,

Berğudar ol.

Hizmetin sana kalsın.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Toplumunu hasta eden devlet – Ali Sarıtepe

Toplum ya da toplum kütleleri üzerinde yükselen ve bir...

“Anayasayı askıya aldım” devlet biçimini dönüştürme eylemliliğidir – Ali Sarıtepe

Bundan önceki makalede “Demokratik Özerklik Devlet Biçimini Dönüştürme Talebidir”...

Demokratik özerklik devlet biçimini dönüştürme talebidir – Ali Sarıtepe

Üretim ilişkisinin karşılığı olan devlet tipi içerisinde çok çeşitli...

Bezginlik ve bezginleşmek – Ali Sarıtepe

Kişinin bir şey karşısında, devamlılık arz eden bir şey...

Orantılı şiddet, orantısız şiddet ve devlet terörü – Ali Sarıtepe

Kullanılan kavramın her iki halinin de ortak paydası vardır,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,897TakipçilerTakip Et
969AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Fikret Başkaya yazdı: Teknik bilim kapitalizmi neden kurtaramaz?

Gezegenlerin birinden bir seyyahın yolu Dünya’ya çıksaydı, her halde...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamam Böcekleri sokaklarda dolaşıyor!

Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı...

Volkan Yaraşır yazdı: Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

Marx kapitalizmi “yaşayan metafizik” olarak tanımlar. Faşizm bu metafiziğin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gariplik vardır!

Son günlerde Suudi merkezli çelişkili algı yaratacak haberler dünyada...

Şener Elcil yazdı: Brüksel’in Kıbrıs’a Bakışı

Avrupa Konseyi’nin davetlisi olarak, geniş katılımlı bir ekiple Brüksel’de...

Dr. Karabekir Akkoyunlu yazdı: Brezilya’da seçimler: Lula’dan sonrası tufan mı?

Brezilya başkanlık seçimlerinde, hapisteki eski başkan Jair Bolsonaro’nun oğlu...

Canlı yayın