toplumsal muhalefetsendikal hareketKTÖS: Hangi Toplum İlahiyat Fakültesi , İmam Hatip Lisesi ve Tessettürlüler için...

KTÖS: Hangi Toplum İlahiyat Fakültesi , İmam Hatip Lisesi ve Tessettürlüler için Plaj İstiyor?

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), Kıbrıslı Türklerin ne İlahiyat Fakültesi, ne de İmam Hatip Lisesi gibi talepleri olduğunu kaydederek, “Kıbrıslı Türkleri geri götürecek gerici faaliyetlere, yobazlığa ve dinsel sömürüye karşı mücadelesini devam ettireceğini, bu anlamda söylev veren tüm gericileri protesto ettiğini” açıkladı.

KTÖS Örgütlenme Sekreteri Burak Maviş, “Hangi toplum İlahiyat Fakültesi, İmam Hatip Lisesi ve tesettürlüler için plaj istiyor?” başlığıyla yayımladığı basın açıklamasında, “Türkiye’de gericiliğin yükselişiyle, neo – liberal politikaları benimseyen AKP’nin kadrolaşarak devlet mekanizmasına yerleşmesinin etkilerinin, yerel işbirlikçilerin gayreti ile her geçen gün adada da hissedildiğini” belirtti. Konu ile ilgili açıklama şöyle:

Türkiye’de gericiliğin yükselişi ile birlikte, neo-liberal politikaları benimseyen AKP’nin kadrolaşarak devlet mekanizmasına yerleşmesinin etkileri, yerel işbirlikçilerin gayreti ile her geçen gün adamızda da hissedilmektedir.

Ankara hükümetlerinin gizli ajandasında Kıbrıs’ın yeniden geri alınması üzerine planlar olduğu geçmiş tarihimizde günışına çıkmış bir gerçektir. Dün bu anlayışa hizmet edenler milliyetçiliği, Türkçülüğü kullanırken, bugün AKP’nin etkisi ile Türkleştirme kampanyasının yanına İslamlaştırma mantığının da eklendiğini gözlemlemekteyiz.

Yakın geçmişimizde KTHY’nin AKPli bir iş adamına peşkeş çekilmek istenmesi, ardından DAÜ’nün üniversite öncesi kurumlarının Doğa Kolejine kiralanmak istenmesi AKP’nin Kıbrıus’ta bir yandan ekonomik sömürü anlamında dini kullanarak Osmanlı fetihmantığı ile yayıldığını, diğer yandan ise toplumun talebiymiş gibi bir yalanın arkasına saklanıp, yerel işbirlikçileri de kullanarak Kur’an Kursları düzenlemek istemesi ve okul yerine camii  inşa etmesi adanın kuzeyindeki din algılayışını, kültürel ve geleneksel değerlerini kendi çıkarları doğrultusunda değiştirmek isteyerek, Kıbrıslı Türklere kültürel sömürü uygulamaktadır.

Adanın kuzeyi 1974’den beri Türkiye’nin etkin ve fiili kontrolü altındadır. Türkiye önce Kıbrıslı Türkler’in dünya ile kopuk yaşamasını sağlamış, sonrada kendine siyasi, ekonomik bir uydu yaratarak, adanın kuzeyini kendi çöplüğüne dönüştürmüştür. Bu çöplüğün içersinde üç beş yobazın çıkıp din üzerinden menfaat sağlamak istemesi yaratılan rejimin bir parçasıdır. Gericiler insanların vicdanını kullanarak adanın kuzeyinde dini ekonomik rant aracına dönüştürerek, bankalarda paralarına para katmaktadır. Bu yüzden tesettürlü plaj, İmam Hatip Lisesi, İlahiyat Fakültesi, Külliye ve Camii yapımı, kolej açmak gibi faaliyetleri halkın istemi gibi göstermek moda olmuştur.

Kıbrıslı Türkler’in böyle bir talebi olmamıştır. Aksine  Kıbrıslı Türkler, AKP Sermayesine kurumlarının satılmasından ve gerici anlamda baş gösteren ve din gürruhlarının organize ettiği ekonomik, demokratik, siyasi, kültürel faaliyetlerden rahatsızlık duymaktadırlar. Kıbrıslı Türkler’in bu anlamda başvuracağı son kapı ne AKP Hükümeti’dir, ne de gerici cemaatlerin dayattığı şeriata dayalı sistemdir.

Tüm bu söylemler Kıbrıslı Türkler’in kimliksel, dinsel ve kültürel sömürüsünü gerçekleştirmek ve dini kullanarak ekonomik sömürü düzeninden rant sağlamak isteyenlerin feryatıdır. Hangi Toplum İlahiyat Fakültesi ,İmam Hatip Lisesi ve Tessettürlüler için Plaj İstiyor?

Biz açık yüreklilikle  Kıbrıslı Türkler’in ne İlahiyat Fakültesi, ne de İmam Hatip Lisesi gibi talepleri olmadığı belirtiyoruz. Bir anlamda KTÖS, Kıbrıslı Türkler’i geri götürecek gerici faaliyetlere, yobazlığa ve dinsel sömürüye karşı mücadelesini devam ettireceğini belirtir, bu anlamda söylev veren tüm gericileri protesto ediyoruz.

 

Diğer yazıları

DAÜ-SEN davalı öğrencilere destek verdi

Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN), geçen yıl...

DAÜ-SEN: Hükümetten talebimiz etik dışı uygulamaya dur demesidir

Doğa Okulları’nın hisselerinin Nişantaşı Üniversitesi’ne devredildiğine ilişkin gelişmelere, DAÜ-SEN...

Tel-Sen eylem kararı

Telekomünikasyon Dairesinde örgütlü bulunan Tel-Sen Yönetim Kurulu olarak yetkili...

DAÜ için çare: özerk, demokratik üniversite

DAÜ-SEN ve DAÜ BİR-SEN ortak açıklaması Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ)...

DAÜ- BİR- SEN: Keyfi yönetim devam ediyor, Rektörlük herkesle eğleniyor

Doğu Akdeniz Üniversitesi Birlik ve Dayanışma Sendikası (DAÜ Bir-Sen)...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,968TakipçilerTakip Et
817AboneAbone Ol

Son eklenenler

İkinci pembe sosyalist dalgada Peru önseçimleri – Özkan Yıkıcı

Genelde son dönemde dünyada solun tıkanışı, seçenek olmaması tartışılmaktadır....

Bir Gemi Kadar Bile Olamayan Turizm Politikası – Mertkan Hamit

Geçtiğimiz günlerde Cyprus Mail’, Royal Caribbean’ın 140 bin tonluk...

Hava nasıl sorusuna ufak yanıtlar – Özkan Yıkıcı

Zaman zaman biri ötekine sormak için sorduğu soruyu yöneltir:...

YKP’nin de katılacağı, Avrupa Sol Partisi 8. Kongresi gerçekleşiyor

YKP’nin de gözlemci üyesi olduğu Avrupa Sol Partisi’nin 17-19...

50 Senedir Ara Bölge Olan Yer “kktc” Toprağı Olmuş – Mertkan Hamit

Her ne kadar gözler sosyal medya hesaplarına yönelik saldırılara...

Lübnan-İsrail görüşmeleri barış getirir mi? – Hediye Levent

Amerika’nın araya girmesi ile Lübnan-İsrail doğrudan müzakereleri başlayacak gibi...

Trump’ın Hürmüz ablukası ve bumerang etkisi – Yusuf Karadaş

ABD ve İran heyetleri arasında Pakistan’da yapılan görüşmelerden bir...

Hindistan’dan Kıbrıs’a dijital sansür operasyonu! – Gözde Bedeloğlu

Kuzey Kıbrıs’ta yaklaşık bir haftadır devam eden siber saldırıların...

Canlı yayın