7 Aralık 2025, Pazar
14.8 C
Lefkoşa
iktibasSerdar M. DeğirmencioğluKâr değil, koruma öncelikli olmalı - Serdar M. Değirmencioğlu

Kâr değil, koruma öncelikli olmalı – Serdar M. Değirmencioğlu

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

ABD bitmek bilmeyen skandallar ülkesi. Bu yeni bir durum değilse de, skandalların çoğu durmak bilmeden çalışan göz boyama mekanizmaları sayesinde hiç duyulmuyor, hatta bilinmiyor.

Bu skandallardan biri, geçtiğimiz aralık ayında ABD Başkanı Biden tarafından açıklanan af ile yeniden gündeme geldi. ABD’de başkanlık sisteminde başkana ceza kaldırma ve bağışlama yetkisi verilmiş olduğu için Biden yaklaşık 1500 kişinin cezasını bir çırpıda hafifletti. Bu kişiler salgın döneminde cezaevinden tahliye edilmiş ve ev hapsine alınmıştı.

Af kapsamına alınanlar arasında, 2011 yılında 17 yıl hapis cezasına çarptırılan Yargıç Michael Conahan da yer alıyordu. Eski yargıcın aftan yararlanacağı duyulduktan kısa süre sonra, Demokrat Partili Pennsylvania Eyaleti Valisi Josh Shapiro bir basın toplantısı düzenledi. Yaptığı açıklamada Vali, “Başkan Biden’ın kesinlikle yanlış yaptığını” söyledi ve eski yargıç “Parmaklıklar ardında olmayı hak ediyor, özgür bir adam olarak dolaşmayı değil,” dedi.

Valinin sert sözleri, yalnız Pennsylvania eyaletinde değil, ABD çapında büyük tepki çeken “Parayı ver, çocuğu al” olarak bilinen skandalı bir kez daha gündeme getirdi. Bu skandal, ABD’de giderek daha büyük bir yaraya dönüşen kâr amaçlı cezaevlerinin yol açtığı korkunç girdabın somut bir sonucu olarak biliniyor.

Merkezinde Conahan ve bir diğer yargıç olan Mark Ciavarella’nın yer aldığı skandal, görece basit bir rüşvet skandalının çok ötesinde, korkunç bir acımasızlık örneği. Conahan ve Ciavarella, önce çocuk yaştaki tutuklular için inşa edilen kâr amaçlı cezaevlerinin önünü açacak bir kararın alınmasını sağlamış ve bölgedeki kamuya ait tek ıslahevinin kapatılmasını sağlamışlardı. Bu ıslahevinin kapatılması ardından ceza verilen çocuklar kâr amaçlı iki cezaevine gönderilmeye başlandı.

Islahevinin kapatılması aslında oyunun ilk parçasıydı. Bunun ardından daha korkunç ve sistematik bir acımasızlık gelecekti. O dönemde çocuk mahkemesi başkanı olan Ciavarella, “sıfır tolerans” olarak adlandırılan aşırı cezaları devreye soktu. Adliyeye yansıyan en ufak kabahat Ciavarella tarafından bir suça ve ağır bir cezaya dönüştürüldü. Ciavarella, ağır cezalar vererek kâr amaçlı cezaevlerinin dolmasını sağlayabileceğini çok iyi biliyordu.

Yıllar sonra Conahan ve Ciavarella’nın kâr amaçlı cezaevlerini işleten bir kişiden 3 milyon dolara yaklaşan tutarda rüşvet aldıkları ortaya çıktı. “Parayı ver, çocuğu al” yakıştırması, hapse gönderilen her çocuk için ödeme yapıldığı anlamına geliyordu.

Conahan ve Ciavarella’nın kaç çocuğa, kaç ana babaya ve tam olarak kimlere korkunç acılar çektirdikleri bilinmiyor. Bilinen, Pennsylvania Yüksek Mahkemesinin 2 bin 300’den fazla çocuğu kapsayan yaklaşık 4 bin mahkumiyet kararını iptal ettiği.

Conahan 2010 yılında suçunu kabul etti ve incittiği gençlerden özür diledi. Ciavarella ise suçlu olduğunu hiç kabul etmedi; suçlamaların bir kısmından hüküm giyerek toplam 28 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Eski Yargıç Conahan için af kararı verildiği haberi duyulduğunda Pennsylvania’da büyük bir öfke oluştu. Öfkesini dile getirenlerden biri, Sandy Fonzo. Oğlu henüz ergenlik çağındayken Ciavarella tarafından hapse gönderilen ve salıverildiğinde yaşadıklarının etkisinden kurtulamayarak 23 yaşında intihar eden Fonzo, kararın büyük bir “adaletsizlik” olduğunu söyledi. Yerel bir gazetede yer alan açıklamasında Fonzo, “Conahan, yaptıklarıyla benimki de dahil olmak üzere nice aileyi yok etti. Oğlumun ölümü, onun gücünü kötüye kullanmasının acı sonuçlarının trajik bir örneğidir” dedi.

Biden, Gazze’deki soykırımı değil durdurmak, destekleyen acımasız başkan olarak öfke çekmesi yetmezmiş gibi, Conahan için skandal bir af kararı vererek bir kez daha öfke çekti. Öte yandan, “Parayı ver, çocuğu al” skandalı, çocukları korumayı öncelik olarak almayan adalet sisteminin kâr amaçlı cezaevleri ile birleştiğinde ne kadar korkunç sonuçlar doğurabileceğinin açık bir örneği. Tıpkı ABD gibi bitmek bilmeyen skandallar ülkesine dönüştürülen ve yine ABD gibi başkanlık sistemi batağına sürüklenen Türkiye’de bu örneklerin her birinin iyi bilinmesinde yarar var. Para odaklı işleyiş her zaman çocuklara zarar verir.

Diğer yazıları

Faşizm ve renkleri – Serdar M. Değirmencioğlu

Geçtiğimiz hafta ABD Başkanına sadık özel bir polis gücüne...

Nükleer silahlanma ve barış hakkı – Serdar M. Değirmencioğlu

Geçtiğimiz hafta, Hiroşima ve Nagazaki atom bombası katliamlarından kurtulanları...

İklim ve çocuk hakları – Serdar M. Değirmencioğlu

Birleşmiş Milletler (BM) İklim Konferansı, resmi kısaltmasıyla COP30, Brezilya’nın Belém...

Tek adam ve nükleer silahlar – Serdar M. Değirmencioğlu

Nükleer silahların yarattığı büyük tehlikeyi ciddiye alanlar geçtiğimiz hafta...

Barıştan korkanlar – Serdar M. Değirmencioğlu

Doktora öğrencisi olduğum dönemde ücretsiz bir geziye katılmış ve...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
4,001TakipçilerTakip Et
744AboneAbone Ol

Son eklenenler

Kıbrıs Cumhuriyeti’ni adadaki “Eşit Kurucu Ortaklar” mı kurdu? – Niyazi Kızılyürek

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin sui generis bir devlet olarak doğduğuna literatürde...

Stockholm… sendrom mu? balon mu? – Arif Mostarlı

Devlete sevdalı ‘normal’ – ve elbette işbirlikçi – bir...

Emperyalizmin modern silahı: Borçlandırma – Uğur Zengin

Zihnimizde dış borca dair iki çarpıcı bilgi var. Birincisi,...

Faşizm ve renkleri – Serdar M. Değirmencioğlu

Geçtiğimiz hafta ABD Başkanına sadık özel bir polis gücüne...

Gıda krizi: Hem yetersiz hem sağlıksız! – Gözde Bedeloğlu

Bir karış bile olsa ekecek toprağı olan şanslı. Yeşil...

Bölgesel açılımlı roldeki Türkiye – Özkan Yıkıcı

Son günlerde hem açıklamalarla hem de davranşışlarla oldukça çalkantılı...

Almanya’da zorunlu askerlik geri dönüyor: Liseliler okul grevinde – Merve Arkun

5 Aralık eylemleri, yalnızca bir gün sürecek bir grev...

Canlı yayın