10 Şubat 2026, Salı
15.8 C
Lefkoşa
yaklaşımlarÖzkan YıkıcıTarihle 6 - 7 Eylül’de buluşmak – Özkan Yıkıcı

Tarihle 6 – 7 Eylül’de buluşmak – Özkan Yıkıcı

Siz yazıyı nezaman okursunuz bilemem: Ancak, ben makaleme başlarken, tarih “6 eylül” olmaktadır. Bu gün beni yakın tarihe dek taşımaya yetiyor. Öyle bir tarih ki hem Türkiye Kıbrıs ekseninde yeni sıçrama yaratacak sonuç yaratıyor, Emperyalizmin ve özde Özel Harp dayresinin Türkiyedeki ilk provası ile Türkiyedeki Rumlara karşı yapılan saldırıların buluştuğu çok yönlü tarihi dönemeçtir. Nitekim, 6 7 Eylül 1955 tarihinden sonra birçok siyasi yeniden şekilenme veya yola devam etme dönemi de başladı. Türkiyenin uzak durduğu Kıbrıs konusuna direk katılımı, Emperyalist ve özde ABD Nato ekseninin Türkiyedeki ilk önemli operasyonu ve net olarak Türkiyenin ABD çenberine girmesi bu olaylarla oluşturuldu. Dahası, Lozan anlaşmasıyla İstanbul ve izmirde kalan ve bunların hakları olan Rumların resmen katliyamdan geçirilip, sürülmesiyle bu kentlerin de demokrafik yapısı Türkler lehine değiştirildi. Bunlar kısa iki gün operasyonu ve bir provakatif haberle gerçekleştirildi. Ayrıca, Türkiye ulusal burjuva oluşturma amaçlı sermaye anlayışının da damıtılarak ekonomide gerçekleştirme esrumanı da oldu…

Konuya girmeden bir başka noktayı da önemle belirtmem gerekir: genellikle K. Kıbrısta ve doğal olarak Türkiyede yakın dönemin olayları ya unuturuluyor veya günün politik ihdiyacına göre yeniden yazılıyor. Oysa, sadece 6 7 Eylül yakın tarihi gerçeği ile doğru bilinse, birçok günümüz resmi görüşleri de banbaşka şekle dönüşecektir. Bu olayların Kıbrıs gerçeği ile Türkiyenin yeniden sıçrama konumlanması sonuçta günümüz Kıbrısının da önemli yeniden üretilmiş şeklidir. Türkiye Kıbrıs ekseninde “6 7 Eylül, Kıbrıs Cumhuriyeti anlaşmaları, Açerson planı, 1974 Olayları ve enson Annan planı” gibi dönemler, günümüz Türkiye Kıbrıs sonucuna taşındı. Bu kavşaklar, doğru bilinmedikçe, gerçekler de bilinmeyecektir. Siyasetin de rolu doğru algılanmayacaktır.

***

Bukadar yorum yeter. Şimdi, gözlerimizi yumarak, 1955 yılına doğru zamanı çekelim. Daha Türkiye direk olarak Kıbrısa taraf olmaya karar vermedi. Londra konferansına Türkiye, ingilterenin ısrarıyla katıldı. Klasik Türkiye politikasıyla “bizim için Kıbrıs sorunu denen sorun yok” tutumunda duruluyordu. Ayni günelrde Türkiyede yerleşmeye çalışan ve solculara göre “Kongturgerila” ismini alacak yapı da Özel harp veya Sweferberlik yapısı olarak kurumsalaşıyordu. İstanbul ve İzmir şehirleri ise değişik etnik kökenli insanlarla kaynıyordu. Esnafın “ejnebi” denilmesine rağmen tepkiler olmuyordu.

Derken; ratyolardan infilak yaratacak haber yayıldı: Selanikteki Atatürkün evi bonbalandı! Bu haberi alan Eksbers gazetesi yeni baskılarla ve haberi abartarak yaydı. Kıbrıs Türk Cemiyeti militanları bunu dağıtılar. Birden sokaklar karıştı ve saldırılar hızlandı. Yağmalar, katliyamlar ve tecavüzler İstanbul İzmir kentlerini sardı. İki gün sürdü. Bu yağma katliyam sonrası, Rumlar ülkeden göç yaptılar. Sürülmeleri de cabası. Başlangıçtaki seyrediş ile sokaklardaki “Kıbrıs türktür türk kalacak” kitlesel haykırışlar da korkunçluğu göstermeğe yetiyordu. 2 Gün sonra olayları kontrol etmek için hareket edildi. Garip olan, sosyalistlerin suçlanarak tutuklanmalarıydı.***

Bu konuyla alakalı sonradan epey yayın yapıldı. En önemli itiraf ise bizat Özel Harpcı general Sapri Yirmibeşirin oldu: Bu olayların bir prova ve başarılı olunduğu açıklaması gerçekleşti. Bu arada 6 7 Eylül provakasyoncular ve göreviler de önemli yerlere geldiler. Selanik evine bonba atan istihbaracı Oktay Engin, emniyetden Nevşehir valiliğine dek yükseldi!

Türkiye nedense bu tarihle pek yüzleşmek istemedi. Aksine, muhavazakar kesim hep Menderes dönemini “başarılarıyla” övdüler. Kıbrıslılar ise bu konuda hemen hemen pek konuşmak istemeyerek, unutmaya yöneldiler. Çünkü, 6 7 Eylül ile direk Türkiye Kıbrısa müdahil olmaya başladı. Bir anlamda, 6 7 1955 Yılı, Türkiyenin Kıbrısa dönük politikası ingilterenin teşviki ile günümüz şeklinin başlangıç tarihidir de. Bunun için, bu olaylarla yüzleşmek veya bilmek günümüz resmi görüşlere oldukça terstir.

Türkiye kesimi, bu tip tarihi olayları yüzleşerek sorgulamadıkça, tıpkı 6 7 Eylül olaylı benzer birçok başka provakasyon siyasi faciyaya da tanıklık etmeğe devam etti. Maraş katliyamı veya Sivasta Madimak katliyamı, yüzleşilemeyen 6 7 Eylül faciyasının değişik versyonlarının baş vurulan siyasi tavırlardır.

Günümüz Kıbrıs sorununu, türkiyenin Emperyalisleşmenin içeleşmesini doğru başlangıçla anlamak istersek, bu yakın tarihle mutlaka buluşmamız şart. Unutmakla sadece tarihi utanç ile yeniden yaşatılma gerçekleri arasına sıkışıp kalırız.

Diğer yazıları

Pakistan örneği ve Kıbrıs – Özkan Yıkıcı

Haberleri izliyorum. Arada kırık sesler gibi olanlar var. Kıbrıs...

Bir Altı Şubat daha geldi – Özkan Yıkıcı

Son yılların Altı Şubatı, bambaşka bir acıyla hatırlanır oldu....

Jeffrey’den Trump’a, emperyalizmin resmi – Özkan Yıkıcı

Son günlerde iyice ısınan bir dosya var: Epstein. Dosyanın...

Afganistan tetiklemesinden Suriye yangınına gelirken – Özkan Yıkıcı

Bazı gerçekler öyle ansızın gelip de habersiz yakalamaz. Bağıra...

Suriye – Kıbrıs Yelpazesinden – Özkan Yıkıcı

Kıbrıs’ta yaşamak, Orta Doğu’nun rüzgârlarını direkt hissetmek, emperyalizme bağımlılığın...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,995TakipçilerTakip Et
770AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dikkat Ekonomisi, Kültürel Temsiliyet ve Yapay Zekâ – Çağla Elektrikçi

Manuel Castells’in (1996, 2009) “ağ toplumu” kavramı, çağımızda dikkat...

Seks, yalanlar ve video kayıtları: Esptein skandalının siyaseten düşündürdükleri… – Yonca Özdemir

ABD’de Jeffrey Epstein dosyalarının önemli bir bölümü geçenlerde kamuoyuna...

Dünya Düzeni El Değiştiriyor – Şener Elcil

“Tarih tekerrür eder, tarih tekerrürden ibarettir” veya “Geçmişi hatırlamayanlar...

İran: Barbarları beklerken – Zafer Yörük

İran, uzun süredir tarihin bir eşiğinde bekliyor. Ama bu...

Gıprızlılar Isgartadır? – Halil Karapaşaoğlu

Sömürgecinin sömürülen içün yaraddıvı “stereotype/sterotib”ler vardır. Bu strotibler genelleşdirilmiş,...

Paralel Monologlardan Diyaloğa Geçmek Elzemdir! – Niyazi Kızılyürek

Öncelikle şunu söyleyeyim. Kıbrıslı Türklerin “Kıbrıs Sorunu” dünya ile...

Latin Amerika solunun fay hatları: 10 başlıkta 2026’ya bakış – Esra Akgemci

ABD hegemonyasına karşı dengeleyici dinamiklerin korunması ve bölge genelinde...

Küresel haydutluğun günlüğüne düşülen birkaç satır – Fehim Taştekin

Trump yönetimi küresel haydutluğun kitabını yeniden yazıyor. Zorbalığın kendine...

Canlı yayın