17 Şubat 2026, Salı
13.8 C
Lefkoşa
yaklaşımlarÖzkan YıkıcıBir kitap tanıtımı: Amerikanın dış politika Kıbrıs aşmazı - Özkan Yıkıcı

Bir kitap tanıtımı: Amerikanın dış politika Kıbrıs aşmazı – Özkan Yıkıcı

Geçenlerde yayınlanan doktor ilksoy Aslımın Amerikanın dış politikadaki Kıbrıs aşmazı kitap tanıtımları sürüyor. Lefkoşadakine katılamadım. Bazı arkadaşların da biraz ısrarıyla bugün Omorfoddaki tanıtıma katıldım. Kitabın tümünü okuyamadım. Daha gerçeği, okutup bazı yakın dostlarla net değerlendirmedik henüz. Bu nedenle tanıtımı dinlerken, elbet ona göre de görüşler yazma sınırıyla kalıyorum.

Hemen teslim edelim: İlksoy Aslım, ABD merkezine gidip, çabalarıyla dışişleri kontrolu açılan arşivlerin temelinde eserini oluşturdu. Önemli nokta şu: yorumlama yaparken, beklentielr oluştururken, eserin akademik özde olduğunu ve kaynağın ağırlığının da Amerika dışişleri kontrolu açıln arşivler durumuna dikat etmek gerekir. İlksoy keendi eserini anatı. Katılımcılar ise kendi yörüngelerinden sorular sordular. Tahmini yorumlar yaptılar. Bir anlamda, akademik eser ve izleyen seyirci düşünceli bir kısa dönem izlenimi yaşadık. Burada önemli nokta şu: hangi eser olursa olsun yayınlanma gerekçesi, ağırlık verilen yön ve denkemlerin nasıl kurulduğu konusuna önem vermek gerekir. Birbirine karıştırmayalım. Her eser yazılırken kaynaktan başllayaraak, siyasal, akademik ve amaçla birlikte denge kurulmalıdır. İlksoyun kitabı bence bir öğrenim doktora esridir. Araştırma da Amerikan merkezlidir. Fakat, yorumlama şeklindeki hangi noktanın önemsendiğini de kitap tanıtımını dinlerken daha iyi anladım. Belki ilksoyu dinlemeden salt kitabı okuyup kendi yorumumla değerlendirince başka yerlere doğru de evrilme olasılığı muhakkaktı.

İlksoyun eserinde net herşeyi ile Kıbrıs sorunu ile Amerikayı bulamayacağımız kesin. Dahası, siyasal yönle ve belirli dünya görüşüyle yaklaşınca da terslikler olması dahi mümkündür. Bu arada, aktarılan dönemlerde dahi mutlaka eksiklikler hat ta ABD merkezli aerşiv nedeniyle bazı yanılgıların da olması kesindir. Aradığınızdan önce, ne amaçlı yazıldığını bilerek yorumlamak önemlidir. Ben sosyalist bakış veya sınıfsal yönle yaklaşınca, ilksoyun akademik tez ağırlıklı bilgilenme olma sonucu mutlaka çelişkiler dahi olacaktır. Bir önemli nokta da şu: genelikle karıştırılan yetersizlik veya ezberle yetinme sonucu oluşan anlayışlar kaynaklı olanlar vardır. Konumuz olan ABD açısından bakacak olursak, tüm bilgilenme sınırlı ABD arşivleriyle yeterli olunamaz. Her tarihi siyasal sorgularda şu gerçek önemlidir: kaynakları doğru yerine koymak önemlidir. Günümüz emperyalist gerçekleri imkar etmeden ele alma önemlidir. Amerikadaki hem de sınırlı arşivlerde her nokta bulunmaz. Olayın geçtiği yerdeki gelişmeleri de bilerek yorumlamak önemlidir. Hele de CİA gibi önemli bir Amerikan politik belirleme istihbarat gerçeği de varken. Bazı bilgiler ilgili ülkelerde bulunurken, yaşanan ve koşullar nedeniyle fırsatla yakalanan çoğu gerçek, yarın arşivlerde şu veya bu nedenle bulunmaması da normaldır.

Bunu Kıbrıs ölçeğinde iki olayla bağlayalım: Amerikan arşivlerinden ve ilksoyun da yazdığı Atmışlar döneminde önemli kriterler vardı. Türkiye ve Yunanistan birlikte diğer ülkeler adaanın Natoya girmesini istioyordu. Üstelik Kıbrıs yapılan dünya paylaşımında batı ekseninde kalıp sorun buna göre de geliştiriliyordu. Oysa Makariyosun insiyatifi ve Küçüğün veto etmemesi sonucu ada bloksuzlara dahil oldu. Sonradan Küçük başka bahaneler gösterdi. Çünkü Türkiyeden baskı yemeğe başladı. Bu olay sonrası ise direk özel harp dayresine bağlı veya Glatyolu çevrelerin hızla provakasyonlarla iki toplum gerilimine giriştiği de görüldü.

Yine, 74 dönemini yaşayanlar, Amerikan elçiliğine giden temsilcilerin de önceden bildiği seçenekler vardı. Sonuçta, Makariyosun kurtulması veya ingilterenin kurtarmasıyla ikinci seçenekle Türkiyenin müdahalesi gerçekleşti. O  dönemki net kanıtlar Amerika yanında Sovyetlerin de onayladığı anlaşıldı. Ancak, geçen zaman sonra, bazı olaylar da gizlenince, sanki ABD istesizlik düşüncesi prim almaya başladı. Burada net pratik Kıbrısta direk yaşnananlar ve Türkiyedkei gelişmelerde durumu daha kolay yakalarız. Böylesi karışık ve belgelerle değişen gelişmeler sözkonusudur.

Bir başka gözlemim ise soru soranların çoğunun hala net Kıbrıs sorununu veya gelişmelerdeki son durumu hala anlamamma gerçeğidir. Kıbrısın Emperyalist yelpazedeki gerçeği, sorunun resmen dış etkenlerle değişimlere uğradığı durumlar pek gözetilmez. Kurgulatılıp tabulaştırılan düşüncelerle sığ yaklaşımlar sürüyor. Dokunmama veyaa bilmeme ikilemi hep sırıtıyordu. Hat da Kıbrıs konusunda sorular sorulurken, tek tip arayışlar hala sürüyordu. Oysa Kıbrısla doksanlar sürecinden itibaren, değişik önerili düşüncelerin açıklandığı dahi unutuldu. Federasyondan ilhaka, kuzeğin Türkiyeye bağlı özerk olma seçenekleri direk dünya düşünce kuruluşlar tarafından önerildi. Ama, bunlar yankı bulsa da kimsenin aklında kalınmadı.

Kısaca, ilksoyun kitabı belirli karşılık buldu. Akadmeik iyi bir çlışmadır. Siyasal bakımdan da ayni düzeyde olduğunu söyleyemem. Beklentinin de günümüzdeki aşmazlık nedeniyle daha sığlaştı. Bilim bir anlamda siyasal örgütsüzlük cenderesine takıldı. Akademik araştırma olarak zaten tez kabulendi. Siyasal yönüyle iyi kaynakça olurken, tartışılacak öenmli olguları da var. Zaten bir kitaptan herşeyi beklemek de yanlış.

Diğer yazıları

Pakistan örneği ve Kıbrıs – Özkan Yıkıcı

Haberleri izliyorum. Arada kırık sesler gibi olanlar var. Kıbrıs...

Bir Altı Şubat daha geldi – Özkan Yıkıcı

Son yılların Altı Şubatı, bambaşka bir acıyla hatırlanır oldu....

Jeffrey’den Trump’a, emperyalizmin resmi – Özkan Yıkıcı

Son günlerde iyice ısınan bir dosya var: Epstein. Dosyanın...

Afganistan tetiklemesinden Suriye yangınına gelirken – Özkan Yıkıcı

Bazı gerçekler öyle ansızın gelip de habersiz yakalamaz. Bağıra...

Suriye – Kıbrıs Yelpazesinden – Özkan Yıkıcı

Kıbrıs’ta yaşamak, Orta Doğu’nun rüzgârlarını direkt hissetmek, emperyalizme bağımlılığın...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,993TakipçilerTakip Et
774AboneAbone Ol

Son eklenenler

‘Alaturka Faşizm’ veya şeylerin gerçeğiyle yüzleşebilmek… – Fikret Başkaya

‘Faşizm demokrasinin karşıtı değil, onun kriz zamanındaki evrimidir.’ Bertolt Brecht ‘Kapitalizme...

Orta güçler ittifakı yeni ‘üçüncü dünyacılık’ mı? – Ceren Ergenç

Dönüşen küresel dinamiklere ayak uydurmaya çalışan Avrupa’ya ayak uydurmaya...

Sömürgecilig Goşullarında EKTAM Direnişi – Halil Karapaşaoğlu

6 Şubad 2026 tarihinde DEV-İŞ’e bavlı EMEK-İŞ, EKTAM KIBRIS...

Bir Veda Konuşması ve Sanata Dair Bazı Düşünceler – Niyazi Kızılyürek

Kilisede takım elbisesiyle tabut içinde yatan adamın yanı başında...

Onlarca ifade, yüzlerce isim, milyonlarca belge, sıfır dava – Aras Coşkuntuncel

Temsilciler Meclisi Üyesi Jerry Nadler: Epstein’ın suç ortaklarından kaçını suçladınız?...

Başkanın tüm tarafları – Fehim Taştekin

Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) kontrolündeki stratejik manivela araçlarının neredeyse...

Tek seçenek reddetmek – Serdar M. Değirmencioğlu

Militarizmin, acımasızlığın ve utanmazlığın her gün ısrarla bütün dünyaya...

Laikliği sahiplenmek sınıfsaldır – Korkut Boratav

Sosyalist sol düşün üzerinde sahibi olduğu ağırlığı, küçük parlamento...

Canlı yayın