Kıbrıs iktibasNikos MoudourosMuhafazakâr demokrasi’nin parti kimliği: başka bir Türk modernleşmesi mi? (3) – Nikos...

Muhafazakâr demokrasi’nin parti kimliği: başka bir Türk modernleşmesi mi? (3) – Nikos Moudouros

MoudourosBu düşünce temelinde, Türkiye’deki siyasal İslam tecrübesi, özellikle de Adalet ve Kalkınma Partisi deneyimi, pek çok entelektüel açısından, Batı’nın modernleşmesine katkıda bulunan tarihsel süreçlerin ve yapısal değişikliklerin Müslüman toplumlarla ilgili olmadığı görüşünü dile getiren ilginç bir öneriydi. Böylece Türkiye’nin dindar Müslümanlarının “yeni” burjuva sınıfı ve onun siyasi hedefleri hakkındaki tartışmalara paralel olarak,  insan hakları, demokratikleşme ve laiklik ile İslam dininin ilişkisine dair arayışlar zirveye çıktı. Özellikle 1997 darbesinden sonra, Türkiye’nin Müslüman entelektüelleri “yakın bir zamana kadar” batı terminolojisini benimseme gereksinimini hissettiler ve Kemalist elite karşı ittifaklarını genişletme çabasına giriştiler.

Bu arayışlara göre, Türkiye’nin kendi modernleşmesiyle yüzleşmesi ve “Batı dışı” olası sorunlara karşı koyması, yani “Müslüman bir toplumda mümkün olabilen laiklik” ilkesi merkezinde, kendi tarihi, kültürü ve yapısı temelinde yanıtlar bulması gerekecekti. Yani Batı’dan tepeden inme bir şekilde kopyalar temelinde değil, Türkiye’nin kendisine özgü tarihsel-kültürel özellikleri temelinde kalkınmasının yeniden yorumlanmasını ele alması gerekecekti. Örneğin Ali Bulaç, özgür siyasal katılımın ve şiddet kullanmadan iktidar değişiminin İslami ilkelere tamamen uygun olduğu ve bunların sadece Batı düşüncesinin ayrıcalıkları olmadığı düşüncesini destekliyordu.

Türkiye’deki sosyopolitik gelişmeler ve aynı zamanda bu teorik arayışlar ve tartışmalar çerçevesinde, AKP kendi kimliğini sistematikleştirmeyi hedefledi. Bu,  üstelik daha öncesinde önemli bir parlamenter muhalefet deneyimi olmaksızın erkin yönetimini üstlenmesi göz önüne alındığında, oldukça ciddi bir zorunluluktu. Kısacası, Aksiyon dergisinin ilgili makalesinin başlığında da yazdığı gibi, AKP kısa sürede “iktidarı bulmuştu” ve şimdi de “kimliğini aramak” zorundaydı.

Yeni hükümet partisinin ideolojik arayışlarının belki de en temel iki boyutundan birincisi 1997 darbesinin,  2001 ekonomik krizinin, 11 Eylül’ün, “ılımlı İslam’ın” hâkim olması gereksiniminin ve “İslami” burjuvazinin bilincine varılması başta olmak üzere Türk siyasal İslam’ının toplumsal tabanındaki değişikliklerin yol açtığı koşullara partinin ve politikalarının uyumu konusuydu. İkinci boyut ise, neoliberal modernleşme çabasında Türkiye’nin geleneksel değerlerini ve kendine özgü tarihsel ve sosyal unsurlarının içeren bir anlayışın teorik olarak sistematikleştirilmesiydi.

Erbakan’ın Refah Partisi’nin kısa süren hükümet tecrübesi ve daha genel olarak Milli Görüş Hareketi’nin mirası ve özellikle 1997 darbesi sırasında siyasal İslam’ın kovuşturmaya uğraması yenilikçilerin yeni partisi için önemli bir özeleştirel referanslar sürecini oluşturuyordu. Darbenin İslamcılar içerisinde yol açtığı sonuçlar aynı zamanda dinin siyasette kullanımı konusunda farklı tez ve analizler içeren bir “arınma mekanizması”nı da yarattı. AKP, Erbakan’ın ve Milli Görüş Hareketi’nin geleneksel İslamcı anlayışını terk ederek ve 1997 darbesinin “hesabını ödemeyi” bu anlayışa bırakarak, siyasal olarak hayatta kalmayı ve Müslümanların “yeni” burjuva sınıfının daha iyi temsil edilmesini güvence altına almayı tercih etti. Söz konusu “arınma mekanizmasının” yaratılmasında ve dinin kullanılması hakkındaki özeleştirinin oluşumunda 1997 darbesinin etkisi bizzat Erdoğan’ın bilinen şu sözünde çok iyi yansıtılıyordu: “28 Şubat’ta Milli Görüş gömleğini çıkardık”.

(devam edecek)

kaynak: gazeddakibris.com

Diğer yazıları

Kürt Sorununun Yılı Olarak 2025 – Nikos Muduros

Kürt sorununun “sarsıcı” önemiTürkiye’de 2025 yılı, haklı olarak “Kürt...

Muhafazakâr demokrasi’nin parti kimliği: başka bir Türk modernleşmesi mi? (5) – Nikos Moudouros

Kemalist düzenle, yani geleneksel laik "merkez" ile ilişkilerin yeniden...

Muhafazakâr demokrasi’nin parti kimliği: başka bir Türk modernleşmesi mi? (4) – Nikos Moudouros

İslam’ın siyasi programda öne çıkarılmasının yol açabileceği sonuçların anlaşılmasıyla,...

Muhafazakâr Demokrasi’nin Parti Kimliği: Başka Bir Türk Modernleşmesi Mi? (2) – Nikos Moudouros

11 Eylül 2001 sonrası uluslararası ortamda iz bırakan gelişmeler,...

Muhafazakâr demokrasi’nin parti kimliği: başka bir Türk modernleşmesi mi? (1) – Nikos Moudouros

AKP, ilk ortaya çıktığı andan itibaren pek çok analist...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,971TakipçilerTakip Et
817AboneAbone Ol

Son eklenenler

İkinci pembe sosyalist dalgada Peru önseçimleri – Özkan Yıkıcı

Genelde son dönemde dünyada solun tıkanışı, seçenek olmaması tartışılmaktadır....

Bir Gemi Kadar Bile Olamayan Turizm Politikası – Mertkan Hamit

Geçtiğimiz günlerde Cyprus Mail’, Royal Caribbean’ın 140 bin tonluk...

Hava nasıl sorusuna ufak yanıtlar – Özkan Yıkıcı

Zaman zaman biri ötekine sormak için sorduğu soruyu yöneltir:...

YKP’nin de katılacağı, Avrupa Sol Partisi 8. Kongresi gerçekleşiyor

YKP’nin de gözlemci üyesi olduğu Avrupa Sol Partisi’nin 17-19...

50 Senedir Ara Bölge Olan Yer “kktc” Toprağı Olmuş – Mertkan Hamit

Her ne kadar gözler sosyal medya hesaplarına yönelik saldırılara...

Lübnan-İsrail görüşmeleri barış getirir mi? – Hediye Levent

Amerika’nın araya girmesi ile Lübnan-İsrail doğrudan müzakereleri başlayacak gibi...

Trump’ın Hürmüz ablukası ve bumerang etkisi – Yusuf Karadaş

ABD ve İran heyetleri arasında Pakistan’da yapılan görüşmelerden bir...

Hindistan’dan Kıbrıs’a dijital sansür operasyonu! – Gözde Bedeloğlu

Kuzey Kıbrıs’ta yaklaşık bir haftadır devam eden siber saldırıların...

Canlı yayın